KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2013/364
- Karar No
- 2018/1087
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2018
Karar Metni
1.348 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2013/364 Esas
KARAR NO : 2018/1087
DAVA
Maddi ve Manevi Tazminat, Cezai Şart Alacağı, Menkul Malların İadesi ( Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/06/2013
KARAR TARİHİ : 14/11/2018
Mahkememizde görülmekte olan Maddi ve Manevi Tazminat, Cezai Şart Alacağı, Menkul Malların İadesi (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde: müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 07/09/2010 tarihli bayilik sözleşmesi düzenlendiğini, Büyükçekmece 1 ve 3 Sulh Hukuk Mahkemesi tespit dosyalarında davalı şirketin bayilik sıfatıyla yaptığı uygulamaların özensiz ve kusurlu olup tabelalarda davacı şirketin logosunun yer almayıp yalnız davalının unvanının bulunduğu ve sözleşmeye aykırı olarak şirket merkezinde imalat yapıldığı ve imal edilen kusurlu kapıların uygulamalarda kullanıldığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin uluslararası alanda tanınmış bir marka olup altmış beş ülkeye ihracat yaptığını,
davalının müvekkili firmanın itibarını zedelemeye hakkının bulunmadığını, fuar gibi etkinliklerde bu uygulamalardan şikayeti olanların şikayetlerini yazılı ve sözlü olarak dile getirdiklerini, davalının ayrıca yazılı raporlamaları eksik yaptığı, piyasa koşullarının çok üzerinde fiyatlar verdiği,
yetkisi olmamasına rağmen bölgeleri dışında teklif verdiği gibi bir çok sözleşmeye aykırı olarak birçok işler yaptığının tespit edildiğini, davalının komisyon adı altında talepte bulunduğunu, bir kısım menkul malları tespit etmesine rağmen yaklaşık 29.727,25 TL +KDV değerindeki numuneleri teslim etmediğini, süresinde ödemelerini yapmadığını bildirmiş, 26.368,42 TL alacağının 04/01/2013 tarihinden aylık %3 faizi ile tahsiline, menkul malların aynen teslimine, mümkün olmadığı takdirde 29.727,25 TL +KDV tutarındaki bedelinin tahsiline,
04/01/2013 tarihine kadar yapılan geç ödemeler nedeniyle oluşan aylık %3 temerrüt faizi olmak üzere şimdilik 500,00 TL, faizi aşan zarara yönelik muzam zarar olarak 500,00 TL, maddi tazminat olarak 500,00 TL ile 50.000,00 USD cezai şartın ve 200.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
2012 yılı son döneminde anlaşılamayan bir şekilde davacı tarafça olumsuz durum yaratıldığını, defalarca talep ve bildirimde bulunmalarına rağmen davacının çözümsüzlük yoluna gittiğini, sözleşmenin başlangıcından itibaren gerek ciro gerek ise müşteri portföyü ile pazar payını sürekli olarak artırdıklarını, hiçbir olumsuz durum veya sözleşmeye aykırılığın meydana gelmediğini, davacının kasıtlı tutum ve planlı davranışları ile sözleşmenin çekilmez hali getirildiğini,
davacı tarafından sözleşmenin feshedilmesi üzerine İstanbul 43. Asliye Ticaret Mahkemesinin---------- esas sayılı dosyasında tazminat talepli olarak 14/06/2013 tarihinde dava açtıklarını, davacının eylemlerinin iyi niyetle bağdaşmadığını, iddiaların gerçeğe aykırı zorlama sebepler olup hiçbir iddiayı kabul etmediklerini bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında varlığı ve içeriği tartışmaz konusu olmayan bayilik sözleşesinden kaynaklanan davalı tarafın sözleşme uyarınca aldığı menkul malları teslim etmediği, yapması gereken ödemeleri yapmadığı, bazı ödemeleri geç yaptığı, sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle davacının ticari itibarına zarar verdiği nedenlerine bağlı olarak doğduğu iddia edilen alacak, cezai şart ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflarca toplanması talep edilen ve sunulan tüm deliller toplandıktan sonra tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, yapılan incelemeden sonra bilirkişi kurulu rapor ile itirazlar üzerine alınan ek raporlarında davacı şirketin sözleşmeyi haklı nedenli feshettiğini, dava tarihi itibariyle davalı şirketten 26.368,42 TL alacağının bulunduğunu, bu alacağa 29/03/2013 temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi talep edilebileceğini, davacı tarafın geç ödemeler nedeniyle oluşan temerrüt faizi ile faizi aşan munzam zarar ve maddi tazminata yönelik taleplerinin kanıtlanamadığını,
29.727,25 TL +KDV değerindeki dava konusu edilen menkul malların isimlerinin birebir aynı olmaması, bazı ürünlerin set halinde olması, bazılarının setin içinde yer alan tamamlayıcı parça olması ve ihtimal durumunun varlığı nedenleri ile talep edilemeyeceğini bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, taraflar arasındaki sözleşme ile mahkememizce dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun görülen gerçekli, ayrıntılı, denetime ve hükme elverişli nitelikteki bilirkişi rapor ve ek raporları ile taraflar arasında 07/09/2010 tarihinde imzalanan sözleşme ile kurulan bayilik ilişkisi devam ederken davacı tarafın davalının sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesi ile Büyükçekmece 1 ve 3 Sulh Hukuk Mahkemelerine ait değişik iş dosyalarında yaptırdığı tespit işlemleri ile davalı tarafın sözleşmeye aykırı işlerinin tespit edildiği,
davacının sözleşmeye aykırı fiillerinin sona erdirilmesi amacıyla davalıya 21/03/2013 tarihli ihtarname gönderdiği, ihtara rağmen davalının ihtarnamede belirtilen hiçbir hususu yerine getirmediği ve ödeme yapmadığı iddiası ile bu kez 03/04/2013 tarihli ihtarname ile bayilik sözleşmesini haklı nedenle ve tek taraflı olarak sözleşmenin 9.01 maddesi uyarınca feshettiğini, bilirkişi kurulunun rapor ve ek raporlarında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere değişik iş dosyalarında tespiti yapılan davalının kötü uygulamalarının her üç dosyada da tespitinin yapılmasına bağlı olarak süreklilik arz ettiği,
davalıya ait iş yerinde sözleşme ile yasaklanmış olmasına rağmen davalının bayilik sözleşmesine konu ürünleri izinsiz ürettiği, davacıdan izin almaksızın bölgesi dışında ihaleye katıldığı, 2013 yılında hiç ürün almadığına ilişkin sözleşmeye aykırılıkların sözleşmenin haklı olarak feshedildiğinin kabulünü gerektirdiği, incelenen taraf, defter ve kayıtlarına göre davacının 29/03/2013 tarihi itibariyle 26.368,42 TL alacağının bulunduğu, buna karşılık davacı tarafın dava konusu ettiği 29.727,25 TL +KDV değerindeki menkul mallara ilişkin iddiasını davalının iş yerinde bulunan menkul mallarla isimlerinin birebir aynı olmaması,
bazı ürünlerin set halinde olması, bazılarının setin içinde yer alan tamamlayıcı parça olması nedeniyle kanıtlamayamadığı, yine dava konusu edilen davacı tarafın geç ödemeler nedeniyle oluşan temerrüt faizi ile faizi aşan munzam zarar ve maddi tazminata yönelik taleplerinin kanıtlanamadığı, sözleşmenin 9. maddesinde düzenlenin fesih ve cezai şart başlıklı maddeye göre davalının sözleşmeye aykırı davranması halinde 50.000,00 Usd cezai şart ödeyeceğine ilişkin hüküm karşısında davalının ilgili maddedeki koşullara aykırı davrandığının kabul edilmesi ile birlikte davacının sözleşmede ön görülen miktarda cezai şartı talep etmekte haklı olduğu,
mali müşavir bilirkişiden alınan ek raporla sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın davalı şirketin mahvına neden olacak miktarda olmadığı, buna göre ve dosya kapsamı itibariyle bu miktar üzerinden bir indirim yapılmasına gerek bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça manevi tazminat talep edilmiş ise de davalının eylemlerinin davacının itibarını zedeleyici kişilik haklarına saldırı niteliğinde ağır ve haksız eylemler niteliğinde bulunmadığı, maddi tazminat ve cezai şarta ilişkin sözleşme hükümleri ile maddi tazminat hükümlerine göre çözümlenebilir nitelik ve ağırlıkta bulunduğu,
bu nedenlerle manevi tazminat talep edilmesi konusunda yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2013/364, K. 2018/1087, 14 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama