KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/489
- Karar No
- 2024/800
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
Karar Metni
1.361 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/489 Esas
KARAR NO: 2024/800
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/11/2021
KARAR TARİHİ: 15/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı ile %50-%50 hisseli ortak dükkan aldıklarını, bu dükkanın bir süre sonra 35.000,00 USD karşılığı satıldığını, bu ortak para ile ticaret yapmaya ve ---------- ürün getirmeye karar verdiklerini, bu iş için davalının ----------- isimli şahıs firmasını kurduğunu, dükkan satışından hissesine düşen 17.500 USD’nin üzerine 4.350 USD daha ilave ederek davalının yapacağı işe %50 hisseyle ortak olduğunu, bu işin konusunu oluşturan ürünlerin ----------- ithal edildiğini, fakat ürünlerin üzerine 3
hafli firma logosu yazılmadığı gerekçesiyle ---------- ürünlerin ----------- girişini reddettiğini ve mahremine iadesini istediğini, ürünlerin ---------- geri gönderildiğini ve davacının, 14.350
TL karşılığı 1.750 USD ve 10.100 TL karşılığı 1.250 USD olmak üzere, toplamda 24.420 TL ürün gönderme masrafı ödediğini; bu masraf tutarını davalı ile yarı yarıya ödemeleri
gerekirken, davalının ödeyemeyeceğini bildirmesi üzerine tamamını ödemek zorunda kaldığını sonrasında davalının bu işi tek başına yapacağını söylediğini ve davacıyı devre dışında
bıraktığını beyan ederek ödediği 21.850,00 USD ana para ile bu iş için harcadığı 24.420,00 TL karşılığı 2.500,00 USD'nin davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin kendi ticaretini tek başına şahıs şirketi olarak sürdürmekte olan bir tacir olduğunu, demir/çelik vs. toptan ticaret ve gayrimenkul alım-satım işi yaptığını, davacının da tacir olup, ---------- Ticaret Odası'nın ---------- sicil numarasına kayıtlı--------- Şti.nin ortağı ve müdürü olduğunu, tarafların benzer sektörde faaliyet gösterdiklerini, davacının müvekkiline demir/çelik vs. toptan ithalatı hususlarında tanışıklığı ve tecrübesi nedeniyle sözlü olarak yardımcı olduğunu, ancak davacının hiçbir zaman müvekkilinin şahıs şirketine veya ---------- getirilecek ürünlerin ithalatına ve kazancına ortak olmadığını,
davacının müvekkili ile bir defaya mahsus ortak olduğu iddiasını kabul etmediklerini, müvekkilinin ---------- yapılacak ithalat ile ilgili bilgileri paylaştığı için davacının dava dilekçesinde yazdığı bu bilgileri detaylı bildiğini, davacının 35.000.00 USD'ye dükkan satıldığı iddiasını kabul etmediklerini, davacının dava açmadan önce iddia ettiği borç para alacakları ile ilgili borç paranın iadesi ihtarı göndermesi ve bu ihtarın üzerinden 6 hafta geçmesi gerektiğini, bu hususun yasal bir zorunluluk ve dava şartı olduğunu,
taraflar tacir oldukları için ve iddiaya göre --------- yapılacak ithalat ile ilgili borç para verme iddiası olduğundan işbu davada dava şartı olan arabuluculuğa başvuru şartı bulunduğunu, davacının arabuluculuğa başvurmadan dava açtığı için dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini istediklerini, taraflar tacir olduklarından ve ---------- yapılacak ithalat ile ilgili bir borç para verme durumu iddia edildiğinden işbu davada görevli mahkemenin ---------- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu beyan ederek davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava. Hukuki niteliği itibariyle alacak istemine ilişkindir. ---------- sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilip kesinleşen dosya Mahkememizce esas alınarak yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkememiz 04/07/2022 tarihi tensip tutanağı gereği davacı tarafa arabuluculuk tutanağı sunulması hususunda süre verildiği, görevli mahkeme olan ticaret mahkemesinde davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlandığı anlaşıldığından Mahkememizce esasa girilmiş,
ilk dava tarihine göre arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermek yasanın uygulanmasındaki amacına uygun düşmeyeceğinden yargılamaya devam edilmiştir .Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı ve davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunup bulunmadığı sorulmuş gelen yazı cevabında davacı ...'ın gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, davalı ...'nin gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğu bildirilmiş ve davacı tarafça arabuluculuk tutanağının dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Davacı vekili tarafından 27/12/2022 tarihinde tamamlama harcı yatırılmıştır.Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya nitelikli hesaplama uzmanı ve Gümrük uzmanı bilirkişi heyetine tevdii edilerek rapor alınmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 17/04/2024 tarihli raporda özetle; "davacının davalıya, iddia ettiği gibi 21.850 USD tutarında ortaklığa katılım payı (adi ortaklığa katılma sermayesi) verdiğini ispata yönelik somut delile de tarafımca rastlanmadığı,
Adi Ortaklık (Adi Şirket) akdi ilişkisi taraflar arasında karmaşık sonuçlar doğuran bir akdi ilişki olduğundan, uygulamada büyük çoğunlukla “yazılı şekilde” akdedilen ve “adi ortaklığın konusunun (amacının), tarafların adi ortaklığa koydukları sermayenin, tarafların kardan alacakları payların, zarara katılma paylarının vb detaylı olarak yazıldığı bir sözleşme (adi ortaklık sözleşmesi) ile kurulduğu,
Ödünç akdi ilişkisi ise, taraflar arasında karmaşık olmayan sonuçlar (basit sonuçlar) doğurun bir akdi ilişki olduğundan, uygulamada çoğu zaman “sözlü olarak” akdedilen bir sözleşme ile kurulmakta ve akabinde borç olarak verilen tutar Banka Havalesi yoluyla ödenmekte ya da elden verilmektedir.
Taraflar arasında Adi Ortaklık (Adi Şirket) akdi ilişkisi ya da Ödünç akdi ilişkisi kurulduğunu ispata yönelik somut delile tarafımca dosya içeriğinde rastlanmadığı, ödünç akdi ilişkisi, uygulamada çoğu zaman “sözlü olarak” akdedilen bir sözleşme ile kurulmakta ve akabinde borç olarak verilen tutar Banka Havalesi yoluyla ödenmekte ya da elden verildiği,
bu durumlar karşısında, davalının iddia ettiği gibi, davacı ile davalı arasında kurulan bir Ödünç akdi ilişkisine istinaden, “borç verilmek” amacıyla toplam 24.420 TL'nin Banka Havalesi yoluyla davalıya ödenmiş olması “hayatın olağan akışına” uygun olduğu için, davacının işbu 24.420 TL'lik tutarı davalıya ödünç olarak vermiş olduğunun ve dolayısıyla da davacının bu tutarın iadesine ilişkin alacağa (iade alacağına) sahip olduğunun kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, dava dosyası içeriğine göre; davacı ödünç vermiş olduğu tutarın iadesini ilk defa dava tarihi itibariyle talep ettiği, bu durum karşısında;
davalının ödüncü geri verme borcu (davacının iade alacağı) dava tarihi itibariyle muaccel olmamış olup, dava tarihinden 6 ay sonraki tarih olan 29.05.2022 tarihi itibariyle muaccel olmuştur. Dolayısıyla dava tarihi itibariyle henüz muaccel olmamıştır." şeklinde sunmuştur. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, ayrı ayrı beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından.
Somut uyuşmazlıkta, davacı, taraflar arasında ----------- mal ithal edilip kazancın paylaşılmasını konu edinen bir “adi ortaklığın” kurulduğunu ve adi ortaklığa istinaden davacı tarafından davalıya para (ortaklığa katkı sermayesi ve nakliye masrafı) gönderildiğini iddia etmekte; davalı ise, taraflar arasında davacının iddia ettiği gibi bir “adi ortaklığın” kurulmadığını, davacı tarafından davalıya sadece, “borç” olarak, nakliye masrafları için kullanılan tutar olan toplam 24.420,00 TL'nin gönderildiğini, iddia etmektedir.Davacının, kendisi tarafından verilen parayla ortak dükkan alındığı,
daha sonra 35.000,00 USD bedelle bu dükkanın satıldığı, dükkan satışından elde edilen paranın yarısından kendisine ödenmesi gereken 17.500 USD paranın davalı tarafla kurulan ortaklık amacıyla kullanıldığı iddiasına dair sözleşme, tapu kaydı vb. bir delil sunmadığı, davacı tarafından ---------- hesabından -------- --------- hesabına ---------- 01.09.2020/---------- tarih nolu dekont ile 4.350 USD eft yapıldığı beyan edilen dekontun okunaklı olmadığı, bedel ve açıklama tespit edilemediği,
fatura ve sair evraklarda Gümrük Müdürlüğü antrepoda bulunan konşimento kapsamında işlem gören eşyanın taraflar arasında ortaklık kurulması yoluyla ithal edilerek kar elde etmek amacıyla hareket edildiğinin ispatlar nitelikli belge olmadığı,
taraflar arasında yazılı ya da sözlü adi ortaklık kurulduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı görülmekle 21.850,00 TL USD alacak talebi yönünden davanın reddine, davalı tarafında kabulünde olan davacı tarafından davalıya gönderilen 24.420,00 TL'lik tutarı davalıya borç olarak vermiş olduğunun ve dolayısıyla da davacının bu tutarın iadesini talep edebileceğine kanaat edilmiş, TBK.md.392'deki hüküm uyarınca;
ödünç alan davalının ödüncü geri verme borcu, ödünç veren davacının ilk talebinden itibaren altı ay geçmekle muaccel hale geleceği, dava tarihinden altı ay sonrası temerrüt tarihi kabul edilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/489, K. 2024/800, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama