KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/80
- Karar No
- 2025/1055
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
Karar Metni
1.847 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/80
KARAR NO : 2025/1055
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/01/2024
KARAR TARİHİ : 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 24.06.2023 tarihinde, sürücü --- idaresindeki ----- plakalı Tır aracı ile sürücü ----- idaresindeki ----- plakalı minibüsün kazaya karıştığını; kaza tespit tutanağını ve Adli Tıp Kurumun'dan alınan raporda sürücü ----- kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun tespit edildiği.
Davacıların müşterek çocukları 26 yaşındaki --- kaza anında -- plakalı minibüste yolcu olarak bulunduğu ve ex olduğu; ---- plakalı minibüsün sahibi ve ---- KZMS Sigortacısı oldukları için zarardan sorumlu olduklarını; arabuluculuk sürecinin uyuşmazlıkla sonuçlandığı açıklanarak;
fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla müteveffanın babası ---- için 5.000,00 TL ve annesi ---- için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, müteveffanın babası --- için 200.000,00 TL manevi tazminat ve annesi ----- için 200.000,00 TL manevi tazminat talebi ile----- kaza tarihi, ----- temerrüt tarihi itibariyle faizi ile ortaklaşa ve zincirleme tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı, ---vekili cevap dilekçesinde özetle. Sürücü ----- kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olmadığı; bölünmüş yolun 2 yönlü yol haline geldiğini bildiren trafik levhalarının yetersiz olduğunu.
2 yönlü yolun sabitlenmiş dubalarla bölünmemiş olduğunu; müteveffanın emniyet kemeri takmadığı için müterafik kusurlu olduğunu ve ücret ödemediği için hatır indirimi yapılması gerektiğini, Müteveffa ----- davalı ---- kadeşinin eşi olduğunu ve bütün masrafların eşi tarafından karşılandığını; bu nedenle davacıların zararlarının olmadığını; müteveffa ----sürücü ----- kardeşi olduğu ve masrafların ---- tarafından karşılandığını; talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu; kusur ve zararı bilirkişilerin belirlemesi gerektiğini; ---plakalı minibüsün KZMSS ve Kasko Sigortası olduğu;
işbu davanın sigorta şirketine yönlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.
Davalı, ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ----- plakalı minibüsün KZMSS teminatları altında olduğu; müteveffanın eşi----- başvurusu üzerine 04.12.2023 tarihinde 414.106 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini ve başkaca borçlarının kalmadığını; kusur ve zararı bilirkişilerin belirlemesi gerektiğini; müteveffanın emniyet kemeri takmadığı için müterafik kusuru olduğu ve ücret ödemediği için hatır indirimi yapılması gerektiğini; taleplerin fahiş olduğunu; kusur ve zararı bilirkişilerin belirlemesi gerektiği açıklanarak davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava, trafik kazası sebebiyle vefat eden desteğin anne ve babası için istenen maddi (destekten yoksun kalma) ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
24.06.2023 tarihinde sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı minibüs ile, gece vakti seyir halindeyken yolun tek şeride düştüğü yerde trafik işaretlerine dikkat etmeyerek karşı yönden gelen----sevk ve idaresindeki ---- plakalı tır ile çarpıştığı, bu kaza neticesinde davacıların desteği ---- yanı sıra ---- isimli kişilerin vefat ettiği, 16 kişinin yaralandığı anlaşılmıştır.
Davacılardan ----, vefat eden destek --- babası, ---- ise annesidir.Davalı --- plakalı aracın sürücüsü, davalı ---- aracın işleteni, davalı ----- şirketi de aracın zorunlu trafik sigortacısı ve aynı zamanda genişletilmiş kasko poliçesi sebebiyle ihtiyari mali sorumluluk sigortacısıdır. Sigorta şirketi zorunlu trafik sigortacı sıfatı ile doğan zarardan, sürücünün kusuru oranında ve poliçe limiti içinde kalmak şartı ile sorumludur. Zorunlu trafik sigortasının poliçe limitinin zararını karşılamadığı kısım için yine aynı davalı ----- şirketi poliçe limiti ile sınırlı kalmak şartıyla sorumlu olacaktır.
İlgili poliçe ve hasar dosyası, davalı Sigorta şirketinden celp edilmiş, dosyamız arasına alınmıştır. Kaza (24.06.2023), zorunlu trafik sigortası poliçe vade tarihleri (09/08/2022-2023) arasında, kasko sigortası poliçe vade tarihleri (23.06.2023-2024) arasında gerçekleşmiştir. Trafik sigortasının limitinin kişi başı kaza sebebiyle 1.200.000,00 TL olduğu, kasko poliçesinin limitinin ise 2.000.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Davacıların davadan önce, sigorta şirketine başvurduğu, ayrıca dava dışı desteğin eşi----- sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketinin desteğin eşi----- 04.12.2023 tarihinde 414.106,00 TL tazminat ödediği davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Kazayla ilgili ceza yargılaması -----. Ağır Ceza Mahkemesinin ------sayılı dosyasında yürütülmüş, ceza yargılamasında 07.09.2023 tarihli adli tıp trafik ihtisas dairesi raporu esas alınarak sürücü asli ve tam kusurlu bulunmuş, kendi şeridinde devam eden sürücü İlhan ---- kusursuz bulunmuş buna göre hüküm oluşturulmuştur. Bu kararın istinaf edildiği, ---.
Ceza Dairesi' nin ---- Esas, ---- Karar sayılı kararla –cezanın alt sınırdan uzaklaşılmadan verilmesi, adli para cezasının düşük verilmesi sebepleriyle- bozulduğu, dosyanın----- Ağır Ceza Mahkemesi' nin ---- Esas numarası aldığı, dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
Ancak istinaf kararında da sürücünün kusurlu olduğu tartışılarak kabul edilmiş, mahkememizce yoldan veya yol bakım çalışmalarından kaynaklanan kusura etki eden bir husus olmadığı kanaati, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu kanaati değişmemiştir.
Davacıların ve davalıların sosyal mali durumları kolluğa müzekkere yazılarak araştırılmıştır. Yine adı geçenlerin ekonomik durumu (TAKBİS, SGK) UYAP üzerinden resen incelenmiştir.
Dosya, mahkememizce resen seçilen bir kusur bir aktüer bilirkişiye tebliğ edilmiş rapor alınmıştır. Bilirkişiler 24/05/2025 tarihli raporlarında özetle, davacı annenin toplam 1.223.678,60 TL, davacı babanın 958.422,56 TL, dava dışı eşin 2.089.517,08 TL zararı olduğunu, ZMMS limitine göre annenin 343.760,66 TL, babanın 958.422,56 TL, dava dışı eşin ise 586.995,46 TL tazminat alacağı olduğunu, İMMS limitine göre davacı annenin 879.917,94 TL babanın 689.178,68 TL dava dışı eşin 1.502.521,63 TL tazminat alacağı olduğunu belirtmişlerdir.
Davalılar ayrı ayrı rapora itiraz dilekçesi sunarak kusura itiraz etmiş, vefat edenin emniyet kemerinin takılı olmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, dava dışı eşe yapılan ödemenin nazara alınması gerektiğini belirtmişlerdir.
Davacılar vekili 22/07/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile rapor doğrultusunda talebini arttırmış, eksik nisbi harcı tamamlamıştır.
Dosya miktar itibariyle heyetlik olmakla heyete tevdi edilmiş, yargılamaya heyette devam açılmıştır.
Mahkememizce alınan raporun usul ve yasaya, yerleşik içtihatlara uygun, bilimsel verilere göre hazırlandığı görülmüştür. Celp edilen evraklardan kaza tespit tutanağına göre, tanık beyanlarına göre bölünmüş yolda yeterli sayıda trafik levhası olmasına rağmen yolun tek şeride düştüğü yerde sol şeritte ilerlemeye devam eden sürücü ----- asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Ceza dosyasındaki kabul ve olay yeri tutanağındaki tespit de bu doğrultudadır.
Dava dışı eşe yapılan ödeme ile eşten ibraname alınmış olması, davacıların hesaplanan zararları için poliçe limitinde kendilerine düşen payın artması sonucunu doğurmayacaktır.
(Müteselsil borçlular diğerinin sorumluluğunu ağırlaştıramaz ancak tazminat alacaklısı almayı hak ettiği kısımdan azını alarak kendisi adına borçluları ibra edebilir, bu durum diğer alacaklıların poliçe limitine isabet eden payın artması sonucunu doğurmaz.) Bu sebeple sürücü ve işleten tarafından rapora yapılan itirazlar yerinde görülmemiştir.
Kaza tespit tutanağı, olay yeri tutanağı, ceza dosyasındaki evraklar incelenmiş kazada vefat edenin emniyet kemerinin takılı olmadığına dair bir tespitin yer almadığı görülmüştür. Emniyet kemerinin takılı olmadığı iddiası davalılarca ispat edilmesi gereken bir husus olduğundan, ispatlanamadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Yine koşullar oluşmadığından hatır taşıması indirimi yapılmamıştır.
Kazaya karışan minibüsün ---- ilinden ---- iline düğüne katılmak için yolculuk yaptığı gözetilerek minibüs ticari araç olmasına rağmen yolculuk ticari işletme için yapılmadığından yasal faiz uygulanmıştır.
Sigorta şirketi yönünden, davacılar tarafından sigorta şirketine davadan önce 05/10/2023 tarihinde tarihinde mail yoluyla başvuru yapıldığı ve hasar dosyası açıldığı, davalı sigortanın da 10/10/2023 tarihli mail ile 650.000 TL ödeme yapılması için arabuluculukta talimat verileceği bilgisinin iletildiği, ancak davacılara her hangi bir ödemenin yapılmadığı, 15/11/2023 tarihli ara buluculuk son tutanağına göre de tarafların anlaşamadığı görülmüştür.
Başvuru tarihi olan 05/10/2023 tarihinden 8 iş günü sonrası olan 18/10/2023 Çarşamba günü sigorta yönünden temerrüdün oluştuğu anlaşılmıştır. Davalı sürücü ve işleten yönünden temerrüt kaza tarihi olan 23/06/2023 tarihinde oluşmuştur.
Davalı sigortanın aynı zamanda kasko sigortacısı olduğu, dosyada mübrez ihtiyari mali sorumluluk poliçesinde manevi tazminat klozu olmadığı görülmüştür. Kasko yönünden temerrüt başvurudan itibaren 45 gün sonra oluşursa da kasko poliçesine dayalı bir ihbar/başvuru olmadığından sigorta şirketinin kasko poliçesi sebebiyle sorumlu oluğu tutar için temerrüt dava tarihinde oluşmuştur.
Manevi tazminat talebi yönünden, davacı tarafın sosyal mali durumları gerek UYAP kayıtlarından (Takbis, malvarlığı vs), ceza dosyasından gerekse kolluğa müzekkere yazılarak araştırılmıştır. 6098 sayılı TBK. md. 56. maddesine göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22.6.1976 günlü ve ---- sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Eldeki davada, davacıların murisi olayda yolcu olduğu ve kusursuz olduğu açıktır.
Davacıların ve davalının mahkememizce yaptırılan araştırma ile tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları, sürücünün kusuru olayın vehameti, zararın ağırlığı göz önüne alınarak takdiren aşağıdaki tutarlarda manevi tazminata hükmedilmiş, açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/80, K. 2025/1055, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama