KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/953
- Karar No
- 2021/852
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2021
Karar Metni
690 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2017/612 Esas
KARAR NO: 2021/864
DAVA
Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ : 05/04/2016
KARAR TARİHİ : 30/06/2021
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı------- olduğunu, her iki ortağında şirket müdürü olup müşterek imza ile şirketi temsile yetkili olduğunu, müvekkilinin şirkete ortak olurken ----- ile------- ortaklık ilişkisinin nasıl yürütüleceğine --------- malikleri ile imzaladığı kat karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin olarak,
iki ortağın da yerine getirmekle yükümlülüklerine dair bir protokol imzaladıklarını, ancak --- yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ---- projesine ilişkin yapılan harcamaları, şirket muhabese kayıtları vs bilgileri müvekkilinden sakladığını, ve müvekkilinin haberi olmadan şirkete ait bağımsız bölümlerden birini sattığını,------ sahip olmanın verdiği hakkını da kötüye kullanarak tek başına aldığı karar ile müvekkilinin müdürlük görevini sonlandırdığını, ----şirket adına tek başına işlem yapma yetkisi olmamasın rağmen, tescili ------ yapılan usulsüz genel kurul kararına dayanarnak, ticaret odasından tek imza ile işlem yetkisi aldığını,
hemen akabinde mülkiyeti ---- taşınmazlardan ---- tarihinide----- tarihinde---- tarihinde davalı---- ortağı olan müvekkilden mal kaçırmak, şirketin içini boşaltmak amacıyla kötü niyetli olarak sattığını, taşınmazı satın alan ---------işlemin muvazaalı işlem olduğunu, ortaktan mal kaçırmak maksadıyla yapıldığını bildiğini, davanın kabulü ile-------- durdurulmasına, davalı ----- kayıtlı mezkur taşınmazın tapu kaydının iptaline ve --------adına tapuya tesciline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı------- cevap dilekçesinde; müvekkilinin ne davacıyı ne de diğer şirket ortağını önceden tanımadığını, yanlızca dava konusu dairenin müşterisi olarak alıcı satıcı münasebeti çerçevesinde emlakçı aracılığıyla satış işlemlerinin olduğunu, davacının iddia ettiği gibi muvazaalı satış işlemi olmadığını, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava, yolsuz tescile dayalı tapu iptal davasıdır.
Davacı, dava dışı --- olduğu davalı şirkete ait taşınmazın, ----tarafından bilgisi ve rızası olmaksızın davalı---- satış yoluyla devredildiğini, -------- usulsüz genel kurul kararı ile kendisini tek yetkili kıldığını, genel kurulun iptali için dava açtığını, bunu bilen davalı------ olamayacağını, satış bedelinin de muvazaalı olduğunu, tapuda gösterilen değer ile gerçek değer arasında fahiş fark olduğunu ileri sürerek taşınmazın tapusunun iptali ile tekrar davalı şirket üzerine tescilini talep etmiştir.
-------- sayılı dosyası yargılama boyunca izlenmiş, genel kurulun iptali istemli davanın karara çıktığı ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Davaya konu genel kurulun--- maddesinde, şirket müdürülğüne ----- seçilmesine oyçokluğu ile karar verildiği görülmektedir.
Mahkemenin kararında, şirket ana sözleşmesinin ----- ----- şirketi müşterek imzaları ile temsil ve ilzama yetkili olacakları, ----- tarihli --- çağrısız olarak yapıldığı, ------ toplantının başında toplantıyı terk ettiği, ------ toplantıya tek başına devam ederek --- karar ile kendisini tek yetkili olarak atadığı, bu haliyle toplantının ve alınan kararların yok hükmünde (kesin hükümsüz) olduğu kabul edilmiştir.
Her ne kadar mahkemenin hüküm fıkrasında------ numaralı kararının iptaline” dair hüküm kurulmuş ise de, kabul edilen gerekçeye göre toplantının ve alınan kararların yok hükmünde (butlanla malul/kesin hükümsüz) olduğu sabittir.Kısa kararda iptaline dair hüküm kurulmuş olması neticeyi etkilemez. Bu karar istinaf edilmeyerek ---tarihinde kesinleşmiş, ----- temsilci olduğu da sabit olmuştur.
TMK.nun 1024 maddesine göre Bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur. Taşınmaz satışında, satış işleminin taraflarının temsil yetkisindeki sakatlık,bir diğer ifadeyle ehliyetsizlik, o satış işleminin tarafı olanları etkiler. Davalı ---- satış işleminin tarafı olduğundan, iyiniyetli üçüncü kişi olmadığından, satışın geçersizliği---- sürülebilir. -------- sayılı kararın kesinleşmesi ile davalı şirketin taşınmazının yetkisiz temsilci tarafından satışa konu edildiği ve tescilin yolsuz olduğu anlaşılmış aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/953, K. 2021/852, 29 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama