KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/952
- Karar No
- 2018/800
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2018
Karar Metni
662 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017/952
KARAR NO : 2018/800
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ : 22/08/2017
KARAR TARİHİ : 18/09/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı aleyhine Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün 2016/12212 Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, borçlunun yetki itirazı ile dosyanın İstanbul anadolu .... İcra Müdürlüğünün 2016/26927 Esas sayısı ile numara aldığını, borca itiraz edildiğini, bu nedenlerle borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Bilirkişi .,.... 11/5/2018 tarihli raporunda; "... Ltd. Şti.'nin mal satımından kaynaklanan ......ve ........ numaralı faturalarına istinaden;.... Şti.'nden 4.845,38 TL asıl alacağının doğmuş olduğu tespit edilmiştir. ......'nin Ticari Defterleri ve kayıtları incelendiğinde asıl alacağa ait herhangi bir tahsilat kaydı tespit edilmemiştir. ....... Şirketi ise sayın mahkemenize 6102 sayıh TTK na göre tutmakla yükümlü olduğu ticari defterleri ve kayıtlarının Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun yasal dayanaklarını sunmamıştır." demiştir.
Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
Davacı, davalıdan olan alacağının tahsili için İstanbul Anadolu ......... İcra Müdürlüğü'nün 2016/26927 Esas sayılı dosyasında davalı aleyhinde icra takibi başlatmış olup, davalının itirazı ile icra takibi durmuştur. Davacı taraf süresinde açmış olduğu bu dava ile itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Somut olayda davacı, icra takibine konu alacağını iki adet faturada belirtilen mal teslim olgusuna dayandırmış, davalı ise akdi ilişkiyi ve borcu inkâr etmiştir. Bu durumda, taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ispat yükü davacı taraftadır.
Öte yandan ticari defterlerle ispat ise 6100 sayılı HMK.nun 222. maddesinde düzenlenmiştir. Bir tarafın ticari defterlerinin ibrazının istenebilmesi ve talep edilmesine rağmen ticari defterlerin ibraz edilmemesinin defter sahibinin aleyhine sonuç doğurması, anılan kanun hükmünün 5. Fıkrası uyarınca, ancak karşı tarafın münhasır delil olarak bunlara dayanmasına bağlıdır. Aynı husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/10/2016 Tarihli. 2014/11-1159 E. 2016/967 K. S.lı kararında da vurgulanmış olup, HMK.nun "Tarafların belgeyi ibraz etmesi" başlıklı 220. Maddesinin ticari defter ve belgelerin ibrazında da uygulanması görüşü benimsenmemiştir.
Davacı, davalının ticari defterlerine münhasır delil olarak dayanmış değildir; defterler dışında da deliller bildirmiş ve bunları mahkeme huzuruna getirmiştir. Davacı dava açarken davalının defterlerine münhasıran dayanmadığından, davalının ticari defterlerini hazır etmemesinin aleyhine sonuç doğurması yukarıda bahsedilen içtihat uyarınca mümkün değildir.
Davacı, alacağını dayandırdığı 15/08/2016 ve 30/07/2016 tarihli faturalarda belirtilen malların davalıya teslim edildiğine ilişkin davalışirketin kaşesi ile imzalı sevk irsaliyelerini ibraz etmiş olup, bu husus fatura ve fatura konusu malların davalıya teslim edildiğine karine teşkil etmektedir. Aksinin ise davalı tarafından kesin delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacı fatura konusu malları davalıya teslim ettiğini ispat ettiğine göre, davalının ise mal bedellerini davacıya ödediğini ispat etmesi gerekir. Buna göre davacının davalıdan 4845,38 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/952, K. 2018/800, 18 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama