KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/418
- Karar No
- 2023/998
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2023
Karar Metni
861 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/418 Esas
KARAR NO: 2023/998
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/06/2021
KARAR TARİHİ: 12/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:
Davalı tarafından-------- E. sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine 203.000 TL tutarındaki İki adet senet dayanak belge olarak gösterilerek ilamsız haciz yolu ile takip başlatıldığını, ancak söz konusu icra takibine dayanak senet üzerinde bulunan imzanın müvekkile ait olmaması nedeniyle müvekkilin borçlu bulunmadığının tespiti için işbu davayı açma zorunluluğu hâsıl olduğunu, senet üzerinde yazılı olan adresin müvekkilim ile herhangi bir ilişiği olmayan uydurma bir adres olduğunu, zira müvekkil hiçbir şekilde bu adreste ikamet etmediği gibi herhangi bir şekilde de uzun süreli oturum sağlamadığını,
müvekkili alacaklı olan ... herhangi bir borcundan dolayı senet vermediği gibi bu kişiyle aralarında herhangi bir borç ilişkisi olmadığını, takibe konu senetlerin düzenlenme tarihinin altında yer alan imzalar müvekkile ait olmadığı, senetler üzerindeki müvekkile ait olduğu iddia edilen iki imza, açıkça görüleceği üzere birbiri ile örtüşmediği,
dava dilekçesi ile sunulan vekaletname suretinde de görüleceği üzere müvekkilimin imzası ile senetlerde bulunan imzalar arasındaki fark çıplak göz ile incelendiğinde dahi görülmediğini, imza içerisinde bulunan harfler farklılık göstermekte ayrıca müvekkilin imzası ile uyuşmayacak nitelikte farklı çiziklerin bulunduğu açıkça görüldüğünü, iki senet üzerinde bulunan ayrı imzalar özellikle dikkat edildiğinde ikisi birbirinden farklı olduğu bariz belirli olmakla birlikte müvekkilin imzasının taklit edildiği,
yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde senetler üzerinde yer alan imzanın taklit imza olduğu açıkça görüleceğini, işbu taklit imza ile müvekkile icra takibi açılması nedeniyle -------- Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda da bulunacağını, ilgili takibe dayanak belge olarak eklenen senetlerin vade tarihleri 15/12/2015 ve 15/01/2016 olup söz konusu senetler zamanaşımına uğradığını, söz konusu dayanak belgeler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığı, üstelik senetlerin vadesi geçtiği için zamanaşımına uğradığı,
söz konusu senetler üzerindeki imza müvekkile ait olmadığından ayrıca müvekkil ile davalı taraf arasında herhangi bir temel ilişki de bulunmadığından delil başlangıcı dahi sayılmamakta ve hukuken hiçbir sonuç bağlanmayan hatta asıl alacağın varlığının ispatında bile tek başına delil kabul edilmeyen bir belge haline geldiğini, öncelikle kötü niyetli olarak ilamsız takip yapılarak açılmış icra dosyasının teminatsız olarak veya müvekkilin ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne,
müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile -------- E sayılı icra takibinin iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:
Davacı yanın ------- Kooparatifinde hak sahibi olduğu daireleri müvekkile satacağı vaadiyle müvekkilden 203.000-TL parayı nakit olarak alındığını, davacı yan, vaadettiği daireleri vermemiş müvekkilin ödemiş olduğu paraları ödemek için takibe konu senetleri tanzim edip müvekkile verildiğini, iş bu aşamada borcu ve imzayı inkara kalkışan davacı haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı yan, dava dilekçesinde bir taraftan taraflar arsında bir temel ilişkinin;
alacak ve borcun olmadığını ileri sürerken diğer taraftan müvekkilin ------- Kooperatifi üyesi olduğunu belirttiği, davacının dava dilekçesinde de kabul ve beyan ettiği üzere taraflar arasında temel ilişki mevcut olduğunu, ancak davacı yan bugüne kadar müvekkili oyalamış borcuna istinaden müvekkile herhangi bir ödeme yapmadığını, davacının müvekkile 40.000 TL ödeme yaptığına dair iddiası hilafı hakikat olduğunu, tanıkların senedin davacı tarafından bizzat tanzim edildiğine, davacının kooperatiften daire vereceği vaadiyle müvekkilden senede konu parayı aldığına ve geri vermediği konusunda görgü ve bilgi sahibi olduklarını,
haksız ve kötü niyetli davanın reddine, tedbir taleplerinin reddine, müvekkilin alacağını sürüncemede bırakılması nedeni ile kötü niyetli davacının takip miktarının en az %20 si oranında inkar tazminatına mahkum edilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, -------- Esas sayılı dosyasında takibe konu 15/12/2015 vadeli 103.000-TL miktarlı ve 15/01/2016 vadeli ve 100.000-TL miktarlı senetler dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline kötüniyet tazminatına ve icra inkar tazminatına ilişkindir.Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, davacının ------ Noterliğinden, ------, -------- İlçe Nüfus Müdürlüğünden, --------- Kooperatifinden, --------, ------- ve -------- Noterliğinden,
--------- ıslak imzalı belge asılları ve çek asılları müzekkere ile dosyamız arasına kazandırılmıştır.Eldeki davada zamanaşımına uğramış çeke dayalı olarak girişilen ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istenilmiş olup çekin zamanaşımına uğradığı, --------- sayılı kararında da benimsendiği gibi zamaşımına uğrayan ve imzası inkar edilmeyen senedin temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, TTK. hükümleri anlamında kıymetli evrak vasfında olmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca uyuşmazlığın niteliğine göre de Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. İncelenen tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki uyuşmazlık çek kambiyo vasfını yitirdiğinden çeke dayalı olmayıp iddianın ileri sürülüş biçimine göre imza inkarına davalı savunması yönünden ise konut alım satım ilişkisine dayalıdır.
Bu nedenle, davanın ticaret mahkemesi görev alanı içerisinde yer alması için her iki tarafından tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerini ilgilendirmesi gerekir. Uyap'tan yapılan sorgulamada tarafların her ikisinin de birlikte tacir olmaması sebebiyle görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/418, K. 2023/998, 12 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama