KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/823
- Karar No
- 2020/432
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2020
Karar Metni
1.024 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2017/823 Esas
KARAR NO: 2020/432
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/07/2017
KARAR TARİHİ: 07/07/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin uzun yıllardır ticaret yapan tanınmış bir firma olduğunu, bu çerçevede davalının çeşitli tarihlerde fatura karşılığında mal satın aldığını ancak bahse konu malzemelerin bedelinin davalı yanca ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, fakat davalının haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini beyan ederek açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafça ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı usulüne uygun dava dilekçesi ve çağrı kağıdı tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde, takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, cari hesaba dayalı olarak toplam --------- üzerinden yapılan ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılması için inceleme günü tayin edilmiş ve mahkememizce oluşturulan ara karar doğrultusunda görevlendirilen mali müşavir bilirkişi tarafından tarafların defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Belirlenen inceleme gününde davacı taraf defter ve belgelerini hazır etmiş, bilirkişi tarafından davacı tarafın defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu tanzim edilen ----- tarihli rapor dosyaya sunulmuştur. Bilirkişi, davacı tarafın defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğunu, davacı tarafın defterlerine göre davacı tarafın kaydi olarak -------- alacaklı olduğu yönünde görüş bildirmiştir.
Davacı tarafından mutabakat mektubu adı altında belge sunulmuş, sunulan belgenin okunaklı olmadığı görüldüğünden davacı tarafa belgenin okunaklı suretini sunması için süre verilmiş, sunulan belge yine tam okunaklı olmamakla birlikte belgede davalı tarafından borcun kabul edildiği hususunun net ifadelerle yazmadığı, belge altında davalı şirketin kaşesinin bulunduğu ancak mutabık olunup olunmadığı ya da alacaklı veya borçlu olunduğu ile ilgili seçenekli kısımların seçilmeden belgenin imzalanmış olduğu görülmüştür.
Davalı tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak davacıdan yapmış olduğu alımlara ilişkin BA formlarının gönderilmesi istenmiş, vergi dairesinden gönderilen BA formlarının incelenmesinde davalı tarafından ------olarak davacıdan alım yapıldığına dair kaydın formda yer aldığı görülmüştür. BA formunda yer alan toplam ----- -- hariç tutar olduğundan davalı tarafından---- dahil toplam ------- BA formlarında vergi dairesine bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Konu ile ilgili --------------- tarihli kararında. "Somut olayda davacı, icra takibine konu faturalarda yazılı işlerin yapıldığını ve davalıya teslim edildiğini ileri sürmüş, davalı ise akdi ilişkiyi ve borcu inkâr etmiştir. Bu durumda, taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ispat yükü davacı tarafta olup, dosya içeriğinde davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiğine ilişkin bir delil bulunmamaktadır.
Öte yandan ticari defterlerle ispat ise 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun özellikle ----- ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bir tarafın ticari defterlerinin ibrazının istenebilmesi ve talep edilmesine rağmen ticari defterlerin ibraz edilmemesinin defter sahibinin aleyhine sonuç doğurması, anılan yasanın 83. maddesi uyarınca, ancak karşı tarafın münhasır delil olarak bunlara dayanmasına bağlıdır.
Davacı, davalının ticari defterlerine münhasır delil olarak dayanmış değildir; defterler dışında da deliller bildirmiş ve bunları mahkeme huzuruna getirmiştir.
Davacı dava açarken davalının defterlerine münhasıran dayanmadığından, davalının ticari defterlerini hazır etmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir." şeklinde gerekçeyle, davacının münhasıran davalı tarafın ticari defterlerine delil olarak dayanması halinde davalı tarafın defterlerini sunmamış olmasının davacının davasını ispat ettiği anlamına geleceği, aksi durumda ispat yükü kendisinde olan davacının davasını ispat etmiş sayılmayacağını belirtmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütünlük içerisinde değerlendirildiğinde, yerleşik ------------ da işaret edildiği üzere, davacı tarafından fatura düzenlenmiş olması, davacının defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı görünmesi, ticari ilişkinin varlığının ve davacının davalıdan alacaklı olduğunun ispatı için yeterli değildir.
Alacağın varlığının ispatı için faturaya konu mal ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğinin ispat edilmesi gerekmekte veya davacı tarafından münhasıran davalı tarafın ticari defterlerine delil olarak dayanılmış olması ve davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınmış olması gerekmektedir.
Dava konusu somut olayda, fatura konusu malların davalı tarafa teslim edildiğine dair delil sunulmamış olmakla birlikte, delil olarak münhasıran davalı tarafın defterlerine dayanılmamıştır. Davacı taraf, mutabakat metni adı altında sunduğu belge ile davayı ispat ettiğini iddia etmiş ancak belgenin incelenmesinde, belgenin açık ve net bir borç ikrarı içermediği, seçenekli kısımlarda işaretleme yapılmamış olduğu görülmüştür.
Davalı taraf ise davaya cevap vermeyerek HMK. m. 128 gereği davacı tarafın ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
Davalı tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesine ---dahil toplam ------- alım yaptığını BA formunda bildirmiş olduğu anlaşılmış, davacı taraftan alım yapıldığının BA formunda bildirilmesi yerleşik hale gelmiş ------------belirtildiği üzere ----------- fatura konusu mal veya hizmetin davalı tarafa teslimine karine teşkil edeceği, bu karinenin aksi yönünde davalı tarafından herhangi bir delil sunulmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan ------- alacaklı olduğu sonucuna varılmış, davanın kısmen kabulüne,
--- İcra Müdürlüğü'nün -------- sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin -------- asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya dair talebin ispatlanamamış olması nedeniyle reddine karar verilmiş, davalının takibe yapmış olduğu itiraz haksız olduğundan ve alacak likit olduğundan davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/823, K. 2020/432, 7 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama