İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/40 K.2021/1400

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2019/40Karar2021/1400Tarih21 Aralık 2021Okuma10 dk · 1.911 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/40
Karar No
2021/1400
Karar tarihi
21 Aralık 2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.911 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2019/40 Esas

KARAR NO

2021/1400 Karar DAVA : Tazminat

DAVA TARİHİ: 16/09/2014

KARAR TARİHİ: 21/12/2021

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ---------- çapında bir tür benin üzerinde -------- alması üzerine ---- başvurduğunu, --- bölümünde incelemeler yapıldığı, bu benin operasyonla çıkarılması gerektiği belirtilerek hastanede---- yönlendirildiğini, -- ---- çıkarılması gerektiğini, çıkarılacak parçanın yerinde kalacak boşluğun etrafındaki deri dokusunun gerilerek birleştirilmesi yolu ile kapatılabileceğini, tek bir müdahale ile en fazla ----gerçekleştirilecek küçük bir işlem olduğunu, çok kısa ve kendisince çok kolay bir şekilde konuyu problemsiz ve ihtilafsız yaşam düzenini aksatmadan çözeceğini,

bu konunun önemsiz ve kendisinin çok tecrübeli olduğunu ifade ettiğini, ancak ameliyatın----sürdüğünü ve ameliyattan sonra aylar süren sağlık sorunları ---- geçirdiğini, akabinde nekahet dönemini zorluklarla geçirdiğini, bu arada ----- yaşadığını belirterek diğer müvekkillerininde bu sorunlardan etkilendiklerini açıklayarak müvekkili ----meydana gelen beden ve ruh tamlığının ihlali ve kalıcı izler, ailede meydana gelen yıkıntı, üzüntü ve tahribatlar sebebiyle ---- manevi tazminatın davalılardan alınarak müvekkilerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılardan ----- Dilekçesinde; müvekkili aleyhine açılan davada müvekkiline atfedilecek hiçbir kusur ve ihmal bulunmadığını, müvekkilinin hekim olarak hastasının yararına ve iradesine uygun özenli bir tedavi yaptığını, davacının operasyon öncesi bilgilendirildikten ve tıbbi uygulamalar için bilgilendirilmiş onam formu düzenlenerek onayı alındıktan sonra ameliyatın gerçekleştirildiğini, ameliyatın------- olmadığını, yapılan işlemde bir hatalı eylem, eksiklik ve yanlışlık olmadığını, istenen maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Davalı----- Dilekçesinde; husumet ve iş bölümü itirazında bulunarak davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğunu, müvekkili şirkette gerçekleştirilen ameliyat işleminin branşlarında ihtisas yapmış ----saygın ve mesleğinde güvenilir hekimleri tarafından yapıldığını, davacının ---- öncesinde bilgilendirildiğini ve buna ilişkin onam formu imzalatıldığını, ---sonrasında hastanın takip edildiğini, ancak hastanın kendi isteği ile kontrole gelmediğini, yapılan işlemde bir hata ve eksiklik bulunmadığını, -----yönetiminin doğru yapıldığını, maddi ve manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu belirtilerek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davacılardan --- müdahale sonucu geçirdiği ameliyat ve bilahare geçirdiği ameliyatlar sonucu ruhsal ve bedensel acı ve sıkıntıları ile diğer davacıların uğradıklarını belirttikleri manevi elem ve ızdırap nedeniyle davacılar tarafından davalılar aleyhine açılmış maddi - manevi tazminat davasından ibarettir.

Dosya --- esasında açılmış, bu Mahkemenin ----sayılı kararı ile iş bölümü itirazını yerinde bulunularak dosya mahkememize gönderilmiştir.

Mahkemenin -----sayılı kararla mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilince mahkemenin görevsizlik kararının temyizi üzerine ------sayılı kararla, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, davacılardan ---- davalı hastanede diğer davalı tarafından gerçekleştirilen kafatasındaki ---- ameliyat ile ilgili tüm operasyonlar ve akabindeki tedavi süreci ve bunun sonrasında ---- geçirdiği ameliyatlara ilişkin hastane dosyaları getirtilmiş, taraflarca gösterilen tanıklar dinlenmiş, dava dışı ------ yapılan tedavilere ilişkin sigorta şirketince yapılan belgeler, dava dışı sigorta şirketinden celp edilmiştir.

Davacı ------ getirtilen hastane dosyası ile bilahare ---- getirtilen hastane dosyası --- gönderilerek, bu davacının davaya konu kafatasındaki---- dolayı ---- davalı doktor tarafından yapılan ---- geçen süreç içerisinde oluşan ---sonrası ---- ameliyatlarla ve sonunda gerçekleşen iyileşme ile sonuçlanan davalı --- yaptığı operasyonda davalı doktora atfı kabil kusur bulunup bulunmadığı tespiti için dosya adli tıp kurumuna gönderilmiş, davacı --- kurumda yapılan muayenesi sonucunda ---- Davalı hekime atfı kabil kusuru bulunmadığı" rapor edilmiştir.

Davacı taraf itirazı üzerine ----davalı hekime atfı kabil bir kusur olmadığı" yönünde mütalaada bulunulmuştur.

Mahkemenin --- sayılı kararı ile; davacıların açtığı maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmesi üzerine, davacılar vekilince karar temyiz edilmiştir.----sayılı kararı ile. Dava, davalı ----- hatalı olmasından dolayı tekrar tekrar ameliyat olunmak zorunda kalındığı ve kalıcı ize neden olunduğu iddiasına dayalı maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesidir.

Vekil, vekalet görevini yerine getirirken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur. O nedenle, vekil konumunda olan doktorların bilim ve teknolojinin getirdiği bütün imkanları kullanmak suretiyle özen borcunu yerine getirmeleri gerekir.

Mahkemece, davalı doktora kusur atfetmeyen, dosya içerisinde bulunan ---- raporu ve itiraz üzerine alınan aynı görüşü benimseyen ---- raporlarına dayanılarak, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamı incelendiğinde, davalı doktorun işlemi basite alması, oluşabilecek riskleri gözardı ederek, gerekli tüm hazırlıkları yapmadan operasyona girişmesi nedeniyle operasyonun kötüye gittiği iddiasının aydınlatılmadığı anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, mahkemece, davaya konu olayda rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir ----, aralarında dava konusu hususta uzman, ------- kişilik bilirkişi kurulundan, yapılan işlemlerin ----- açısından yeterliliği ve uygunluğu hususunda, davacı iddialarını aydınlatacak şekilde, davalılara atfı kabil bir kusur olup olmadığı hususunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, ------ denetimine elverişli rapor alınarak, davalıların kusurlu olup olmadığının belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönler göz ardı edilerek, eksik incelemeye dayanılarak,

yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiş olup, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davalı tarafların karar düzeltme istemi aynı dairece reddedilerek dosya yeniden görülmek üzere Mahkememize gönderilmiş yukarıdaki esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.

Mahkemenin ----tarihli ara kararı ile ---- kararına uyulmasına karar verilmiş, ----alanında uzman bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi heyetine dosya tevdii edilerek --- tarihli Bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; "Hastaya uygulanan ameliyat tekniği saçlı ---- tercih edilecek yöntemlerden biri olduğu, Hastanın ameliyat öncesinde bilgilendirildiği, ameliyat sonrasında ----- yönetiminin doğru olduğu, tıbbın genel kurallarına uygun hareket edildiği, hekimin hastasına gerekli özeni gösterdiği, hastanın kendi isteği ile tedavinin devamı için başka bir hekime başvurduğu, sonrasında yapılan ameliyatların da bilime uygun olduğu, bu nedenle hastanın tedavisinden sorumlu hekimler ve hastaneye atfı kabil bir kusur bulunmadığı, yönünde görüş bildirilmiştir.

Mahkemece davacılar vekilinin itirazları da dikkate alınarak ----kararında belirtilen hususlar da gözönüne alınarak akademisyen bilirkişilerden oluşturulacak bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş, dosya genel cerrahi, plastik cerrahi ve dermatoloji alanında uzman akademisyen bilirkişi heyetine verilerek rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporunda özetle.

Hastanın ----- nedeniyle opere edilmesi tıbbi açıdan doğru olduğu, öncesinde gerekli aydınlatılmış onam formunun alınması, hastanın oluşabilecek komplikasyonlar ve uygulanabilecek alternatif yöntemler konusunda aydınlatılmasının tıbbi açıdan doğru ve yeterli olduğu, ameliyatın başlangıcında ve devamında uygulanan tekniklerin tıbbi ve bilimsel teamüle uygun olduğu, sonrasında gelişen doku nekrozunun öngörülebilecek bir durum olmadığı, dolayısıyla devamındaki -------- olduğu, burada da ilgili hekimin ---- uygun sıklıkta yaptığı ve bunları da kaydettiği görüldüğünden yaklaşımında hata olmadığı,

dolayısıyla bu vakada ilgili hekim -----işlemlerinde ilme ve fenne aykırılık olmadığı, ------ gerekleri doğrultusunda tedaviyi yürüttüğü, şeklinde mütalaada bulunulmuştur.

Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi heyeti raporu birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemece en son alınan bilirkişi raporu olaya ve denetime uygun bulunmakla Mahkemece de hükme esas alınmıştır. Dava konusu ihtilaf tıbbi kötü uygulama olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. ------gerekçesinde ise, davalı ----- işlemi basite alması, oluşabilecek riskleri gözardı ederek, gerekli tüm hazırlıkları yapmadan operasyona girişmesi nedeniyle operasyonun kötüye gittiği iddiasının aydınlatılmadığı hususuna değinilmiştir.

-- de benimsediği üzere, hekim ile hasta arasındaki ilişki vekalet akdi mahiyetinde olup, ---- maddeleri uyarınca, vekil vekâlet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır.

Vekil işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur. O nedenle, doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.----zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır.

Asgari düzeyde dahi olsa, bir tereddüt doğuran durumlarda bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir iş gören doktor olan vekilden tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemek hakkına sahiptir.

---tarihinde imzalanan ve-----Bu sözleşmenin tarafları tüm insanların haysiyetini ve kimliğini koruyacak ve biyoloji ve tıbbın uygulanmasında, ayırım yapmadan herkesin, bütünlüğüne ve diğer hak ve özgürlüklerine saygı gösterilmesini ------araştırma dahil, sağlık alanında herhangi bir müdahalenin ilgili mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapılması gerekir” düzenlemesi mevcuttur. -----olan veya yazılı olmayan meslek kurallarına uygun müdahaleyi güvence altına almaktadır.

Ayrıca, uygulamanın tedavi ya da yaşam kalitesinin yükseltilmesi amacına yönelmesinin zorunlu olduğu belirtilmektedir. -----alanında herhangi bir müdahale, ilgili kişinin bu müdahaleye özgürce ve bilgilendirilmiş bir şekilde muvafakat etmesinden sonra yapılabilir. --- Bu kişiye, önceden, müdahalenin amacı ve niteliği ile sonuçları ve tehlikeleri hakkında uygun bilgiler verilecektir. ----- İlgili kişi, muvafakatini her zaman serbestçe geri alabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

------ hastanın sağlık durumu ve konulan tanı, önerilen tedavi yönteminin türü, başarı şansı ve süresi, tedavi yönteminin hastanın sağlığı için taşıdığı riskler, verilen ilaçların kullanılışı ve olası yan etkileri, hastanın önerilen tedaviyi kabul etmemesi durumunda hastalığın yaratacağı sonuçlar, olası tedavi seçenekleri ve riskleri konularında aydınlatır. Yapılacak aydınlatma hastanın kültürel, toplumsal ve ruhsal durumuna özen gösteren bir uygunlukta olmalıdır. Bilgiler hasta tarafından anlaşılabilecek biçimde verilmelidir. Hastanın dışında bilgilendirilecek kişileri, hasta kendisi belirler. Sağlıkla ilgili her türlü girişim, kişinin özgür ve aydınlatılmış onamı ile yapılabilir. Alınan onam, baskı, tehdit, eksik aydınlatma ya da kandırma yoluyla alındıysa geçersizdir.“ denilmiştir.

------ hastanın, modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisinin konulmasını, tedavisinin yapılmasını ve bakımını istemek hakkına sahip olduğu, tababetin ilkelerine ve tababet ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yapılamayacağı,------ hastaya;

a) Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği, b) Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi, c) Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri, ç) Muhtemel komplikasyonları, d) Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri, e) Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri, f) Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri, g) Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği hususlarında bilgi verileceği, ------ olduğunca sade şekilde, tereddüt ve şüpheye yer verilmeden,

hastanın---- düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde verilir. Hasta, tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından tıbbi müdahale konusunda sözlü olarak bilgilendirilir.

Bilgilendirme ve tıbbi müdahaleyi yapacak sağlık meslek mensubunun farklı olmasını zorunlu kılan durumlarda, bu duruma ilişkin hastaya açıklama yapılmak suretiyle bilgilendirme yeterliliğine sahip başka bir sağlık meslek mensubu tarafından bilgilendirme yapılabilir.'' düzenlemesi yer almaktadır.

Özetle hekim, görevini yüksek özenle yerine getirmeli ve hastanın bilgi alma hakkı kapsamında onu aydınlatmalıdır. Burada Hekim'in üzerine aldığı vekalet görevini özenle yerine getirmesi gerekir. Bununla birlikte hasta rızası olmaksızın, hastaya belli bir tetkik ya da operasyon yapılması mümkün bulunmamaktadır.

Kural olarak aydınlatmanın belli bir şekilde yapılması gerekmemekle birlikte hastanın risk durumunun hastanın anlayabileceği bir dilde hastaya izah edilmesi gerekmektedir.

Somut olayda davacıya gerekil bilgilendirmenin yapıldığı, hastanın ---- uygulanabilecek ---- aydınlatılmasının tıbbi açıdan doğru ve yeterli olduğu, ameliyatın başlangıcında ve devamında uygulanan tekniklerin tıbbi ve bilimsel teamüle uygun olduğu, sonrasında gelişen doku ---- öngörülebilecek bir durum olmadığı, dolayısıyla devamındaki nekrotik dokunun bakım süreci önemli olduğu, burada da ilgili hekimin gerekli takibi ve pansumanları uygun sıklıkta yaptığı ve bunları da kaydettiği, yaklaşımında hata olmadığı, dolayısıyla bu vakada ilgili davalı doktorun ve davalı hastahanesi'nin iş ve işlemlerinde ----- aykırılık olmadığı,

tıp biliminin gerekleri doğrultusunda tedaviyi yürüttüğü, bilirkişi tespiti ile de ortaya konulmuş durumdadır.

Dolayısıyla somut olayda davalılara atfı kabil bir kusur bulunmadığı belirlemekle davacıların açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacıların açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davasının REDDİNE,

2-Peşin alınan 5.959,90- TL harçtan alınması gerekli 59,30- TL red harcının mahsubu ile bakiye 5.900,60- TL harcın, hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,

3-Davacıların yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalılardan----tebligat giderinin davacılardan alınarak davalı ----- ödenmesine,

5-Taraflarca yatırılmış olan gider avanslarından artan tutarların hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine,

6-Maddi tazminat davası yönünden; davalılar kendilerini vekil ile temsil ettiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4.maddesi uyarınca 5100,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine,

7-Manevi tazminat davası yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3-4 maddesi uyarınca 5100,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine

Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı ---------- yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde -----nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 21/12/2021

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/40, K. 2021/1400, 21 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No
  5. Dava Tarihi: 16/09/2014
  6. Karar Tarihi: 21/12/2021
  7. Gereği Düşünüldü
  8. Dava
  9. Cevap
  10. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/40
Karar No
2021/1400
Tarih
21 Aralık 2021

İlgili Kararlar

  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/41 K.2021/785
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/43 K.2021/1113
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2019/44 K.2021/1506
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/47 K.2021/1085
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/48 K.2021/978
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/49 K.2021/784

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.