İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/761 K.2023/1150

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2022/761Karar2023/1150Tarih21 Aralık 2023Okuma10 dk · 2.032 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/761
Karar No
2023/1150
Karar tarihi
21 Aralık 2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.032 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2022/761 Esas

KARAR NO: 2023/1150

DAVA

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 29/09/2022

KARAR TARİHİ: 21/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkiline ait -------- plaka No'lu aracın--------- plaka no'lu aracın sebep olduğu 18.12.2020 tarihli kaza nedeniyle hasarlandığı SBM kayıtlarına göre müvekkiline ait aracın kazada %0, --------- plakalı aracın ise %100 kusurlu olduğu,

Karayolları Trafik Kanunu madde 99 maddesi gereği Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorunda oldukları, müvekkilinin 18.12.2020 tarihinde davalı-borçlu sigorta şirketine başvuru yaptığı, sigorta şirketi kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödemediği,

müvekkilinin haklarını(tazminatını) sebepsiz yere ödemeyerek ihlal ettiği, davalının ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürünceme de bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiği, tahsil edilmesi gereken tazminat alacağının yasal süresinde tahsil edilemediği, alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve faizi aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar taleplerine ilişkin huzurdaki davayı açma zarureti doğduğu, kazada açıkça davalının sigortalısının kusurlu bulunduğu , müvekkilin ise kusurunun bulunmadığı, 09/09/2021 tarih --------- sayılı dosyası ile değer kaybı tazminatı talep edildiği,

dosyada 08/02/2022 tarih -------- numarasıyla karar verildiği, "Yapılan değerlendirmeler ve belirtilen gerekçeler neticesinde; l.Değer kaybı ile ilgili yapılan başvurunun kabulü ile 4.500,00 TL değer kaybının 03.09.2021 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte --------Ş.'den tahsili ile ---------- ödenmesine.

2.Başvuran tarafından yapılan 100,00 TL başvuru ücreti ve başvuru sahibi tarafından ödenen 650,00 TL bilirkişi ücreti ve 8,50 TL vekalet suret harcı olmak üzere toplam 758,50 TL yargılama giderinin ---------Ş.'den tahsili ile --------- ödenmesine. 3.Başvuranın yargılama giderleri kapsamında talep etmiş olduğu noter vekaletname tanzim ücretine ilişkin talebinin reddine.

4.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17. maddesine göre takdir ve tespit edilen 4.500,00 TL vekalet ücretinin --------Ş.'den tahsili ile --------- ödenmesine" şeklinde karar verildiği, müvekkilinin borcu tahsil etmek amacıyla 18.12.2020 tarihinde borçluyu temerrüde düşürdüğü ancak borcunu 21.2.2022 tarihinde icra kanalı ile tahsil edebildiği, müvekkilinin davalıdan talep ettiği değer kaybı tazminatının temerrüde düşürdüğü tarihteki alım gücü ile tahsil edeceği tarihteki alım gücü de aynı olmadığı ve müvekkilinin zarara uğradığı, dosyada tahsil edilen faizi ile alacaklı müvekkilimin zararını karşılar nitelikte bir bedel olmadığı,

aşkın zarara ilişkin hususun , Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1. maddesinde "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı gidermekle yükümlüdür".

Şeklinde düzenlendiği, ---------Sayılı kararında vurgulandığı üzere; munzam zarar sorumluluğu kusura dayanan borçlu temerrüdünün hukuki bir sonucudur ve alacaklının zararının faizi aşan bölümü olduğu, borçlu para borcunun vadesinde ödemediğinde (temerrüt) oluştuğunda sözleşme veya yasada belirlenen "gecikme faizi" ödeme yükümü altına girdiği, dava dilekçesinde anılan Yargıtay kararlarında ayrıntılı anlatıldığı üzere ülkedeki enflasyon ve alım gücünün düşmesi durumu göz önüne alınarak müvekkili yararına munzam zarar olduğuna, bu zararın hesaplanması amacıyla dosyaya bilirkişi atanmasına,

haklı davamızın kabulüne karar verilmesini, yukarıda arz ve izahına çalışılan nedenlere istinaden. HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; müvekkilinin alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00 TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline ka rar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı yanın haksız taleplerinin reddi gerektiği, motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak zamanaşımı konusu 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 109. maddesinde düzenlendiği, anılan madde de "motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. " denilmek suretiyle bu durum açıklığa kavuşturulduğu, dava konusu trafik kazası anılan zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açıldığı,

zamanaşımı doğrultusunda davanın reddi gerektiği, huzurdaki davanın "belirsiz alacak" nevinde ikame edilmesi usul hukuku kurallarına aykırı olduğu, müvekkili aleyhine davacının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00-TL olmak üzere dava açtığı, öncellikle huzurdaki davada başvuran tarafından munzam zarara ilişkin uyuşmazlık/dava tutarı miktarının belirsiz alacak davası şeklinde açılmayacağını beyanla, ıslah yoluyla arttırmasına muvafakat etmedikleri, 6100 sayılı HMK'nın "belirsiz alacak ve tespit davası" başlığı altında düzenlenen 107.maddesinde,

"davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." hükmünü ihtiva ettiği, anılan kanun maddesi kapsamında başvuran tarafın, başvuru tarihi itibariyle alacak miktarı tamamen ve açık şekilde belirlenebilir nitelikte olduğu aşikardır. bu nedenle huzurdaki davanın belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilmesi açıkça usul ve yasaya aykırı olduğu,

bu yönüyle davanın usulden reddi gerektiği, taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, müvekkilinin davacıya ödeme yapmış olduğundan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, davacının talebinin teminat dışı olduğu, dava dilekçesinde davacı taraf davalı-borçlu sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasına rağmen sigorta şirketi kanunun emrettiği 8 is günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödemediği, maddi zarara ilişkin olarak müvekkili şirkette 01/03/2021 ihbar edildiği, -------- şirketine onarıma ilişkin olarak 21.796,81-TL ödeme gerçekleştirildiği,

değer kaybına ilişkin olarak uyuşmazlık konusu aracın daha önce pert işlemi görmesi nedeniyle reddedildiği, 09/09/2021 tarihinde --------- sayılı değer kaybı başvurusu ikame edilmiş olup 08/02/2022 tarihli kesin karar ile 4.500,00-TLüzerinden hüküm kurulduğu, --------- kararına karşı davacı tarafından icra takibine konu edildiği icra dosyasına 21/02/2022 tarihinde ödeme yapıldığı, anılan ödeme ile birlikte müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığı,

davacı yanın davanın açıldığı tarihte davalı müvekkilin ödemekle yükümlü olduğu miktarın belirli olduğunu ancak yargılamanın uzun sürmesi sebebiyle hüküm altına alınan miktarın gerçek zararı karşılamadığını iddia ettiği ve munzam zararı talep ettiği, davacı vekilinin talep konusu hem teminat dışı olup hem de yargılamanın uzun sürmesi müvekkil şirketin kusuruymuş gibi atıf yapılarak zarardan müvekkilimiz şirketin sorumlu tutulması kabul edilemez olduğu,

aynı zamanda KTK 92/1-k maddesine göre dolaylı zararlar teminat dışı olup davanın reddi gerektiği, davacı, faizi aşan zararını, inanılır, kesin ve net bir şekilde ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın ülkedeki enflasyon ve alım gücünün düşmesi durumu göz önüne alınarak müvekkil yararına aşkın zarar olduğuna, bu zararın hesaplanması amacıyla dosyaya bilirkişi atanmasına, haklı davamızın kabulüne karar verilmesini talep ettiği, ancak ülkede yüksek enflasyon bulunması munzam zararın varlığı için yeterli olmadığı, başka bir deyişle, enflasyonun varlığı munzam zararın tazmini için yeterli olmadığı,

her şeyden önce, ülkede yüksek enflasyonun bulunması, temerrüt faizi dışında bir zararının olduğunu ispat anlamına gelmediği, munzam zararda alacaklı, zararın kendisine ödenen temerrüt faizinden fazla olduğunu ispat etmek zorunda olduğu, yukarıda açıklanan sebeplerle husumet yokluğu, zamanaşımı, hak düşürücü süre, hukuki yarar, dava şartı oluşmaması nedeniyle Sayın Mahkeme nezdinde ikame edilmiş olan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, taraflarınca huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ; Dava 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesi hükümleri uyarınca açılan aşkın zararın tazmini talebine ilişkindir.

Davacıya ait ---------- plakalı araç 18.12.2020 tarihinde geçirdiği kaza nedeniyle hasarlanmıştır. Davacı vekilince --------- plakalı araç ile davalı -------- şirketi Trafik Sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ----------- plakalı aracın 18.12.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu ---------- plakalı araçta oluşan değer kaybı bedelinin tazmini için -------- başvurulduğu,

--------- tarafından verilmiş olan 08/02/2022- ---------- sayılı kararıyla değer kaybı ile ilgili yapılan başvurunun kabulü ile 4.500,00 TL değer kaybının 03.09.2021 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile --------Ş'den tahsiline karar verildiği,Davacı tarafından ---------- sayılı 08/02/2022 karar tarihli ilamına ilişkin --------- E, sayılı dosyasında 10.02.2022 tarihinde takip başlatıldığı,

davacı tarafından icra dosyasına 21.02.2022 tarihinde ödeme yapıldığı,Davacı vekilinin davalının ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürünceme de bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiği, tahsil edilmesi gereken tazminat alacağının yasal süresinde tahsil edilemediği,

alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve faizi aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar taleplerine ilişkin olarak huzurdaki davayı açtığının görüldüğü,Davacı vekilinin TBK 122.maddesine dayalı tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekiline alacağın kaynağı davalının temerrüdünü (alacağın tahsili ve geç tahsili) illiyet bağını ve bu nedenle mal varlığında azalmanın neye dayalı ve ne şekilde olduğunu yani iddia ve buna ilişkin dayanak delillerini somutlaştırmak üzere süre verilmiş,

davacı vekilince verilin beyan dilekçesinde neticeten mahkemenin somut olarak delil talebine paranın gerçek kudretinin zaten somut ibare olduğu, müvekkilin kredi çekmesi durumunda somut zararın olacağı lakin kredi yerine cebinde ki aktif varlığını kullandığında ise somut munzam zararın olmayacağı düşüncesi dürüstlük , açıklık ve eşitlik ilkesiyle hukuka aykırı olacağı, müvekkilin aktifinde ki azalmanın ortada olduğu,

mahkemelerin davayı aydınlatma yükümlüğünün olduğu göz önünde bulundurularak dosyanın esasına girilerek bilirkişi atanarak zararın tespitinin talep edildiği görülmüştür.Bilirkişi tarafından sunulan 27/09/2023 tarihli raporda özetle.

Davacı --------- ait -------- plakalı araç ile davalı ------Şirketi Trafik Sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ---------- plakalı aracın 18.12.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu başvurana ait araçta oluşan değer kaybı bedelinin tazminine ilişkin olduğu, ---------- tarafından verilmiş olan 08/02/2022- ---------- sayılı kararın "4 DEĞERLENDİRME" başlığı altında davacı tarafından davalı sigorta şirketine değer kaybı talebi ile ilgili olarak 23.08.2021 tarihinde başvurduğu buna göre davalı sigorta şirketinin 03.09.2021 tarihinde temerrüde düştüğünün belirtildiği,

yapılan değerlendirmeler ve belirtilen gerekçeler neticesinde değer kaybı ile ilgili yapılan başvurunun kabulü ile 4.500,00 TL değer kaybının 03.09.2021 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile --------Ş'den tahsiline karar verildiği,Davacı tarafından ---------- sayılı 08/02/2022 karar tarihli ilamına ilişkin -------- E, sayılı dosyasında 10.02.2022 tarihinde takip başlatıldığı,

davacı tarafından icra dosyasına 21.02.2022 tarihinde ödeme yapıldığı,Davacı vekilinin davalının ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürünceme de bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiği, tahsil edilmesi gereken tazminat alacağının yasal süresinde tahsil edilemediği,

alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve faizi aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar taleplerine ilişkin olarak huzurdaki davayı açtığının görüldüğü,Denkleştirici adalet ilkesinin kısaca paranın ödeme tarihindeki alım koşullarına uyarlanması olarak açıklanabileceği, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca hesaplama yapılırken, döviz, altın, ticari - yasal faiz, memur maaşları, tüfe, asgari ücret gibi parametrelerden en az beş tanesinin hesaplamada esas alınması gerektiği, yalnızca bir parametrenin esas alınması,

parada meydana gelen değer kaybını tam olarak belirlemekte yetersiz kalacak ve hakkaniyete aykırı olacağı, bu bağlamda ödenen tutarın parametreye göre ödeme tarihindeki değerinin hesaplanması gerektiği, bu bilgiler ışığında en az beş farklı parametreye göre (döviz, altın enflasyon, asgari ücret ve en düşük memur maaşları) -------- tarafından değer kaybı tazminat bedeli olarak davacıya ödenmesine karar verilen 4.500,00 TL için güncellenmiş yeni değerlerine göre ortalama 2.249,90 TL alacak hesaplandığı, icra dosyasında ise 4.500,00 TL değer kaybı alacağı için 189,74 TL yasal faiz hesaplandığı,

bu tutarın denkleştirme adaletine göre hesaplanan ortalama alacak tutarından düşülmesiyle yasal faizi aşan tutar, eş deyişle davacının faiz ile giderilemeyen alacağı 2.020,16 TL (2.249,90-189,74) hesaplandığı hususlarında görüş ve kanaat belirtilmiştir. -------- sayılı ilamı ile;

munzam zarara ilişkin yapılan yargılama neticesinde, TBK'nın 122.maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerektiği, burada kanıtlanacak olguların; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarar olduğu,

davacının belirtildiği şekilde bir zarar olgusunun ileri sürülüp yasal çerçevede ispatlandığının söylenemeyeceği, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair direnme kararının, temerrüt faiziyle birlikte davacıya ödenen anapara yanında temerrüt faizini aşan zararın, davacı tarafından kendi duruma özgü şekilde somut olarak ispat edilememiş olması nedeniyle yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Kanun maddesinde öngörülen alacağın geç veya hiç ifa edilmemesinden dolayı temerrüt faizi ile karşılanmayan zararın ödenebilmesi için, uğranılan zararın varlığı ile miktarının da kanıtlanması gerektiği, bu zarar muayyen paranın gününde ödenmemesinden doğan zarar olup davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekmektedir.

Burada kanıtlanacak olguların; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarar olduğu, davacının belirtildiği şekilde bir zararı da ispatlayamadığı değerlendirilmiştir.

Tüm dosya kapsamı, Kanun maddesi, Hukuk Genel Kurulu kararı birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi raporu mahkememizce benimsenmeyerek, davacının yukarıda açıklandığı şekilde dava konusu ettiği munzam zararı ispatlayamadığı değerlendirildiğinden davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davanın REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 269,85 TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 80,70 TL harç ile dava esnasında yatırılan 26,00 TL tamamlama harcı toplamından mahsubu ile arta kalan 163,15 TL harcın davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 2.020,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,

5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

6-Dosyada arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulün anlatıldı.21/12/2023

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/761, K. 2023/1150, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2023/1150
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 29/09/2022
  7. Karar Tarihi: 21/12/2023
  8. Gereği Düşünüldü
  9. İddia
  10. Savunma
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/761
Karar No
2023/1150
Tarih
21 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/761 K.2023/1012
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/761 K.2023/970
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/761 K.2023/738
  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/762 K.2023/1068
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/762 K.2023/793
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/762 K.2023/1005

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.