KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/272
- Karar No
- 2025/49
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
Karar Metni
1.304 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/272 Esas
KARAR NO: 2025/49
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/09/2014
KARAR TARİHİ: 21/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Taraflar arasında 15/07/2013 tarihinde hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre davalının ------- --------- Cad.
No:----------- adresinde bulunan tesisinde davacının " danışma , yönlendirme, gözetim, saha kontrolleri, kapı giriş-çıkış kontrolleri, karşılama ağırlama, protokol ve sair işlerin" yapacağı hususunda anlaşıldığını, kendilerinin sözleşmede tanımlanan bu işleri yapması için gerekli olan tedbirlerin kendisine defalarca şifahi olarak,
hırsızlık gerçekleştikten sonra da yazılı ve mail olarak düzenlenen güvenlik raporlarında 11 madde halinde bildirilen güvenlik önlemi kalemlerini davalının yerine getirmediğini, 09/09/2013 tarihinde davalının işyerinden hırsızlık olduğunu ve 600 metre uzunluğunda olduğu iddia edilen kablonun şantiyeden çalındığını, davalı tarafından, yapılan bildirim dikkate alınmamakla beraber çalınan kabloların bedelinin talep edildiği, ancak kendilerinin olayda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının muhataba bildirildiği,
buna rağmen kablo bedelinin 3 gün içerisinde ödenmesinin davalı tarafından ihtaren bildirildiğini, ihtar sonrası kendileri tarafından şantiyenin istinat duvarlarının dışındaki kum birikintilerinin girişi kolaylaştırması nedeniyle güvenlik tedbirlerinin alınması aksi halde sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğinin davalıya bildirildiği, 31/10/2013 tarihinde davalı için güvenlik raporu düzenlenerek mail olarak gönderildiği ancak buna rağmen hiçbir işlem yapılmadığı, 2013 yılına kadar özel izin belgesinin alınmayacağı ve bu şekilde idare edilmesinin kendilerine beyan edildiği,
davalının şantiyesinde yürütülen hizmet karşılığı, Eylül ayı 6.108,00-TL, Ekim ayı 7.465,33-TL ile Kasım ayı 6.108,00-TL tutarındaki danışmanlık ve güvenlik hizmet bedellerinin fatura ile talep edilmesine rağmen hiçbir ödemede bulunulmadığından toplam 19.681,33-TL 'ye hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında yapılan sözleşme ile davacının kendi faaliyet alanına giren iş ve işlemleri yapmayı kabul taahhüt ettiğini, sözleşme hükümlerine göre işin gereği gibi yapılmaması nedeniyle davalının uğrayacağı zararları tazmin etmeyi davacının kabul ve taahhüt ettiğini, ----------- bulunan şantiyeden 09/09/2013 tarihinde hırsızlık olması nedeniyle 3-4 saatlik zaman dilimi içerisinde davalıya ait 710 metre uzunluğundaki elektrik makara kablosu, 500 metre elektrik kablosunun çalındığını ve 150 metrelik kabloya da keserek zarar verildiğini, davacının bu durumdan ancak ertesi gün haberi olduğu ve davalıya bildirdiğini,
hırsızlık olayının oluş biçimi, çalınan eşyalar, taşınması ve süresinin dikkate alınması gerektiği, oluşan bu zarar nedeniyle 29.886,20-TL +KDV olmak üzere 35.242,12-TL nin faturalandırılarak davacıdan talep edildiği, davacının sözleşmeye aykırı davranarak bu miktarı ödemekten imtina ettiğini, bu nedenle davalı oluşan zararın davacının alacağının mahsup etmek kaydıyla borç olarak işlendiğini, davacının güvenlik raporunu yazılı olarak olaydan 1,5 ay sonra düzenlendiğini, bu tutumunun iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını, sonuçta güvenlik şirketinin ihmali sonucu gerçekleşen hırsızlık nedeni ile davalının zarara uğradığını,
davacının hukuki ve mesnetsiz açtığı davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce verilen 13/12/2018 tarih --------- Esas ----------- Karar sayılı ilamı ile;"... davalıya ait şantiyede yaşanan hırsızlık olayında çalınan ve kesilen elektrik kabloları nedeniyle davalının 35.242,12 TL zarara uğradığı, davacı ... şirketinin olayda % 60 oranında kusurlu olması nedeniyle, zararın davacının kusur oranına isabet eden 21.145,27 TL'sinden davacı ... şirketinin sorumlu olduğu, bu zararın davacının hizmet alacağından mahsubundan sonra davacı alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir..." ----------- sayılı ilamı ile,
" Somut olayda cevap dilekçesi incelendiğinde takas def’inin ileri sürüldüğü görülmektedir. Bu konuda karşı dava açılmasına gerek yoktur. Bu nedenle davalının aşamalarda belirttiği zararının, yöntemine göre belirlenerek sonuca gidilmesi gerekir. Nitekim bilirkişi raporunda da -zararın davalının beyanına göre hesaplandığı, zarara konu malların bedelinin hesaplanması gerektiği- belirtilmiştir.
Buna rağmen mahkemece, hırsızlanan ve zarara uğrayan kablolar ile ilgili uzman bilirkişi raporu alınmadan ve davalının zararı belirlenmeden karar verilmesi doğru olmamıştır
Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabulüne,
2------------ ve 13/12/2018 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına"
Karar verilmiş, mahkememizin ------------- Esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizce dosyanın resen seçilecek elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmesine karar verilmiş, alınan 08/07/2024 tarihli raporun sonuç kısmında,
"1. Hırsızlık konusu emtianın 615 metresi zayi olduğu, 105 metre makarada kaldığı, makarada kalan kablonun gerek sahada gerek satış yoluyla değerinde satışı mümkün olduğu, bu kapsamda kalan 105 metre için zarar bedeli hesaplanmadığı,
2. Hırsızlanan 615 metrenin 105 metresi kanallarda kesili olarak kaldığı, 520 metresi şantiye alanından çıkarıldığı, kanallarda kalan kablo hurdasının değeri düşülmek suretiyle toplam zarar bedeli 2013 yılı zarar tarihindeki piyasa rayiçlerine göre 42.758,00 TL belirlendiği,
3. Kusur tespiti yönünden dosyadaki raporlar esas alınarak icra edildiğinde davacı kusuruna tekabül eden tutarın 25.654,80 TL olduğu,
4. Davacının güvenlik hizmet bedellerinden kesilen toplam 19.681,33 TL yönünden alacak talebi dikkate alındığında, bu değerlendirmeler ışığında herhangi bir alacaktan söz edilemeyeceği"
Yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Dava; güvenlik hizmet sözleşmesinden kaynaklı hizmet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı üç aylık hizmet bedelini talep etmiş, davalı sair savunmalarının yanı sıra sözleşmenin ana unsuru olan güvenlik hizmetinin gerektiği gibi ifa edilmemesi nedeniyle gerçekleşen hırsızlık olayı neticesinde meydana gelen zararların mahsubunu istemiştir.
Tüm Dosya Kapsamı ve İstinaf Kaldırma İlamı Doğrultusunda Alınan Bilirkişi Raporuna göre:
Taraflar arasında 15.07.2023 tarihinde davalının ------------ tesislerinde danışma yönlendirme gözetim saha kontrolleri, kapı giriş-çıkış kontrolleri, karşılama ağırlama protokol vs. İşleri kapsamında hizmet sözleşmesi imzalandığı, ve davacı ... şirketinin 2013 yılı Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ait toplam 19.681,33 TL hizmet alacağı bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, şantiyede yaşanan hırsızlık olayında davacı ... şirketinin kusurlu olup olmadığı, hırsızlık nedeniyle davalının zararının miktarı ve bu zararın davacının alacağından mahsup edilmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Anılan tesiste gerek davacı beyanları gerek davalı beyanları gerekse de emniyet tutanaklarına yansıdığı üzere 09.11.2013 tarihi saat 03:00 civarında hırsızlık olayı meydana geldiği, hırsızların kablonun bir kısmının kesilerek çalındığı, bir kısmının kesilerek şantiye sahasında bırakıldığı, bir kısmının ise makarada kaldığı yönünde olduğu,
Hırsızlık konusu emtianın 615 metresi zayi olduğu, 105 metre makarada kaldığı, makarada kalan kablonun gerek sahada gerek satış yoluyla değerinde satışı mümkün olduğu, bu kapsamda kalan 105 metre için zarar bedeli hesaplanmadığı, Hırsızlanan 615 metrenin 105 metresi kanallarda kesili olarak kaldığı, 520 metresi şantiye alanından çıkarıldığı, kanallarda kalan kablo hurdasının değeri düşülmek suretiyle toplam zarar bedeli 2013 yılı zarar tarihindeki piyasa rayiçlerine göre 42.758,00 TL belirlendiği,
Kusur oranlarının değerlendirilmesine yönelik ----------- talimat dosyasında 12.08.2016 tarihli heyet raporunda hırsızlık olayı ile ilgili davacının yeteri kadar güvenlik tedbiri olmadığı dolayısıyla %60, davalının ise denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyip gereken tedbirleri almaması nedeniyle %40 kusurlu olduğu,nun belirlendiği, davacı kusuruna tekabül eden tutarın 25.654,80 TL olduğu anlaşılmıştır.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 139. maddesinin ilk iki fıkrası, ''1-İki kişi karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. 2- Alacaklardan biri çelişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir.'' hükmünü içermektedir.
Yenilik doğuran bir hak olan takasın, davadan önce ve dava sırasında ileri sürülmesi mümkün olduğu gibi, terditli olarak beyan edilmesi de takasın şarta bağlandığı anlamına gelmemektedir. Dairemizin 04.11.2014 tarihli ve ----------E.------------- K; 08.12.2014 tarihli ve ---------- E.------------- K. sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere, takas talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesi zorunlu olmayıp, savunma olarak da ileri sürülmesi olanaklıdır.
İlke olarak, takas def'i de diğer def'iler gibi cevap dilekçesinde süresinde ileri sürülmelidir. Davacının güvenlik hizmet bedellerinden kesilen toplam 19.681,33 TL yönünden alacak talebinde bulunduğu, davacı kusuruna tekabül eden zarar tutarın 25.654,80 TL olduğu,Davalının cevap dilekçesinde takas def’inin ileri sürüldüğü anlaşılmakla davacının talep edebileceği alacak bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/272, K. 2025/49, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama