KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/197
- Karar No
- 2026/204
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
Karar Metni
1.919 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/197
KARAR NO : 2026/204
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/02/2024
KARAR TARİHİ : 03/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin 08/09/2022 tarihinde saat 15:45 sıralarında --- ait, sürücüsü -- sevk ve idaresindeki ----plakalı araç ile, kaza tespit tutanağında belirtildiği üzere müvekkiline ait aracın sürücüsü ----- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç ---- mahallesinde dört yol kesişimine giriş yaptığı esnada hızla gelen ----- plakalı aracın sol tampondan vurarak çarpması sonucu iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle nezdinizde sigortalı olan aracın sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracı ise değer kaybına uğradığını,
dava konusu kaza sonucu oluşan hasarların giderilmesi amacıyla ---- plaka sayılı aracın servise bırakılmış olup araçta meydana gelen hasarlar tespit edildiğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin aracının değer kaybettiğini, araçta oluşan değer kaybının tazmini için sigorta şirketine KEP üzerinden başvuru yapıldığını, ardından dava şartı arabulucuk yoluna başvurulmuş ve anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama olarak tamamlanmasından sonra da davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını,
müvekkiline ait araçta hasar meydana gelmesi nedeniyle aracın piyasa değerinde değer kaydı meydana geldiği açıkça ortada olup tarafımızca da piyasadaki değer kaybının hesaplanması mümkün olmadığını, bu hususun mahkemece atanacak alanın uzman bilirkişilerce tespit edildikten sonra belli olacak olması nedeniyle belirsiz alacak davası olarak talep etme gereği duyulduğunu,
Yargıtay içtihatları doğultusunda hesaplama yapılarak piyasadaki emsal araçlar ile satış bedeli arasındaki farkın bulunması suretiyle gerçek değer kaybı hesaplaması yapılması gerektiğini beyan ederek belirsiz alacak davası olarak açılan ve bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçta oluşan değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tazminine, poliçenin karşılayacağı miktarın aşan miktar yönünden araç sahibi, araç sürücüsü ve kasko poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığına ilişkin dosyaya başvuru dilekçesi sunulmuşsa da başvurunun yapıldığına ve sigorta şirketi tarafından başvurunun alındığına ilişkin herhangi bir evrak sunulmadığını, davacı tarafın tüm taleplerini öncelikli olarak müvekkiline ait aracın trafik sigortasını tanzim eden sigorta şirketine yöneltmesi gerektiğini, nitekim 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. Maddesi gereğince zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini,
Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Görüldüğü üzere sigorta şirketine başvurulmadan dava açılması kanuna aykırılık ihtiva edeceğini, davacı tarafından ise sadece, "meydana gelen trafik kazası neticesinde, müvekkilimizin aracı değer kaybetmiştir.
Araçta oluşan değer kaybının tazmini için sigorta şirketine KEP üzerinden başvuru yapılmış" denilerek başvuru yapıldığı beyan edilmiş, başvuru dilekçesi sunulmuş ancak başvurunun yapıldığına ve sigorta şirketi tarafından alındığına ilişkin dosyaya herhangi bir evrak sunulmadığını, davacı taraf her ne kadar dava şartı arabulucuk yoluna başvurulduğunu ve arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama olarak tamamlanmasından sonra da davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan etmişse de arabuluculuk başvurusu, dava açılmasının ön şartı olup sigorta şirketine başvuru yerine geçmediğini,
evrakların dosyaya sunulması gerekmekte olup eksikliklerin giderilmesi aksi halde davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafın 08.09.2022 tarihinde saat 15:45 sıralarında müvekkiline ait --- plakalı araç ile, davacıya ait -- plakalı aracın ---- mahallesinde dört yol kesişiminde çarpışması sonucu iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve bu kaza müvekkiline ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu beyan ettiğini, kaza tespit tutanağında müvekkiline ait araç sürücüsünün beyanı "--- sokağı üzerinde hız kurallarına uygun şekilde ilerlerken ----- yönünden gelen araç hızlıydı,
frenlemedi ve bana sağ çamurluğumdan vurdu.
Aracımı kurtarmak için sol tarafa kaçmama rağmen kaza gerçekleşti." şeklinde olduğunu, müvekkiline ait aracın hem zorunlu mali mesuliyet sigortacısı hem de ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı mevcut olup davacı tarafın aracında meydana geldiğini iddia ettiği değer kaybı tazminatının öncelikle sigorta şirketlerinden karşılanması gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının KTK. m. 91’de belirtildiği gibi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları karşılamak amacıyla oluşturulmuş bir zarar sigortası türü olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nı yapan sigortacı poliçede belirlenen limite kadar,
işletenin sorumluluğunu üstlenmekte olduğunu, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu kazada müvekkiline ait araç sürücüsünün kusurlu olduğu kabul edilse dahi, zorunlu mali sorumluluk sigortası kurumunun amacı doğrultusunda davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı miktarı öncelikle müvekkiline ait aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısından karşılanmalı, limitin aşılması durumunda İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısından karşılanmalı, İMMS limiti de aşılırsa -ki sınırsızdır- ancak o zaman Müvekkilden talep edilebilmelidir.
Zira aksi durum ZMMS ve İMMS kurumlarının amacıyla bağdaşmayacağını beyan ederek davacı taraftan sigorta şirketine başvuru yapıldığına ve başvurunun sigorta şirketi tarafından alındığına ilişkin evrakların sunulmasının istenmesine, aksi halde davanın usulden reddine, davacının haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının, tüm talepleri ile esastan reddine, kusur oranına itirazların kabulü ile dosyanın kusur ve değer kaybının tespiti için bilirkişiye tevdiine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 120.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, uyuşmazlık öncesinde müvekkili şirketçe davacının kasko sigorta şirketi ----. hesabına 27.11.2023 tarihinde 120.000,00-TL-TL tutarında araç hasarı (kasko rücu) ödemesi gerçekleştirildiğini, başvuru öncesinde yapılan ödemelerle müvekkili şirketin bakiye teminat kalmamış olup teminat limiti tamamen tükendiğini, kabul anlamına gelmemek ve başvurunun reddine yönelik hakları saklı kalmak kaydıyla bakiye teminat limitinin dikkate alınarak hüküm tesis edilmesini talep ettiklerini,
yetkili ve görevli mahkemede davanın ikame edilmediğini, zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, uyuşmazlık kapsamında karşı yanın netice ve talepleri sarih olmadığını, dolayısıyla netice ve talep yokluğu nedeniyle başvurunun usulen reddine yönelik hüküm tesis edilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete ihbar için gönderilen tebligatta yalnızca dava dilekçesi mevcut olup dava dilekçesi ekleri, tutanaklar, deliller usulüne uygun tebliğ edilene kadar ek savunma haklarının saklı olduğunu,
talebe konu aracın hem yaşı hem kullanım türü itibariyle müvekkili şirketçe objektif hesaplama gerçekleştirilmiş ve işbu hesaplamaya istinaden değer kaybı oluşmayacağından ödeme yapılmadığını, işbu hesaplama doğrultusunda başvuranın bakiye zararı oluşmayacağı aşikar olduğunu, başvurunun reddini talep ettiklerini, aracın geçmişte aynı bölgeden hasar mevcut ise, ikinci kez aynı bölgeden alınan hasarın araçta değer kaybı yaratmayacağı Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, aracın ağır hasar kaydı mevcut ise araçta değer kaybının meydana gelmeyeceğini,
Anayasa mahkemesi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının yalnızca bazı maddelerini iptal etmiş olup, iptal edilmeyen maddelerin, değer kaybının hesaplanması ve değerlendirilmesi süreçlerinde uygulanması ve kaza tarihi itibariyle, yürürlükte bulunan Genel Şartlar uyarınca, yapılacak olan bilirkişi incelemesinde tazminat hesabında Genel Şartlarda yer alan unsurların dikkate alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla olası bilirkişi heyeti atamasında aracın kaza tarihindeki rayiç değeri dikkate alınmalıdır.
Kaza tarihi 08.09.2023 olup, kaza tarihindeki aracın rayiç değerine yönelik piyasa araştırması yapılmalı eğer araştırmadan bir sonuç alınamıyor ise enflasyon ve ikinci el piyasasındaki ekiler gözetilerek bir hesaplama yapılmasını talep ettiklerini beyan ederek davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davaya cevap verilebilmesi için öncelikle H.M.K. 121 md. gereği delillerin tarafımıza tebliği gerektiğini, Sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve verdiği zarar nispetinde olduğunu, poliçeden doğan sorumluluklarının trafik sigortası limitlerinin tükenmesi ile başladığını, bu kapsamda sigortalı araca ilişkin trafik sigortası limitlerinin tükenip tükenmediğinin kontrolü ve limitin tükendiğine dair davacı tarafa ödenen tutarı gösterir dekontun mahkemeye sunulması gerektiğini, trafik sigortasındaki limitin tükenmemesi halinde tarafımıza karşı dava ikame edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, araç tescil bilgilerinin, sigorta şirketine başvuruya dair bilgi belgelerin 08/09/2023 tarihindeki ----- plakalı araçların karıştığı kazaya ilişkin olarak oluşturulan hasar dosyasının ve poliçe bilgilerinin, ----- plakalı araca ilişkin tramer, hasar, poliçe kayıtlarının incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır. --- müzekkere yazılarak hesabına 27.11.2023 tarihinde---- 120.000 TL ödemenin - plakalı aracın hasar ödemesine dair olup olmadığı,
----- 27.11.2023 tarihinde yapılan 120.000 TL ödemenin ---- plkalı aracın hasar ödemesine dair olup olmadığının sorulmuş, müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Dosya konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi 23/08/2025 tarihli raporunda özetle: " Sürücü --- idaresindeki ----- plakalı kamyoneti ile
seyrederken kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymadığı; soldaki yoldan kavşağa
geldiği halde sağdaki yoldan kavşağa gelen ------ plakalı otomobilin önce
geçmesine fırsat vermediği ve çarpıştığı için KTK 57/c/2 - 84/h ve KTY 109/c/3 -
157/a/8 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana
gelmesinde asli ve %75 kusurlu olduğu; Sürücü --- idaresindeki -/--- plakalı otomobil
ile sağdaki yoldan kavşağa yaklaşırken yeterince yavaşlamadığı ve soldaki yoldan
kavşağa kontrolsüz giren ----- plakalı kamyonet ile kazaya karıştığı için
KTK 52/a ve KTY 101/a maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın
meydana gelmesinde tali ve %25 kusurlu olduğu; Davalı --- sahibi olduğu --- plakalı aracın sürücüsü
---- kusurundan KTK 85/1-5 maddesi gereğince kendi kusuru
gibi ve kusuru nedeniyle oluşan zarardan müştereken ve müteselsilsen
sorumlu olduğu; Dava konusu ---plakalı, ----- model, 60.009 km’de ve 08.09.2023 tarihinde kazaya karışmış, ------ adına tescilli hususi otomobilin kaza tarihinde rayiç değerinin
hasarsız 794.000 TL, onarıldıktan sonra 774.000 TL, piyasa şartlarında değer
kaybının 794.000 – 774.000 = 20.000 TL ve davalı sürücünün %75 kusur oranına
denk kısmın %75 x 20.000 = 15.000 TL olduğu; İşbu rapor da sorumluluklar belirlenirken zaman ekonomisi yönünden ------plakalı otomobilin onarım bedeli karşılığı rücuen 120.000
TL ödenerek KZMSS teminatının tüketildiğin kabul edildiği ancak söz konusu
kabulün ödeme belgesinin sunulması kaydıyla geçerli olduğu; ----. tarafından KZMSS teminatından------
rücuen 120.000 TL ödendiğini ispatlayan belgenin sunulması kaydıyla
tazminat sorumluluğunun olmadığı;----- plakalı otomobilin değer kaybının 15.000 TL kısmının,
a) Davalı ---- ile davalı ------ kaza tarihi
08.09.2023 itibariyle, b) Davalı -----İMSS teminatından TTK 1427 gereğince
temerrüt tarihi 18.01.2024 itibariyle,
avans faizi ile müştereken ve müteselsilen talep edilebileceği" tespitinde bulunmuştur.
Davacı vekilinin değer attırım dilekçesi sunduğu, davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Davacıya ait ----- plakalı otomobilin hasar tutarı karşılığı kasko sigortacısı ----- 120.000 TL ödenerek teminatın tüketildiği anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; 08/09/2023 tarihinde davacı tarafa ait dava dışı sürücü ’
----kullandığı ----- plaka nolu otomobil ile davalı sigortalısı dava dışı sürücü -- kullandığı ------
plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasının davacı tarafa ait -----plakalı araçta değer kaybına sebebiyet vermiş olması nedeniyle davacının maddi tazminatın talebi yönünden bilirkişiden alınan kusur raporu doğrultusunda davalı taraf sigortalısı ------
plakalı aracın sürücüsünün %75 kusurlu olduğu, davacı tarafa ait ----- plakalı aracın sürücüsünün %25 kusurlu olduğu, davalı tarafın, sigortalısının %75 kusuru nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğuna kanaat edilmiş, bilirkişi raporu doğrultusunda kaza neticesinde toplam değer kaybının 20.000,00-TL olup, davalı ----. ve sigortalısının kusuru oranında 15.000,00 TL değer kaybından sorumlu olduğuna kanaat edilmiş, ---- yönünden teminat tükendiğinden davanın reddine karar verilmiş, başvuru tarihinden kırkbeş günü sonrası temerrüt tarihi kabul edilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/197, K. 2026/204, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama