KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/148
- Karar No
- 2023/299
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2023
Karar Metni
1.149 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/148 Esas
KARAR NO:2023/299
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/03/2020
KARAR TARİHİ:18/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı ile ticari bir ilişkiden kaynaklı cari hesaptan dolayı 29.320,70 TL alacaklı olduğu, davalıya bu alacak bakiyesinden dolayı 30/10/2018 tarihinde ------------- dosyası ile takip başlatıldığı, işbu sebeple itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı firma ile müvekkilinin arasında ---------- olduğu sözleşmenin ----- tarafından belirtilen süreyi aşarak ödediği takdirde aşan süreyi ------belirleyeceği oran nispetinde vade farkı tahakkuk ettirir gecikmeden kaynaklı olarak ------ vade farkı bedeli olarak fatura düzenlendiği bu faturadan sonra davacı tarafa 6.075,86 TL borçlu olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine ---------sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, toplam 29.320,70 TL tutarlı ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu,
davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, tarafların ticari defterlerinin üzerinde inceleme yapılması için dosya mahkememizce resen seçilen mali müşavir tevdi edilmiş, 16/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..Davacı şirketin ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, davalı şirket merkez adresinin ------- olduğundan bu hususta tespit yapılamadığı, davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz defterlerine göre davalı şirketten 29.320,70 TL alacaklı olduğu,
Davalı -------- tarafından icra takibine konu borcun 6.075,86 TL kısmının kabul edildiği ve 09/11/2018 tarihinde bu tutarın ------- aracılığı ile ödendiği, davalı şirket tarafından Davacı şirkete ------------ tutarında e-fatura düzenlendiği, ilgili faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Davacı şirket tarafından Davalı şirkete -----------yevmiye madde numarası ile düzenlediği ihtarname ile faturanın kabul edilmediği ve iade edildiğinin belirtildiği, ilgili ihtarnamenin davalı şirkete ------------ tarihinde tebliğ edildiği,
davalı tarafından “vade farkı” açıklaması ile tanzim edilen faturanın, cari hesap ilişkisi çerçevesinde borçlu olup, borcu ödemekle yükümlü olan davalı tarafından düzenlenmesi açık bir cari hesap kapamaya yönelik tek yanlı işlem olarak anlaşılmakta olup, izah edilen nedenlerle davacı şirketin davalı şirketten TBK 100.Md. gereği 27.971,71 TL alacaklı olduğu.." şeklinde rapor sunulmuştur.Mahkememiz 18/03/2021 tarihli celse 2 nolu ara kararı gereği,--------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, 11/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
davacının 15.844,42 TL alacaklı olduğu şeklinde rapor sunulmuştur.Davalı tarafın itirazları dikkate alınarak mahkememiz 09/09/2021 tarihli celse 1 nolu ara kararı gereği, dosyanın daha önce rapor sunan bilirkişi ile birlikte bir borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek; davalının rapora itirazlarının değerlendirilmesi, davalının vade farkı alacağının olup olmadığı, davalının vade farkı alacağının var olması ihtimalinde hangi oran üzerinden vade farkı talep edilebileceği, var ise hesaplanan vade farkı ve davalının yapmış olduğu ödemenin mahsubu ile davacının bakiye alacağının olup olmadığı,
bakiye alacağı var ise ne kadar olduğu hususlarında gerekçeli ayrıntılı ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınması için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 21/11/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Sözleşmenin vade farkına ilişkin hükmünün içerik denetimi çerçevesinde dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hüküm olarak değerlendirilmesi ve dürüstlük kuralı uyarınca kesin hükümsüz sayılmasının gerektiğini, görüşün kabul görmemesi halinde, keyfi bir şekilde vade farkı oranı uygulamasının TMK m.2 gereği kabul edilemeyeceği,
yasal faiz çerçevesinde hesaplama yapılmasının uygun olabileceği, mali müşavir bilirkişilerce yapılan hesaplamalar neticesinde 30/10/2018 takip tarihi itibariyle davacının 15.844,42 TL alacaklı olduğu.." şeklinde rapor sunulmuştur.Davalı tarafın itirazları dikkate alınarak mahkememiz 17/03/2022 tarihli celse, 1 nolu ara kararı gereği, dosyanın farklı bir bilirkişiye tevdine karar verilmiş, davalının itirazları değerlendirilerek rapor hazırlanmasına karar verilmiş, dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, 25/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"...Taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre, davalı yanın, davacı yandan talep edebileceği vade farkının 3.540,45 TL olacağı, davalı yan tarafından icra dosyasına yapılan ödeme ve vade farkı alacağının davacı alacağından tenzil edilmesi neticesinde davacı alacağının takip tarihi itibarı ile 19.704,39 TL olduğu.." şeklinde rapor sunulmuştur.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında cari hesaba dayalı ticari ilişkinin varlığı her iki tarafın kabulündedir.
Uyuşmazlık davalı tarafın vade farkı talep edip edemeyeceğine ilişkindir. Davalı tarafından 16/10/2018 tarihli 23.244,82 TL vade farkı faturası düzenlenmiş ve kendi defterlerine işlenmiştir. Söz konusu fatura davacı tarafın defterlerine kaydedilmemiş, süresi içerisinde itiraz edilerek davalı tarafa iade edilmiştir.
Her ne kadar taraflar arasında ki sözleşmede davalı tarafın vade farkı talep edebileceği düzenlenmiş ise de, sözleşmede vade farkına ilişkin açık ve somut bir belirleme mevcut değildir. Zira sözleşmede kesin bir vade belirlenmemiş, vade farkına ilişkin uygulanacak gecikme faizi oranı net bir şekilde belirlenmemiştir. Bu belirlemeler ışığında davalı tarafın vade farkı talep edemeyeceğine kanaatine varılmıştır.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda takip tarihinde davacının davalıdan 29.320,70 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından icra takibine kısmi itirazda bulunarak 6.075,86 TL ödeme yaptığı, TBK 100.
Maddesi gereğince yapılan ödemenin öncelikle alacağın ferilerinden düşülmesi gerektiği, bu şekilde yapılan hesaplamada davacının 27.971,71 TL asıl alacağının olacağı belirlenmiş bu kısım üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, takipten sonra ve fakat davadan önce yapılan ödeme yönünden davacının dava açmakta hukuki menfaatinin olmadığı anlaşıldığından fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, alacak likit olduğundan %20 icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/148, K. 2023/299, 18 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama