KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/611
- Karar No
- 2025/202
- Karar tarihi
- 5 Mart 2025
Karar Metni
781 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/611 Esas
KARAR NO: 2025/202
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/08/2024
KARAR TARİHİ: 05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı aleyhine, ---------- İcra Müdürlüğünün ------------ E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafından icra takibine ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edildiğini, akabinde icra dosyası yetkili icra müdürlüğüne gönderildiğini, ----------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayısı ile icra takibine devam edildiğini, davalı tarafın takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, açıklanan nedenlerle davalının haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptaline, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın öncelikle yetki itirazı, husumet, görev itirazı, hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden davanın reddine, bu talep kabul görmez ise davanın esastan reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi yapması nazara alınarak %20 Kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali davasıdır. Görev dava şartı olup, Mahkemece her aşamada re'sen nazara alınması gerektiğinden, öncelikle Mahkememizin görevli olup olmadığını tartışmak gerekmiştir.Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nisbi ticari davalardan olması gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nisbi ticari davalar ise, her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
Öte yandan 6335 sayılı Kanunun 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.
Eldeki davanın, fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı istemi olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle dava, mutlak ticari dava değildir. Bu durumda işbu dava bakımından nisbi ticari dava koşullarının araştırılıp değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar; kanunda sınırlı sayıda sayılmış olup, nispi ticari davalar da her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerine ilişkin olması şartına bağlı tutulmuştur. İşyeri olan her şahsın aynı zamanda tacir olduğu söylenemez.
Tarafların, esnaf olup olmadığının araştırılarak görev hususununu değerlendirmek gereklidir.İlgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davacının hangi usulle defter tuttuğu (bilanço-işletme) yıllık mal alış satış miktarı, esnaf sınırını aşıp aşmadığı, tacir olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi istenmiştir. ------------ Vergi Dairesi cevabında,
davalının serbest meslek unsuru (Mali Müşavirlik Hizmetleri) yönünden gelir vergisi mükellefi olduğu bildirilmiştir.6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2).
Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).
İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1).5362 nolu Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesinde Esnaf ve Sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, ------------- Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup,
ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler, olarak tanımlanmıştır.Somut olayda; davacının tacir kaydının olmadığı, vergi dairesine yazılan müzekkereye göre de, serbest meslek yönünden gelir vergisi mükellefi olduğu, davalının tacir olmamasından dolayı davanın nispi ticari dava niteliğinde olmadığı,
söz konusu alacağa yönelik davanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği anlaşıldığından görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/611, K. 2025/202, 5 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama