KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/689
- Karar No
- 2025/804
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
Karar Metni
1.442 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/689 ESAS
KARAR NO:2025/804
DAVA
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/09/2024
KARAR TARİHİ: 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkil şirket bünyesinde ---- tarihleri arasında “Müşteri Yöneticisi”
pozisyonunda çalıştığını, davalının işten ayrıldıktan kısa süre sonra aynı alanda faaliyet gösteren ----- firmasında işe başlayarak rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, oysaki sözleşmeye göre davalının müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra 3 ay boyunca müvekkili ile rekabet halinde olan bir firmada işe başlayamayacağını, davalıya---- yevmiye numaralı
ihtarname ile rekabet yasağını ihlal ettiğine ilişkin bildirimde bulunulduğunu, bu nedenle davalının 3 aylık brüt ücret tutarı olan 255.981,45 TL cezai şartın temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İş sözleşmelerinde işçi aleyhine tek taraflı cezai şart hükmünün bulunamayacağını, davacı ile imzalanan sözleşme kapsamının ticari sır olarak nitelendirilebilecek bir bilgiyi içermediği, dava konusu
rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olmadığını, davacı ile dava dışı firma faaliyet konularının çok büyük kısmının farklı işler olduğunu, müvekkilin davacı firmada donanım satışı yaptığını ancak ----ticari satışlarının büyük çoğunluğunun son kullanıcı destek hizmetlerinden ibaret olduğunu, bu nedenle salt sicil kayıtları üzerinden sonuca gidilemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; Rekabet yasağının ihlalinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.Mahkememizce ---- müzekkere yazılarak Davacı ---- dava dışı ------ faaliyet konusu ve sicil kayıtlarının gönderildiği, Davacı ---- dava dışı ---- müzekkere yazılarak davalı ----- iş yeri özlük dosyasının gönderildiği, Davalı ----- incelenmek üzere dosya arasına alındığı görülmüştür.
Tanık ----- tarihli duruşmaya katılarak beyanında.
Ben davacı şirkette 2018 Ekim ayından beri genel müdür yardımcısı olarak çalışıyorum, davalı 2023 Mayıs ayında çalışmaya başlamıştır, müşterilerden sorumlu satış temsilcisi idi, davalı işini yapabilen bir personeldi çalışması ile ilgili bir sıkıntısı yoktu, kendisi istifa etti, bu şekilde iş akdi son buldu, şirketimiz müşterilere bilgi teknolojisi hizmetleri sunmaktadır, davalı bu hizmetlerin satışından sorumludur, müşterilerle doğrudan iletişim halindedir, bu nedenle müşterilere ve maliyetlere, fiyatlara vakıftır, satış aşamasında çalışmaktaydı, davalının üretim aşamasında bir rolü yoktur,
----- çalıştığım şirkete faaliyet konusunda rakip bir şirkettir, davalı işten ayrıldıktan sonra bu şirkete geçti, doğrudan müşterimizin rakip şirkete davalı vasıtasıyla geçtiğine dair yada kar kaybı olduğuna dair bilgim yok, ancak sattığımız hizmetlerin 1-3 yıl civarı hizmetin türüne göre süreleri vardır, bu nedenle şirketimizden ayrılıp başka bir şirkete geçen personelin bir anda müşteri profiline diğer şirkete taşıması mümkün olmayabilir ancak uzun vadede mümkündür, demiştir.
Tanık ---- tarihli duruşmaya katılarak beyanında.
Ben davalıyı dava dışı ---- birlikte çalışmamızdan dolayı tanırım, davalı ben işe başlamadan önce bu şirkette çalışıyordu, portföy satışçısıydı, ben 2022 Mart ayında satış direktörü olarak işe başladım, Mart 2025'te işten ayrıldım, davalı çalışmaya devam ediyordu, işini yapabilen bir personeldi, çalışmasıyla ilgili bir sıkıntısı yoktu, davalı bana bağlı olarak çalışıyordu, davalı müdür olarak görev yapıyordu, bir kısım görevi mevcut müşterilerin kontratlarının yenilenmesi idi, yine mevcut müşterilere farklı ürünlerin satışından sorumlu idi, görev tanımı bu şekilde idi, bulut servisleri, son kullanıcı destek hizmetleri satmaktaydık,
davalı önceki çalıştığı şirketten herhangi bir hizmet bilgisi yada müşteri bilgisi getirmemiştir, yaptığı iş farklı idi, ----- daha küçük müşteri grubundan yani işlem hacmi bakımından daha küçük işletmelerden sorumlu idi, önceki çalıştığı şirkette ise mali bakımından daha büyük müşteri grubu misal zincir marketlerle çalışmış, bu nedenle çalıştığı müşteri profili farklı idi, Davalının daha fazla müşteri hedefi bulunmamaktaydı daha fazla müşteri getirmek prim sebebi değildi, belirli olan müşteri grubu ile çalıştı, önceki şirkette donanım ağırlıklı bir satış vardır, ancak --- böyle bir durum yoktur,
demiştir.Tanık ---- tarihli duruşmaya katılarak beyanında.
Ben davalıyı ---- birlikte çalışmamızdan dolayı tanırım, ben 3,5 yıldır----şirketinde çalışmaktayım, davalı bildiğim kadarıyla önce ------ şirketinde çalışmış daha sonra davacı şirkete geçmiş ayrıldıktan sonra ----- şirketinde yeniden işe başlamış, davalı başladığında ben çalışıyordum, ben teknik satış müdürü olarak çalıştım, davalı mevcut müşteri yönetim müdürü olarak çalışmaktadır, davalının verdiği tüm teklifler benim elimden geçmektedir bu nedenle çalışmasına bizzat şahidim, davalı işini yapabilen bir personeldir, çalışması ile bir sıkıntısı yoktur, davalı şirkette kobilere yani küçük müşterilere bakmaktadır,
belli segmentin altına bakmakta ve mevcut müşterilere bakmaktadır, yeni bir müşteri profili oluşturmamıştır, yeni müşteri getirmek gibi bir sorumluluğu yoktur, bunun karşılığında prim teklif edilmemektedir, davalı önceki şirkette donanım ağırlıklı satış yapmış, ----- şirketinde öyle bir hedef yoktur,yeni müşteriye donanım satılmaz, mevcut müşterinin bazen donanım ihtiyacı olur ancak o da bir prim sebebi değildir, bazen aynı ürüne hem büyük hemde küçük profilde müşterilerin ihtiyacı olduğu olur, ancak her iki profile bakan personel farklıdır, davalı tarafından herhangi bir üretim sırrı ---şirketine taşınmamıştır,
davacı şirket ---- içerisindedir, bu nedenle müşteri profili --- daha yüksektir, davalı ------ müşteriden sorumludur, bunlarında yaptığı ödeme 300-400 Dolar civarındadır, demiştir. Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 04/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle. "1.
Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, 2. 14.04.2025 tarihinde mahkeme salonunda yapılan incelemede ---- yılı ticari defterlerinin ibraz edildiği, bu defterlerin Vergi Usul Kanunun 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın
ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, 2024 yılı ticari defterlerine ait e-beratların sunulan usb içeriğinde bulunmadığı, 3. Davacı ve dava dışı firmaların 2023 ile 2024 yıllarında gerçekleştirdiği tüm satış türlerinin kalem bazında incelendiği, buna göre davacı ile dava dışı firmalara ait satışların aynı olup olmadığı veya benzeşip benzeşmediği noktasında teknik inceleme ile sonuca gidilebileceği,
4. Davalının istihdam edildiği 9 aylık dönemde süreklilik arz eden ödemelerin ortalamasının alınmasıyla, ortalama aylık brüt ücretin 116.299,46 TL olarak tespit edildiği, buna göre sözleşmenin 15.1 maddesi kapsamında davalıdan istenebilir cezai şart tutarının 348.898,37 TL olarak hesaplandığı, dava dilekçesinde daha düşük tutarla talep edilen 255.981,45 TL tutarı göz önünde
bulundurulduğunda hususla ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, 5. Yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda,-------- şirketlerinin faaliyet konularının büyük ölçüde benzer hizmet başlıkları altında
toplandığı, ancak uygulama alanları, müşteri segmentasyonu, hizmet derinliği ve uzmanlık konularında belirgin farklılıklar içerdiği tespit edilmiştir.
6. Her iki firma da genel olarak ----altyapı yönetimi, yönetilen hizmetler, ve cloud teknolojileri gibi alanlarda faaliyet gösterse de; ----, daha çok kurumsal düzeyde özel çözümler sunan, ----felaket kurtarma gibi yüksek güvenlik ve entegrasyon gerektiren alanlara odaklanmaktadır. Dava dışı----- ise daha esnek, platform tabanlı ve otomasyona dayalı servis modeli ile farklı ölçeklerdeki müşterilere daha geniş erişim sağlamayı hedeflemektedir.
7. Dolayısıyla şirketlerin aynı sektörde benzer hizmetler sunduğu söylenebilse de, uzmanlık alanları, hedef pazarları ve hizmet sunum biçimleri bakımından tam anlamıyla birebir eşdeğer firmalar olmadıkları teknik olarak değerlendirilmiştir
8. Somut olayda davalı tarafın, davacı şirkette Müşteri Yöneticisi olarak çalıştığı, davalının ticari sır niteliğindeki müşteri bilgilerine sahip olması nedeniyle kendisiyle rekabet yasağı sözleşmesi akdedilebileceği, bu halde rekabet yasağı sözleşmesinin sınırlarının değerlendirilmesi gerektiği,
9. Somut olayda rekabet yasağının süre olarak 3 ay, konu bakımından davacı şirket işleri ile sınırlandırıldığı, yer bakımından ise bir sınırlamanın getirilmediği, zaman ve konu bakımında getirilen sınırlamaların kanuna aykırı olmadığı ancak yer bakımından bir sınırlama getirilmemesinin-----kararlarında rekabet yasağı sözleşmesinin geçerliliği noktasında farklı sonuçlara varıldığı, Sayın Mahkemece rekabet yasağının geçerli olmadığı sonucuna varılması durumunda davalının hukuka aykırı bir eyleminde bahsedilemeyeceği,
10. Sayın Mahkemece rekabet yasağının geçerli olduğu sonucuna varılması durumunda ise rekabet yasağına aykırı bir eylemin mevcut olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, Raporumuzun teknik kısmında,----
faaliyet konularının büyük ölçüde benzer hizmet başlıkları altında toplandığı, ancak uygulama alanları, müşteri segmentasyonu, hizmet derinliği ve uzmanlık konularında belirgin farklılıklar içerdiğinin tespit edildiği, bu halde davalının rekabet ilişkisi içinde olmadığı bir şirkette işe başlamış
olması nedeniyle rekabet yasağına aykırı bir eylemin varlığından bahsedilemeyeceği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. " denilmiştir.
Davacı vekili 30/07/2025 tarihli dilekçesi ile; taraflar arasında sulh yapıldığını, davadan feragat ettiklerini davalıdan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadıklarını beyan etmiştir. Davalı vekili 31/07/2025 tarihli dilekçesi ile feragatı kabul ettiklerini davacı taraftan vekalet ücreti ve yargılama taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir.
6100 Sayılı HMK.'nın 309. maddesinde "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." düzenlemesi bulunmaktadır.
Bu itibarla, açılan davadan feragat edilmiş olduğundan, yukarıda açıklanan hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/689, K. 2025/804, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama