KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/176
- Karar No
- 2025/36
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
Karar Metni
1.838 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/924 Esas
KARAR NO: 2025/31
DAVA
Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
DAVA TARİHİ: 20/12/2023
KARAR TARİHİ: 21/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalılar ----------- Şirketinin müvekkil şirket hisselerini devralmadan önceki eski hissedarlarından olduğunu, ----------- kayıtlarında davalı ...'ın şirketin yönetim kurulu başkanı, ... yönetim kurulu başkan yardımcısı gözüktüğünü, müvekkili ile davalılardan ... arasında 07.12.2017 tarihinde yapılan hisse devir sözleşmesi niteliğindeki hisse-pay devir temlik işlemlerine yönelik yazılı olarak yapılan beyan ve kabuller ile ------------ Şirketinde daha önce davalı ...'a ait olan 30.000 adet hisseyi 30.000-TL karşılığında müvekkilin devraldığını, söz konusu hisse devri işleminin 30.11.2023 tarihinde şirket karar defterine de işlendiğini,
ancak buna rağmen şirket hisselerinin müvekkil adına ticaret siciline tescil işlemlerinin davalılar tarafından yerine getirilemediğini, devamında davalı ...'a 12 Aralık 2023 tarihinde ---------- Noterliğinden ---------- Yevmiye nolu ihtarname gönderilmiş ihtarname ile tescil işlemlerinin tamamlanmasının talep edildiğini, ihtarnamenin14/12/2023 günü davalı tarafa tebliğ edildiğini, ancak buna rağmen halen tescil işlemlerinin yapılmadığını,
müvekkil ile davalı ... arasında 07.12.2017 tarihinde yapılan hisse devir sözleşmesi niteliğindeki hisse-pay devir temlik işlemlerine yönelik yazılı olarak yapılan beyan ve kabuller ile ----------- Şirketinde daha önce davalı ...'a ait olan 20.000 adet hisseyi 20.000-TL karşılığında müvekkilin devraldığını, ancak buna rağmen şirket hisselerinin müvekkil adına ticaret siciline tescil işlemleri davalılar tarafından yerine getirilmediğini, devamında davalı ...'a 12 Aralık 2023 tarihinde ----------- Noterliğinden ----------- Yevmiye nolu ihtarname gönderilmiş ihtarname ile tescil işlemlerinin tamamlanması talep edildiğini,
ihtarname 14/12/2023 günü davalı tarafa tebliğ edildiğini, ancak buna rağmen halen tescil işlemleri yapılmadığını, yukarıda belirtilen ve ekte sunulan hisse devir sözleşmesi niteliğindeki hisse-pay devir temlik işlemlerine yönelik yazılı olarak yapılan beyan ve kabullere rağmen 07.12.2017 gerçekleşen hisse devirleri davalılar tarafından şirket pay defterine kaydedilmediğini, gerekli tescil işlemleri yapılmadığını, davalılara gönderilen ihtarnamelere rağmen halen hisse devrinin tescili işlemleri yapılmadığını, yapılan hisse-pay devir temlik işlemleri neticesinde şirketin hisse devrinin tespiti için dava açma zorunluluğunun doğduğunu,
ayrıca 07.12.2017 tarihinde gerçekleşen hisse pay, devir-temlik teslim alma işlemlerinden sonra şirketin müşteri hattı telefonu ---------- numaralı hat davalılar tarafından yetkisiz biçimde kapatıldığını, şirketin daha fazla zarara uğramaması ve müşterilerinin ulaşabileceği eski telefon hattının tekrar açılmasına ihtiyati tedbir olarak karar verilmesini tedbiren talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenler ile;
bu aşamada şirket müşterileri açısından gecikmesinde sakınca bulunması nedeniyle davalılar tarafından yetkisiz şekilde kapatılan ---------- Şirketinin müşteri hattı olan ------------ Telefon hattının tekrar açılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini,----------- Şirketinde bulunan davalı ...'a ait olan 30.000 adet hisseyi müvekkilinin devraldığının tespitini, ------------ Şirketinde bulunan davalı ...'a ait olan 20.000 adet hisseyi müvekkilimin devraldığının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı ..., 2016 yılında -----------Ş.'de asgari ücretli bir çalışan iken, 2017 Ocak ayında davalı şirket ortağı ...'ın ----------- yargılamaları kapsamında tutuklanması (Hali hazırda müvekkil hakkında tesis edilen mahkumiyet hükmü ----------- Ceza Dairesi tarafından esastan bozulmuş olduğunu, işbu mahkememiz dosyası sürecinde müvekkilin beraatine karar verileceğinin kuvvetle muhtemel olduğunu, 2017 yılı sonlarında diğer şirket ortağı ...'ın ise ----------- yargılamaları kapsamında firari olması nedeniyle şirket yönetimine deyim yerindeyse çöktüğünü,
davacının 2017 yılında haklarındaki dava işlemleri nedeniyle şirket ortaklarının şirket yönetiminden uzak kalması sonrasında şirket banka hesaplarını ele geçirdiğini, şirket hesaplarındaki paraları sürekli kendi hesabına aktardığını, 3. şirketlere ---------- üzerinden faturalar kesmiş ancak faturalar karşılığında alınan ödemeleri şahsi hesabına aktardığını, şirkete ait müşteri iletişim numarası olan ----------- telefon numarasının sahte imza ile başkaca paravan şirketlere devrini sağlayarak bu şirketler üzerinden telefon hattını kullandığını, şirket hesaplarını ve malvarlığını kendi hesaplarına aktaran davacı ...,
şirketi yüksek meblağlı --------- ve vergi borcu altına sokup bu borcunun ise davalılar ... ve ... üzerine bıraktığını, şirket ortaklarının şirket yönetiminden uzak olmaları nedeniyle bu hususu denetlemeleri ve şikayet/dava yoluna başvurmaları mümkün olmadığını, müvekkilin ceza evinden tahliye olmasının akabinde durumdan haberdar olduğunu ve gerekli şikayetleri yaptığını, davacı hakkında bu eylemleri nedeniyle ------------ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçunu işlediği sabit görülerek iddianame tanzim edildiğini ve --------- Esas Sayılı Dava Dosyası üzerinden davanın görülmeye devam ettiğini,
davacı ...'ın ayrıca kendi hesabına geçirdiği bu paraları ---------- bulunan üst düzey ---------- mensubu ---------- isimli şahsa göndererek "Terörizmin finansmanı" suçunu işlediğini, bu suçu işlediğinin de ------------ Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Savcılığı tarafından sabit görüldüğünü, hakkında iddianame tanzim edilmiş olduğunu davacının hali hazırda ------------ Esas Sayılı Dava Dosyası kapsamında sanık olarak yargılandığını, bu arada davacı ...'ın 2017 şirket ortaklarına haber göndererek şirketi devralabileceğini,
bu şekilde kendilerinin şirket yönetiminden uzak kalmalarından dolayı zarar etmeyeceklerini ilettiklerini, davacının bu beyanına güvenen şirket ortakları davacı yanın dilekçesinin ekinde yer alan devir protokollerini şirketteki paylarına karşılık hiçbir ödeme almadan ...' a güven duyarak imzaladıklarını, keza davacı da bu zamana kadar karşı karşıya gelinen hiçbir yargılamada şirket ortaklarına pay devrinden dolayı ödeme yaptığını somut deliller ile ispat edemediklerini,
2017 yılından 2023 yılına kadar ise ne şirket ortaklarına payları karşılığında ödeme yapılmış ne de ...'ın devraldığını beyan ettiği şirketin pay defterine kaydolabilmek ya da şirketin ticari kayıtlarında pay sahibi olarak görülmek amacıyla tek bir işlem yaptığını, davacı ...'ın devir protokollerinin imzalandığının yaklaşık 6 yılda kağıt üzerinde şirketi fiilen devralmak ya da resmi olarak şirket ortağı gözükmek için bir işlem yapmadığı gibi, davacının yıllardır şirketi soktuğu ----------- ve vergi borçları hali hazırda davalılar ... ve ... üzerinde bulunduğunu, özetle.
2017 yılında şirket ortaklarının yönetimden uzaklaşmasını fırsat bilen davacı ... şirketi deyim yerindeyse hortumlandığını ve bir gün bu eylemleri ortaya çıkar da yargılanırsa diye, bu eylemlerini aklayabilmek amacıyla davaya konu devir protokollerini ortaklara imzalatmayı ve hakkında açılan ceza davalarından şirketi devraldım, işlemleri şirket ortağı olarak yaptım savunması ile kurtulabilmeyi amaçladıklarını, davacının şirket pay defterinde ve ortaklık yapısında 7 yıldır yer almadığı ve buna ilişkin tek bir başvurusu girişimi olmadığı halde,
şikayetleri üzerine hakkında açılan ceza davaları devam ederken işbu davayı ikame etmesi de şirket devrini suçtan kurtulmaya yönelik kullandığını bir kez daha teyit ettiğini, son olarak,---------E. ve -----------E.
Sayılı Dosyalarında da tüm delilleri ile beyan edildiği üzere, davacı ... ---------- bulunan ve ülkemizde hakkında yakalama kararı bulunan üst düzey ---------- mensubu --------- isimli şahsın hesaplarına para yatırmakta yani örgütü finanse ettiğini, davacının yan dosyaya sunduğu 03.01.2024 tarihli dilekçesinde, davacının ---------- isimli firari ---------- mensubuna para gönderdiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığını beyan etmişse de; ------------E.
Sayılı Dava Dosyasında mübrez -------- ait ----------- hesap hareketlerinde davacı ...'ın kendi kullanımındaki cep telefon numarasını (aynı davada kimlik tespitinde beyan ettiği cep telefonu numarasını) beyan ederek firari -------- mensubu --------- hesabına ATM'den defalarca para yatırdığının açıkça görüldüğünü, yani davacı yanın bu savunmasının aksi, kolaylıkla ispat edilebileceğini, eğer davacının talebi doğrultusunda davacı pay defterine kayıt edilirse,
davacı yukarıda anılan telefon numarasını açmak suretiyle işlemler yaparak usulsüz gelir sağlayacak ve bunu da ---------- bulunan ---------- üst düzey yetkililerine göndererek örgüte yüklü finansman sağlamaya devam edeceğini, bu nedenle davacı hakkında --------- Esas ve ---------- E. Sayılı Dava Dosyalarının bekletici mesele yapılmasını, yukarıda izah edilen ve re'sen dikkate alınacak nedenler ile davacı tarafından açılmış bulunan yasaya ve usule aykırı haksız davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, dava dışı ---------- Şirketi'nin hisselerinin davalılardan davacıya devredildiğinin tespiti ilişkin tespit davasıdır. Davacı tarafça 07/12/2017 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalı ...'a ait 30.000 hissenin 30.000 TL karşılığında davacıya devredildiği ileri sürülmüştür. Anılan sözleşme aşağıdaki gibidir: Davacı tarafça 07/12/2017 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalı ...'a ait 20.000 hissenin 20.000 TL karşılığında davacıya devredildiği ileri sürülmüştür. Anılan sözleşme aşağıdaki gibidir: Davacı vekili hisse devrine ilişkin yönetim kurulunda karar alındığını ileri sürmüştür. Karar örneği aşağıdaki gibidir:
Mahkememizce dosya bilirkişiye verilmiş, SMMM bilirkişi ---------- 29/11/2024 tarihli raporunda aşağıdaki tespitler yapılmıştır:Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın dava dışı ----------- Şirketi'nin hisselerinin davalılardan davacıya devredildiğinin tespiti ilişkin tespit davası olduğu, davacının yukarıda ortaya konulduğu üzere 07/12/2017 tarihli sözleşmeler ile dava dışı şirketin çıplak hisselerini devraldığını iddia ettiği, anılan sözleşmeler altındaki imzanın davalılar tarafından inkar edilmediği,
yine davalıların sözleşmelerin tehdit, şantaj, gabin, hile ile sözleşmeleri imzaladıkları, yani irade sakatlığına yol açan bir durum altında sözleşmeleri imzaladıkları yönünde savunmalarının bulunmadığı, davalı ...'ın cevap dilekçesinde de bu nitelikte bir savunma bulunmadığı, savunmanın davacının terör örgütüne şirket üzerinden yardım edilmesi nedeniyle ceza mahkumiyeti aldığı ve kötüniyetli olduğu, davalıların cezaevinde bulunmasından faydalandığı ve davalıların gerçek devir iradesi bulunmadığı üzerine inşa edildiği, davalının gerçek devir iradesi bulunmadığı yönündeki savunmasının taraflar arasında muvazaa savunması niteliğinde olduğu,
davalının bunu yazılı delille ispatlaması gerektiği, bu yönde bir delil ileri sürülmediği, aksine davalılar tarafından hisse devrine ilişkin yönetim kurulu kararı alınarak imzalandığı, bu imzanın da davalılar tarafından inkar edilmediği, bu sebeple davalının gerçek devir iradesi bulunmadığı yönündeki savunmanın yerinde olmadığı, yine davacının dava konusu şirket üzerinden terör örgütüne yardım suçundan mahkumiyet almasının da eldeki davanın konusu ile bir ilgisinin bulunmadığı, ceza ve ceza muhakemesi hukukunun konusu olduğu, mahkememizce hukuken tartışılması gereken hususun sözleşme ile hisse devrinin sağlanıp sağlanmadığının olduğu,
yine bu kapsamda davacının kötüniyetli olup olmamasının da sözleşmeden doğan hakkın tespiti bakımından hukuken önem arz etmediği (kötüniyetin hukuki bir tabir olduğu ve yalnızca kanunda sonuç bağlanan durumlarda önem arz ettiği), davalının davalıların cezaevinde bulunmasından faydalanıldığı yönündeki savunması yönünden ise bu hususta somut bir savunma dile getirilmediği, açıkça irade fesadına sebep olan bir durum bulunduğu yönünde somut bir savunma ve delil getirilmediği, yine devir bedelinin ödenmediği yönündeki savunmanın da inkar edilmeyen ve davalıların imzasını taşıyan yönetim kurulu kararı dikkate alındığında yerinde olmadığı,
tüm bu sebeple taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu ve hüküm ve sonuçlarını doğurduğu, bilirkişi raporundaki tespitler de dikkate alındığında davacının çıplak payları dava konusu (reel akit/tasarruf işlemi niteliğinde) sözleşmeler ile sözleşme tarihinde elde ettiği kanaatine varılmış, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/176, K. 2025/36, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama