KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/69
- Karar No
- 2025/620
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2025
Karar Metni
1.072 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/69 ESAS
KARAR NO : 2025/620
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/01/2025
KARAR TARİHİ : 18/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili --------- 21/09/2024 tarih, 23:30 saatlerinde ---------- Plaka sayılı motosikleti ile --------- İlçesi, ------ Mah., --------- Sokak istikametinde seyir halinde iken karşı taraf sürücüsü ----------- sevk ve idaresindeki ------------ Plaka sayılı aracı ile müvekkiline çarptığını, söz konusu çarpmanın etkisi ile ağır şekilde yaralanan müvekkilinin --------- Hastanesi'nde tedavi görmeye başlamış olup, sunulan ekipriz raporundan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin diz kapağında, üst bacak bölgesinde, el bileklerinde,
kolunda olmak üzere vücudunun farklı bölgelerinde ciddi tehlike arz eden kırık meydana gelmiş ve müvekkilinin tekraren yürüyememe riski bulunması nedeni ile müvekkilin diz kapağından, femur kemiğinden, her iki kolundan cerrahi operasyon geçirdiğini, davaya konu trafik kazasının davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortalısı olan-------- Plaka sayılı aracın tam kusuru ile gerçekleştiğini,
müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklet ile karşı taraf sürücüsünün aracının kaza sonucu hasar aldığı bölümlere bakıldığında kabul anlamına gelmemekle birlikte her iki aracın da sağ tarafının hasar aldığı görülmekle en olumsuz değerlendirme dahi her iki aracın da kendi şeridinde seyretmediği ve ters şeritlerde olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin kaza anında 0,23 promil alkollü olduğu görülmüşse de işbu durum müvekkilinin kusurlu olduğu anlamını doğurmadığını, bilindiği üzere Adli Tıp Kurumu'nun istikrar kazanmış raporları doğrultusunda alkolmetre cihazının yanılma payının 0,03 promil olduğunun sabit olduğunu,
alkolmetre cihazındaki hata payının mahsup edilmemesi halinde dahi yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince alkol etkisi altında bulunan sürücünün kusurlu atfedilebilmesi için, meydana gelen kazanın münhasıran alkol nedeni ile gerçekleşmiş olmasının sürücünün güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiş olması aranmakta ve alkol oranının kişi üzerindeki etkisinin bireysel farklılık göstereceği düşünüldüğünde müvekkilinin henüz otuz altı (36) yaşında genç bir erkek olması nedeni ile de 0,23 promil alkolün kazanın oluşumuna sebebiyet vermesinin mümkün olmayacağının anlaşıldığını,
müvekkilinin halen yürüme zorluğu çektiğinden sosyal yaşantısına dahi dönememekte olup işbu dava tarihine dek sağlığına kavuşamamış olduğundan düzenli şekilde tedavi görmeye devam etmekte olduğunu, dava konusu haksız fiilin meydana gelmesine dek ---------- Şti. 'nin yetkilisi olarak aktif şekilde ticaretle uğraşmakta ve müvekkil franchise şeklinde işletme sahibi olup geliri ciro üzerinden hesaplanmakta ve bu gelir aylık ortalama ilgili şirket cirosunun yaklaşık %15'i olduğunu, ancak müvekkilinin geçirdiği kaza neticesinde çalışma gücünü de yitirmiş,
iş yerine uzun süre gidememiş olması nedeni ile şirket cirosu dahi düşmüş ve ticaret hayatı sekteye uğramış ve ekonomik geleceğinin sarsıldığını, Bu itibarla, tedavi giderleri, geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle tazminat taleplerinin bulunduğunu beyan ederek şimdilik 100,00-TL Tedavi giderleri,400,00-TL Geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, 400,00-TL Sürekli iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı,100,00-TL Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle tazminat,
olmak üzere toplamda 1.000,00-TL maddi tazminatın sigorta poliçesi gereği haksız fiil tarihi olan 21/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davacının dayandığı delillerin tarafına tebliğe çıkarılmadığını, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki bir yararı olmayıp davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu,
Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddelerine göre trafik sigortaları, işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapıldığını, Sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene düşen bir sorumluluk da olmadığını, davaya konu kazaya ilişkin, trafik ihtisas dairesi tarafından hazırlanan her ne kadar sürücünün asli kusurlu olduğu tespiti yapılmış olsa da ceza yargılamasına ilişkin yapılan değerlendirmelerin, TBK.
74. Maddesindeki hüküm gereğince davaya esas alınmamasını, kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın---------- Dairesi’ne gönderilmesini talep ettiklerini, maddi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporunun 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliği’ne uygun alınması gerektiğini, davacı tarafın trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının ve varsa oranının belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından zmms genel şartları çerçevesinde yapılmasını,
hesaplamada TRH-2020 mortalite tablosunun esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının, bakıcı giderinin ve tedavi tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, tazminat hesaplamalarındaki belirsizlikleri ortadan kaldıran 7327 sayılı Kanun yürürlüğe girmiş olup davada uygulanması gerektiğini, toplanan delillerle beraber davacının müterafik kusur durumunun mevcudiyeti durumunda belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerektiğini,
müvekkili sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile başvurulmadığından ve davacının maluliyeti oluşmadığından müvekkili sigorta şirketi temerrüde düşmediğini, haksız faiz talebinin reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddine, yargılama masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava.
Cismani zarar nedeniyle maddi tazminat (Kalıcı İş Göremezlik, Geçici İş Göremezlik, tedavi Giderlerinin, Bakım/ Bakıcı masraflarının, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı tazminat) istemine ilişkindir. Davalı vekilinin ibraname ve poliçe sunduğu görüldü.
Davacı vekilinin 18/07/2025 tarihli duruşmada dosyada hesaplama yapılmasını talep ettiği, ödemeden eksik kalan kısımlar yönünden taleplerinin devam ettiğini, ibraname kapsamında ödeme aldıklarını ancak yetersiz olduğunu düşündüklerini beyan etmiştir.
Somut olayda, davanın, 23.01.2025 tarihinde açıldığı, taraflar arasındaki ibranamenin ise 27.02.2025 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından KTK'nin 111. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır .--------- Hukuk Dairesinin güncel ------ Esas------- Karar sayılı kararında da;
"ödeme ya da ibra borcu sona erdiren işlemlerden olup, hüküm kesinleşinceye kadar taraflarca her zaman ileri sürülebileceği, bu durumda anılan belge (ve yapılan ödemeler) değerlendirilerek yargılama aşamasında davalı sigorta şirketi tarafından, sulh protokolü neticesinde ödeme yapıldığından davanın konusuz kaldığına ilişkin karar verilmesi gerektiği" yönünde karar verilmiştir.
Mahkememizce, davalı tarafça, dava tarihinden sonra ödeme yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen ibraname ile, davacı tarafça, herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmaksızın davalı sigorta şirketinin ibra edildiği, davacı tarafça ibranameye yönelik olarak iradenin fesada uğratıldığına dair iddiada bulunulmadığı hususları göz önüne alınarak,
dava tarihinden sonra yapılan ödeme ile konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava tarihi itibariyle davacı haklı olmakla birlikte yargılama gideri ve vekalet ücretinin ibraname kapsamında ödenmesi nedeniyle davacı taraf yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/69, K. 2025/620, 18 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama