KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/2403
- Karar No
- 2018/971
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2018
Karar Metni
1.092 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2014/2403 Esas
KARAR NO : 2018/971
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/12/2014
KARAR TARİHİ : 16/10/2018
İstanbul Anadolu ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 02/06/2014 tarih, 2014/11 Esas ve 2014/198 Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
19/03/2013 tarihinde davalılardan .....Sigorta A.Ş.'nin zorunlu sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğu, ...'ın işleteni olduğu, davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı minibüs ile seyir halinde iken kapısının açık olması sebebi ile kavşaktan dönüş sırasında müvekkilinin araçtan düşerek ağır şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin yaklaşık 5 ay boyunca yoğun tedavi gördüğünü, işinden uzak kaldığını, ailesinin kendisi ile ilgilenmesi sebebi derin üzüntü yaşadıklarını, oğlunun yine babasının bakımı sebebi ile işinden uzak kalarak zarar ettiğini belirterek,
davalı ... şirketinin poliçede yazılı üst sınırla sorumlu olması kaydı ile 10.000,00 TL maddi tazminat, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrar etmiştir.
Taraflara tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır.
Davalı ... vekili dilekçesi ile; öncelikle yetki, zamanaşımı, ve hak düşürücü süre yönünden itirazda bulunduğu, davacının savcılık dosyasında şikayetten vazgeçtiğini, bu nedenle bu davayı açma hak ve yetkisine sahip olmadığını savunmuştur.
Davalı ... dilekçesi ile; öncelikle yetki, zamanaşımı, ve hak düşürücü süre yönünden itirazda bulunduğu, davacının savcılık dosyasında şikayetten vazgeçtiğini, bu nedenle bu davayı açma hak ve yetkisine sahip olmadığını savunmuştur.
Davalı ...Ş. Vekili cevap dilekçesi ile; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu trafik sigorta poliçesi bulunduğunu, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu olay sebebi ile davacının ....'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete herhangi bir başvuru olmadığından dolayı temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davacının yaralaması ile neticelenen trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili istemi ile açılmış tazminat davasıdır.
Davacının 19/03/2013 tarihinde meydana gelen davalı sürücü.... yönetimindeki .... plakalı minibüste yolcudur.
Davalı ...'un sevk ve idaresindeki aracın malikinin diğer davalı ...'dır ve davalı ... şirketi nezdinde .... plaka sayılı minibüs ZMM sigortası ile sigortalıdır.
Kazanın meydana gelmesinde Adli Tıp kurumu rapor içeriği ile de anlaşıldığı üzere davalı sürücü.....'un %65 oranın da kusurlu bulunduğu davacının %35 nispetinde kusurludur.
Davacının meydana gelen kaza nedeni ile .....Ana bilim dalı Başkanlığınını 23/11/2017 tarihli raporu ile anlaşıldığı üzere meslekte kazanma gücünü kayıp oranının %48.2 olduğu ve geçiçi iş göremezlik oranın ise 9 aya kadar uzayabileceğinin rapor edilmiştir.
Aktuer bilir kişi tarafından ibraz edilen rapor da da davacının sürekli ve geçici maluliyeti için talepte bulunabileceği tazminat miktarının 65.438,75 TL olduğu rapor edilmiş ve davacı tarafından ibraz edilen aktuer bilirkişi raporu sonrası dava da maddi tazminat ıslah edilerek davalılardan 65.438,75 TL nin tahsili talep edilmiş bilahare davacı vekili tarafından mahkememize hitaben sunulan 13/09/2018 tarihli dilekçede davalılardan sigorta şirketi tarafından kendilerine 68.438,75 TL Asıl Alacak24.639,00 TL Faiz 4.135,00 TL Masraf 7.548,25 TL Dava Vekalet Ücreti 7.980,00 TL İcra Vekalet Ücreti olmak üzere 109.741,00 (Yüzdokuzbin Yediyüzkırkbir Türk Lirası) TL ödenmiş olduğu beyan edilmiştir.
Davalıların 2918 Sayılı K.T.K.88 maddeleri uyarınca dava da müteselsilen sorumlulukları bulunmaktadır.
Alacaklı, B.K.142/1 (TBK 163/1)maddesi uyarınca müteselsil borçluların hepsinden veya birinden borcundan tamamen ve kısmen edasını isteyebilir. Yapılan ödemelerde borcu sona erdirir. Borcu sona erdiren nedenleri mahkemece re’sen araştırılması gerekir.
Davalı ... şirketi tarafından yapılmış ödeme davacıya davacının maddi tazminat talebine karşı yapılmış ödeme olup B.K.145 (T.B.K.166) maddesi gereğince diğer davalıların da ödeme nispetinde borçtan kurtulduğu anlaşılmıştır.
Davacıya davalı ... şirketinin yapmış bulunduğu ödeme davacının maddi zararının tamamına karşılık gelmekte olduğu gibi davacıya davalı tarafından maddi tazminata esas dava vekalet ücreti ve mahkeme masrafının da ödenmiş bulunduğu anlaşıldığından yapılan ödemenin bu kalemlerin tamamına tekabul ettiği anlaşıldığından bu tutarlar yönünden de mahkememizce ödeme nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirme de ise ;
Manevi tazminatın tayininde özel durumların göz önünde tutulması ve manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar verilecek para tutarının adalete uygun olması gerektiği öteden beri yargıtay kararları ve 818 sayılı BK,6098 sayılı TBK gereğince istikrar kazanmıştır.
Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir.
Dava dosyasında toparlanan deliller ile davacı tarafından manevi tazminat talep etme şartlarının oluştuğu görülmekle, talep edilen miktar, olayın meydana geldiği tarih ve oluş şekli, kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve dosyaya yansıyan özellikler nazara alınarak yukarıda belirtildiği üzere zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirmeye yeterli olduğu yönünde mahkememizde oluşan kanaat doğrultusunda hüküm fıkrasında belirtilen manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/2403, K. 2018/971, 16 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama