KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/410
- Karar No
- 2025/310
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
Karar Metni
2.520 kelime·13 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/410 Esas
KARAR NO : 2025/310
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 03/06/2022
KARAR TARİHİ : 15/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Sigortalısı ----------Ş.'nin -----------Ş.'ne sattığı trafo ve ekipman cinsi eşyalar davacı tarafından --------- sayılı Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ile nakliyat rizikolarına karşı sigortalandığı, --------- ------------ taşınmak üzere davalı ------------ Şti'nin taşıyan, ------------- sürücü, --------- ---------- malik olduğu ------- - --------- plaka sayılı araca yüklendiği, taşıma sırasında davalıların haksız fiil mahiyetindeki ihmalleri sonucu aracın dorsesinin-----------Köprüsü'ne çarpması sonucu hasarlandığı,
buna ilişkin tüm sözleşme ve belgelerin dosyaya eklendiği yapılan Sigorta Ekspertiz incelemesi ile sigortalı zararı 47.160 USD olarak belirlendiği ve davacı sigortalısına 22.01.2021 tarihinde 153.759,84 TL sigorta tazminatı ödendiği ve ibraname alındığı, böylece davacı TTK.
Md. 1472 gereğince sigortalı ------------Ş.'nin haklarına Kanuni halef ve aynı zamanda TBK. md.183 vd. gereğince akdi halef olduğu, davalıların oluşan zarardan davacı selefi sigortalı -----------Ş.'ne karşı müteselsilen sorumlu olduklarından halefiyet nedeniyle davacıya karşı da sorumlu oldukları, davalılar hakkında ----------- İcra Dairesi ----------- Esasa kayıtlı olarak icra takibi başlatıldığı, ancak borca itiraz edildiği, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı ifade edilerek,
davalıların, ---------- İcra ----------- E. Sayılı icra takibine vaki itirazlarının iptali, takibin takipteki koşullarla devamı, davalıların %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatından müteselsilen sorumlu tutulmaları ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava dilekçesinden 6100 sayılı HMK'nın 119. maddesi uyarınca yasanın aradığı hususlar yer almadığından davanın reddine karar verilmesi talep edildiği, icra takibinde dayanılmayan delillere işbu davada dayanılması mümkün olmadığı,
davacı tarafından icra takibinde takibe dayanak belge olarak yalnızca “Sigorta poliçesi, kaza tutanağı ve ödeme dekontuna” yer verildiği, dava dilekçesinde bu deliller haricinde “Satış faturası ve e-irsaliyesi, nakliye sözleşmesi, taşıma irsaliyesi, taşıt kira sözleşmesi,
sürücü belgesi, özel yük taşıma izin belgesi, hasar tespit tutanağı, eksper raporu ve ibraname” gibi delillere dayanıldığı,---------- sayılı kararı uyarınca itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan icra takibinde dayanılmayan belgelere itirazın iptali davasında dayanılamayacağı, takipte gösterilmeyen belgelere davada delil olarak itibar edilmemesi gerektiği, Mahkeme huzurundaki dava TTK.
Md. 1188/3'de belirlenen hak düşürücü süreden sonra açılmış olduğundan dolayı öncelikle bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği, davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarih olan 22.01.2021 tarihinden icra takibine geçilen tarih olan 06.08.2021 tarihine kadar 90 günün geçtiği göz önüne alındığında davacı hak düşürücü süre içerisinde icra takibi başlatmadığı, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerektiği, müvekkillerden ------------Ş. dava dışı sigortalı -----------Ş.'ye ait eşyaları taşınması işini üstlendiği,
söz konusu eşyalar müvekkillerden ------------ ait sürücüsü diğer müvekkil ------------ olduğu ----------- plakalı araca takılı olan ------------ plakalı dorseye yüklenildiği, Araç nakliyeyi gerçekleştirebilmek üzere yola çıkmış olduğu 13.07.2020 günü saat ------------ Bilirkişi Heyet Raporu 15.50 sıralarında ----------- ------------ üzerinde seyir halinde iken önüne plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir araçtan lastik düşmesi ve düşen lastiğin müvekkile ait ------------ plakalı araca takılı konumda bulunan ----------- plakalı dorseye çarpmasının etkisiyle dorsenin yukarı kalkarak ----------- Köprüsüne çarpması şeklinde kaza meydana
geldiği, Kazanın oluşumu kaza tespit tutanağı ile de sabit olduğu, Kaza tespit tutanağında kusur tespiti yönünden “Bu kazanın oluşumunda kusur tespit kanaatine varılamadı.
Köprünün yüksekliği 4.80 araç ve üzerinde yüklü şekilde trafonun yüksekliği 4,65'dir” şeklinde tespite yer verildiği, kazanın oluşumuna plakası tespit edilemeyen araçtan düşen lastik sebebiyet vermiş olup beklenmedik bu durum karşısında müvekkillerin yapabileceği herhangi bir şey bulunmadığı, yasal yükseklik sınırına uyulduğu, tüm yükümlülüklerini yerine getirildiği, müvekkillerin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmamaktadır.
Kazada 3. kişinin kusuru nedeniyle müvekkiller ile olan illiyet bağı kesildiği, Trafik kazasından kaynaklı sorumluluk için; yaşanan kaza ile araç işleteninin/sürücüsünün arasında illiyet bağı bulunması gerektiği, herhangi bir nedenle illiyet bağı kesilmişse bu takdirde sorumluluk doğmayacağı, TTK'nın 876.
Maddesi de Taşıyıcının özeni başlıklı düzenlemesi de “Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.” Şeklinde olduğu, Yine CMR Konvansiyonu 17. Maddesinin 2. Fıkrası “Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.” Şeklinde olduğu,
yaşanan kazadan müvekkiller sorumlu tutulamayacağı, TTK 878/1-b'de “Zıya, hasar veya teslimdeki gecikme, aşağıdaki hâllerden birine bağlanabiliyorsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulur: b) Gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama” olarak belirlendiği, Davacı sigortalısı tarafından yerine getirilmesi gereken yükün tekniğine uygun olarak ambalaj yükümlülüğü de yerine getirilmediği,
Taşınan yükün taşıma sırasında hasar görmemesi için yüklenilen eşyalara uygun biçimde ambalajlanması gerektiği, Yük gereği gibi ambalajlanarak taşınmak üzere teslim edilmiş olsa idi zarar meydana gelmemiş olacağı, yaşanan kazadan ve oluşan zararlardan müvekkilllerin sorumlu olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının icra takibe konu yapmış alacak miktarı fahiş olduğu, davacı sigortalısının zararı davacının ödemiş olduğu tazminat miktarın çok daha altında olduğu, müvekkili----------- Poliçesi ile 13.01.2020 tarihinden
geçerli olmak üzere --------- ------------- poliçe numarası ile sigortalı olduğu, Mahkemece müvekkiller aleyhine karar verilmesi durumunda poliçe limitleri dâhilinde sigorta firmasına rücu edileceğinden davanın sigorta firması -------------Ş ihbarı talep edilerek, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddi, haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Sözleşme: Dava dışı Sigortalı --------- ile ----------- arasında sözleşmesi kurulduğunu ---------- işletmesinin bu sürecin SATICI tarafı, ---------- ise ALICI-SATIN ALAN tarafı olduğu anlaşılmaktadır.Fatura: Dosyada yer alan ve ------------ işletmesince 28.02.2020 tari ----------- numaralı fatura içeriği irdelendiğinde; ----------- kodlu “Güç Transformatörü ve aksesuarları” açıklamalı ürünün toplam 3.795.000,00 TL bedel karşılığında ----------Ş.'ye satıldığı anlaşılmaktadır. Poliçe: Davacı adına düzenlnen poliçe kapsamı :------------ sayılı Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ile nakliyat rizikolarına karşı sigortalandığı “ Uyuşmazlık konusu jeneratörün --------- --------- taşınması hakkındadır. Emteatoplam yıllık teminat bedeli 1.276.380,194-TL bedelli NAKLİYAT EMTİA ile sigortalı olduğu,
İcra Dosyası: ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- E. Sayılı dosyasında davacının davalılar aleyhine 153.759i84 TL asıl alacak, 13.829,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 167.589,80TL üzerinden takip başlattığı, Borçluların takibe itiraz ettiği takibin durduğu anlaşılmıştır.Bilirkişi Raporu: Mahkememizce dosyanın bir taşıma konusunda uzman sigortacı ve bir elektrik mühendisi bilirkişiden oluşturulacak heyete tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, alınan 14/11/2023 tarihli raporun sonuç kısmında,
"1. Davacı sigortalısınca ------------ teslim edilmek üzere nakliyesi yapılan güç trafosunun nakliye esnasında hasarlandığı,
2. Trafoda tespit edilen hasar ve kusurların kazadan kaynaklandığı somut olduğu, yapılan bakım onarım faaliyetlerinin toplam bedeli 323.762,84 TL belirlendiği, bedelin piyasa fiyatlarında uygun olduğu, hatta bazı iş kalemleri fırınlama ve test işlemleri rayiçlerin altında olduğu söylenebileceği,
3. Davacı tarafından poliçe kapsamında muafiyet 170.003,00 TL düşülerek hasar bedelinin 153.759,84 TL’si ödendiği ve halefiyet ilkesi bakımından davacıya rücu imkanı doğduğu,
4. Meydana gelen kaza yönünden heyette Karayolları taşımacılığı ile ilgili kusur sorumluluğuna dair uzman bulunmadığından bu yönde bir kanaatte bulunmak
mümkün olmadığı,
5. Kusur hakkında ki tespitler dosya içeriğinde yer almadığında poliçe kapsamında ve halefiyet ilkesine dair kesin değerlendirmeler yapılamamıştır. "
Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Mahkememizce sigorta eksperi bilirkişiden alınan 20/08/2024 tarihli raporun sonuç kısmında,"----------- işletmesince 28.02.2020 tarihinde kesilen ----------- numaralı fatura uyarınca, ------------- kodlu “Güç Transformatörü ve aksesuarları” açıklamalı ürünün toplam 3.795.000,00 TL bedel karşılığında ----------Ş.’ye satıldığı, Dava dışı Sigortalı ----------- ile ------------ arasında bir satış sözleşmesi kurulduğunu------------ işletmesinin bu sürecin SATICI tarafı, ------------ ise ALICI-SATIN ALAN tarafı olduğu,
---------- numaralı E-İrsaliye, taşıma İrsaliyesi, dosyada sunulan ve her sayfası ------------ tarafından imza ve kaşelenmiş olan 6 sayfalık sözleşme uyarınca davalı --------- işletmesinin AKDİ TAŞIYICI ve FİİLİ TAŞIYICISI, Davalı – ------------ işletmesinin TAŞIT SAHİBİ-KİRAYA VEREN sıfatının olduğu;
Şoför olduğu belirtilen ------------ise her ne kadar ---------- Taşıma İrsaliyesinde şoför olarak bilgisi yer almasa da, resmi kaza tutanağında --------- şoför olarak kaydının yer aldığı, TTK Md.879/1 uyarınca davalı ------------- hal ve hareketinden doğacak zararda taşıyıcının sorumluluğu olacağı,
Dava konusu taşıma işinin ----------- sınırları içerisinde organize edilen, ------------ araçlar ile gerçekleştirilen ve uygulamada proje-ağır nakliyat örneği olduğu, bu doğrultuda TTK Hükümlerinin söz konusu taşıma işinde uygulama alanı bulacağı,TTK Md.850/1-2 uyarınca davalı-----------TAŞIYICI sıfatı sabit olup; özellikle yazılı taşıma sözleşmesi ve taşıma irsaliyesi içeriği TTK Md. 856/1-2 uyarınca taşıma senedi niteliği taşıdığı, TTK Md.875/1 uyarınca taşıyıcının taşıma sürecindeki zarardan sorumlu olduğu, TTK Md.882 uyarınca taşıyıcının sınırlı sorumluluk hakkı ve TTK Md.889/1 uyarınca bu hakkın kaybına ilişkin hükümlerin mevcut olduğu,
Zarar tutarı ve miktarına dair net tespitler uzmanlık alanımızın dışında kaldığı, ancak taşıyıcı sorumluluk hususunda irdeleme yapabilmek için değerlendirilmesi gerektiği, rapor içerisinde bu bakış açısı ile takdiri sayın mahkememizde olmak üzere irdelendiği,
Dava konusu zarar miktarı ve tutarının dosya içeriğindeki veriler, eksper raporu, önceki bilirkişi raporu içeriği ile de sabit olmak üzere trafonun tamiratı için gerekli işçilik, parça, düzeltme vb. işlemlerden kaynaklandığının anlaşıldığı, bu doğrultuda zarar tutarının 47.160 USD (323.762,84TL) olarak ele alınması kadri maruf olduğu, nihai takdirin sayın mahkemede olacağı,
Mevcut olayda, iddianın başka bir araçtan düşen bir lastik sebebiyle kazanın meydana geldiği, bunu engellemenin bir imkan veya ihtimali olmadığına dayandığı. Lakin yaşanan olayda her ne kadar trafik akışını aksatacak nitelikte başkaca bir araçtan kaynaklı yola savrulan lastiğin taşıyıcı açısından kaçınılamayacak bir durum olduğu kanaatini uyandırsa da.
Görüşümüzce taşıyıcının özeni, yalnızca taşımaya kabul aşamasında yapması gerekenler ile sınırlı kalmayacak; yol-güzergah-sürüş manevra etkileri-yol altyapısı ve koşullarının da takibi ve bilgisini de kapsaması gerektiği, Bu doğrultuda Aksi durumlar ispat edilene kadar, bu denli uzmanlık gerektiren bir taşıma operasyonunda deneyimli olarak çalışan bir şoförün, olaydaki zararı azaltabileceği bir manevra veya hamle (ölçülü frenleme, düşük hızla da olsa kaçınma manevrası,
trafik akışında yol üstünde karşısına çıkabilecek olguları gözeterek frenlemeye uygun düşük hızda seyir vb.) yapabileceği veya benzeri durumun yaşanabileceğini öngörerek fiili taşıma edimini yerine getirmesi gerektiği, bu yönde yüksek özen gerektiren bir operasyon yürütüldüğü-mevcut haliyle taşıyıcının daha yüksek özen ile zarardan kaçınabileceği veya zararı azaltabileceği senaryoların varlığına kanaat oluştuğu, dolayısıyla taşıyıcının zarardan sorumlu olabileceği sonucuna varıldığı, elbette bu hususlarda nihai takdirin sayın mahkemede olduğu.
İl üili süreçte sayın mahkemenin aksi görüşü olması durumunda taşıyıcının zarardan sorumlu olamayacağı noktasının da rapor içerisinde belirtildiği, Taşıyıcının TTK Md.882 uyarınca sınırlı sorumluluk hakkı olduğu, TTK Md.889 uyarınca ağır kusurunun olmadığı sonucuna varıldığı, 791.350 SDR sınırlı sorumluluk üst limitinin hesaplandığı"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Dava; hukuki niteliği itibariyle davalılar aleyhine --------- İcra Müdürlüğünün ----------- E. Sayılı icra dosyası ile başlatılan icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.TTK. nun 1459, maddesi hükmüne göre de.
Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlüdür.Yeni TTK. 1409. maddesinin 2. fıkrasına göre; sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.
(Eski TTK. md. 1281/2)Davacının dava dışı sigortalısı ---------- ------------- sayılı Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ile nakliyat rizikolarına karşı sigortaladığı “ Uyuşmazlık konusunun jeneratörün --------- ------------- taşınması hakkında olduğu, yıllık teminat bedeli 1.276.380,194-TLolduğu,
Dava dışı sigortalı ----------- ile ------------- arasında bir satış sözleşmesi kurulduğu, 28.02.2020 tarihinde kesilen ------------ numaralı fatura uyarınca, ---------- kodlu “Güç Transformatörü ve aksesuarları” açıklamalı ürünün toplam 3.795.000,00 TL bedel karşılığında ------------Ş.'ye satıldığı,
-------------- işletmesinin bu sürecin Satıcı tarafı, ------------ ise Alıcı-satın Alan tarafı olduğu,------------ numaralı E-İrsaliye, taşıma İrsaliyesi, dosyada sunulan ve her sayfası ------------- tarafından imza ve kaşelenmiş olan 6 sayfalık sözleşme uyarınca davalı --------- işletmesinin Akdi Taşıyıcı ve Fiili Taşıyıcısı, davalı - -------------- işletmesinin Taşıt Sahibi-kiraya Veren sıfatının olduğu, Davalı ----------- ise her ne kadar --------- İrsaliyesinde şoför olarak bilgisi yer almasa da, resmi kaza tutanağında ------------ şoför olarak kaydının yer aldığı,
TTK Md.879/1 uyarınca davalı ----------- hal ve hareketinden doğacak zararda taşıyıcının sorumluluğu olacağı,Dava konusu taşıma işinin ----------- sınırları içerisinde organize edilen, ---------- araçlar ile gerçekleştirilen ve uygulamada proje-ağır nakliyat örneği olduğu, bu doğrultuda TTK hükümlerinin söz konusu taşıma işinde uygulama alanı bulacağı, TTK Md.850/1-2 uyarınca davalı ----------- Taşıyıcı sıfatı sabit olup; özellikle yazılı taşıma sözleşmesi ve taşıma irsaliyesi içeriği TTK Md. 856/1-2 uyarınca taşıma senedi niteliği taşıdığı, TTK Md.875/1 uyarınca taşıyıcının taşıma sürecindeki zarardan sorumlu olduğu,
TTK Md.882 uyarınca taşıyıcının sınırlı sorumluluk hakkı ve TTK Md.889/1 uyarınca bu hakkın kaybına ilişkin hükümlerin mevcut olduğu, Dava konusu zarar miktarının; trafonun tamiratı için gerekli işçilik, parça, düzeltme vb. işlemlerden kaynaklandığının anlaşıldığı, bu doğrultuda zarar tutarının 47.160 USD (323.762,84TL) olacağı,Mevcut olayda, iddianın başka bir araçtan düşen bir lastik sebebiyle kazanın meydana geldiği, bunu engellemenin bir imkan veya ihtimali olmadığına dayandığı.
Lakin yaşanan olayda her ne kadar trafik akışını aksatacak nitelikte başkaca bir araçtan kaynaklı yola savrulan lastik taşıyıcı açısından kaçınılamayacak bir durum olduğu kanaatini uyandırsa da; taşıyıcının özeni, yalnızca taşımaya kabul aşamasında yapması gerekenler ile sınırlı kalmayacak; yol-güzergah-sürüş manevra etkileri-yol altyapısı ve koşullarının da takibi ve bilgisini de kapsaması gerektiğinin mahkememizce kabul edildiği,
Bu doğrultuda Aksi durumlar ispat edilene kadar, bu denli uzmanlık gerektiren bir taşıma operasyonunda deneyimli olarak çalışan bir şoförün, olaydaki zararı azaltabileceği bir manevra veya hamle (ölçülü frenleme, düşük hızla da olsa kaçınma manevrası, trafik akışında yol üstünde karşısına çıkabilecek olguları gözeterek frenlemeye uygun düşük hızda seyir vb.) yapabileceği veya benzeri durumun yaşanabileceğini öngörerek fiili taşıma edimini yerine getirmesi gerektiği,
bu yönde yüksek özen gerektiren bir operasyon yürütüldüğü -mevcut haliyle taşıyıcının daha yüksek özen ile zarardan kaçınabileceği veya zararı azaltabileceği senaryoların varlığına kanaat oluştuğu, dolayısıyla taşıyıcının zarardan sorumlu olabileceği sonucuna varıldığı,Taşıyıcının TTK Md.882 uyarınca sınırlı sorumluluk hakkı olduğu, TTK Md.889 uyarınca ağır kusurunun olmadığı sonucuna varıldığı,
791.350 SDR sınırlı sorumluluk üst limitinin hesaplandığı anlaşılmıştır.Davalılar vekili 05.09.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunmuştur.TTK Madde 855- (1) Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü deleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar.(2) Bu süre, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi; yolcu taşımasında, yolcunun varma yerine
ulaşma tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış ise,zamanaşımı süresi, eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar.(3) Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla;
rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararıbulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar.” 17/01/1972 gün --------- Esas ------------ Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, sigorta tazminatını ödeyen sigortacının zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı davada zamanaşımı, sigorta ettirenin aynı şahıs aleyhinde açabileceği davanın zamanaşımına tabidir ve aynı tarihte başlar.
6102 sayılı TTK 855/3. maddesi taşıyıcının bir diğer taşıyıcıya rücu etmesi ile ilgili olup sigorta şirketinin açtığı rücu davasına uygulanmaz. Yani, 6102 sayılı TTK 1472. maddesi gereğince yasal halefiyet hakkına sahip olan davacı, selefi bulunduğu kişi davayı hangi zamanaşımı süresi içinde açması gerekiyorsa davayı o süre içinde açması gerekir.
Bu durumda, TTK 855/2. maddesi gereğince eşyanın teslim tarihinden, eşya tamamen zayi olmuş ise eşyanın teslimi gereken tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi bulunduğunun gözetilmesi ve bu gerekçeyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK 437/7. maddesi gereğince açıklanan bu gerekçeler ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.Teslim tarihinin sözleşmeye göre 13.07.2020 tarihinden 5-6 gün sonra olduğu, Kaza tarihinin 23.07.2020 olduğu,
Yapılan Sigorta Ekspertiz incelemesi ile sigortalı zararı 47.160 USD olarak belirlendiği, davacının sigortalısına 22.01.2021 tarihinde 153.759,84 TL sigorta tazminatı ödediği, ve sigortalının haklarını yazılı temlikname ile de devir aldığı,İcra Takibinin 06.08.2021 tarihinde, teslim tarihinden ve ya davacı sigortanın borcunun ifa ettiği tarihten 1 yıllık süre dolduktan sonra başlatıldığı anlaşılmakla, davacı sigortacının rücu alacağının zamanaşımına uğramış olduğu kanaati ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/410, K. 2025/310, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama