KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/586
- Karar No
- 2024/1038
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
Karar Metni
792 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/586 Esas
KARAR NO: 2024/1038
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/07/2024
KARAR TARİHİ: 19/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı firmaya yapılan toplu yemek hizmetinden dolayı muhtelif tarihli satış faturalarından kalan ödemesini yapmadığı için, davalı hakkında ---------- İcra Müdürlüğü ------------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ancak herhangi bir gerekçe göstermeksizin davalı tarafın süresi içerisinde takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, işbu sebeple, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulüne karar verilerek, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Yapılan icra takibine konu faturalar. 15.444,00 TL bakiyeli 30.09.2023 tarihli, 55.484,00 TL bakiyeli 31.10.2023 tarihli, 14.685, 00 TL bakiyeli 30.11.2023 tarihli, 24.750,00 TL bakiyeli 31.01.2024 tarihli, 26.312,00 TL bakiyeli 31.01.2024 tarihli, 19.497,50 TL 29.02.2024 tarihli satış faturaları olup davacı tarafından iddia edilen fatura bedelleri gerçeği yansıtmadığını, faturalardan dolayı talep edilen; tutar karşılığında ne kadar hizmet verildiği,
yemek sayılarının miktarı, hangi tarihte verildiği vb. açıklayıcı bilgilerin eksik olması sebebiyle davacı şirketten taraflarınca düzenlenen irsaliyeler talep edilmişse de davalıya herhangi bir beyanda bulunulmadığını, davalı müvekkili tarafça da davacı ile aralarında süre gelen cari ilişki güvenine dayanarak irsaliye talebinin karşılıksız kalacağını beklemediğinden ilgili faturalara itiraz edilmemişse de fatura bedelleri gerçeği yansıtmadığı gibi haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafça müvekkili aleyhine icra takibine geçildiğini,
iş bu sebeple açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, fatura alacağına dayalı olarak toplam 156.172,50 TL tutarlı ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.
Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
Öte yandan 6335 sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1).
Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, ----------- çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).
İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1).5362 nolu Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesinde Esnaf ve Sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup,
ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler, olarak tanımlanmıştır.Somut olayda; davalının tacir kaydının olmadığı, vergi dairesine yazılan müzekkereye göre de, esnaf sınırını aşan vergi mükellefi olmadığı, davalının tacir olmamasından dolayı davanın nispi ticari dava niteliğinde olmadığı,
söz konusu alacağa yönelik davanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği anlaşıldığından görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/586, K. 2024/1038, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama