KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/981
- Karar No
- 2022/1015
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2022
Karar Metni
2.245 kelime·11 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2014/981 Esas
KARAR NO : 2022/1015
DAVA
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/09/2014
KARAR TARİHİ : 07/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
21.1 1.2013 tarihinde----- ilçesi meydana gelen trafik kazasında davalılardan ----- idaresindeki-------plakalı kamyonetin kontrol süz bir şekilde sola dönmek isterken sol taraftan gelmekte olan müvekkillerinin murisi ----- kullandığı------ plakalı otomobile ön-yan taraftan çarparak aracın dengesini bozduğunu savrulan otomobilin aynı yerde çol çalışmasında bulunan ve kontrolsüz bir şekilde geri manevra yapmaya çalışan davalılardan ------ kullandığı -------- plakalı kepçeye arkadan çarpmak suretiyle ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya karışan kepçenin davalı ------ taşeron firma olarak çalışan----- ait olduğunu,
kazaya karışan diğer ----- Plakalı kamyonetin ----- Belediyesi'ne ait olduğu ve alt işleten------tarafından kullanıldığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin murisinin hiç bir kusurunun bulunmadığını, kusurun tamamının işleteninin ----- Belediyesi olan araç sürücülerinde olduğunu, murisin geride mirasçı olarak 1982 doğumlu eşi ----- kızları 2010 doğumlu------ ve 2013 doğumlu ------ kaldığını, müvekkilleri- 'nin murisinin ailede tek çalışan olduğunu, müvekkillerinin murisin desteğinden yoksun kaldıklarını, müvekkillerinin murisinin serbest su tesisatçılığı işiyle uğraştığını ve 4.000,00 TL gelirinin olduğunu,
müvekkillerinin bu yaşanan olay sonrasında derin acı ve üzüntü yaşadıklarını, bu nedenlerle müvekkilleri için destekten yoksun kalma tazminatı olarak şimdilik 3.000,00 TL'nin işleten ve sürücü davalılardan olay tarihinden, diğer davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen ve müştereken tahsiline,
müvekkillerinin murislerinin kaybından duydukları manevi zararın karşılanması için sorumluluğun derecesine ve maddi zararın kapsamına göre yargılamanın son aşamasında miktarı bildirilecek olan manevi tazminatın davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan -----plaka sayılı aracın müvekkili sigorta şirketine------ poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin poliçeden dolayı sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda azami 250.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde manevi tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulduğunu, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediğini bu nedenle davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ------Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan-----plakalı aracın müvekkili sigorta şirketine ------- sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta poliçesinin sigorta ettirenin vefatı nedeniyle 10.01.2014 tarihinde iptal edildiğini, kazada araç sürücüsünün kusurlu olması nedeniyle sorumluluğunun söz konusu olamayaca;
şortalı araç sürücüsü kusurlu olduğundan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilme- sine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı -----vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, -----plakalı araç sürücüsü ------ Başkanlığının işçisi olup işveren olarak ------ Belediyesi Başkanlığı sorumlu olduğunu, dolayısıyla davanın tarafları açısından husumet yönünden reddi gerektiğini, esas bakımından davalı müvekkil şirketin hak kaybına mahal vermemek için ihtiyaten zamanaşımı itirazında bulunduklarını, belediye tarafından yapılan yol çalışmaları sırasında,
davacı tarafın murisi ----- sevk ve idaresinde olan ------plakalı araç ile belediyenin işçileri olan önce ----- sevk ve idaresindeki ------ plakalı araca sonra ise------ sevk ve idaresindeki -----plakalı kepçeye çarptığını, davalı belediye çalışmaları sırasında gerekli tüm tedbirleri aldığını, ancak davacı tarafın murisi olan ------ kendi kusrundan dolayı kazaya sebebiyet verdiğini, davalı tarafın kusuru bulunmadığını, dolayısıyla davanın reddi gerektiğini, izah edilen nedenlerle davanın müvekkil şirket yönünden reddine karar verilmesini talep ettikleri görüldü.Davalılardan ------vekili 06.02.2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle;
müvekkillerinden ------diğer müvekkili -----plakalı iş makinesinin şoförü olduğunu, olayın dava dilekçesinde belirtildiği şekilde gerçekleşmediğini, davacıların murisi ------ yönetimindeki aracın önünde seyreden araca çarptıktan sonra savrularak karşı şeride geçtiğini ve müvekkillerinin işleteni ve sürücüsü olduğu iş makinesine çarptığını, iş makinesinin kaza sırasında nizami şekilde park halinde olduğunu, bu nedenlerle müvekkilleri yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------ vekili 10.02.2014 tarihinde verdiği cevap dilekçesinde özetle;
müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, kazaya karışan ------ Plakalı araç sürücüsünün ------personeli olup ihale yoluyla yapılan hizmet alımı sözleşmesi gereğince müvekkili idarenin ------çalıştığını, bu yönüyle idarenin her hangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacıların murisinin olayda kusurlu olup ------ Plakalı aracı görmesine rağmen hızını azaltmadığını, bu nedenlerle davanın önce husumetten ve esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı----- vekili 14.02.2014 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle;
son Yargıtay uygulamalarına göre davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin olduğunu, kazaya karışan ve mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan ---- Plakalı aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi ile davalılardan ------ Belediye Başkanlığı'na kiralandığını, davacıların murisinin olayda kusurlu olduğunu, bu nedenlerle öncelikle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesini, müvekkili şirketin işleten sıfatında olmadığından pasif husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------- tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasında müvekkilinin kusursuz olduğunu, olayın meydana geldiği sırada müvekkilinin -----Belediyesi'ne ait----- Plakalı araç ile seyrederken maktul tarafından aşırı süratli bir şekilde kullanılan ------ Plakalı aracın müvekkilinin kullandığı araca çaptığını, çarpmanın etkisiyle savrularak sol tarafta park halinde bulunan ------- plakalı iş makinesinin altına girdiğini, bu nedenlerle davanın reddine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------ vekili 10.02.2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ------ plaka sayılı aracın müvekkili sigorta şirketine------ poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı aracın sürücüsü ve işleteninin kendi kusuru nispetinde üçüncü kişilere verecekleri maddi zararları teminat altına alındığını, davacıların manevi tazminat taleplerinin hukuki dayanağının olmadığını,
kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün manevra yapmadığı gibi meydana gelen kaza ile sigortalı aracın bulunduğu yer itibariyle illiyet bağının olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi manevi tazminat talebidir. 21/11/2013 tarihinde-----Mahallesinde davalılardan ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı kamyonet ile davacıların murisi ----- sevk ve idaresindeki ------ plakalı otomobilin karşılıklı çarpışması sonucu davacıların murisinin trafik kazası sonucu ölmesi nedeniyle mirasçılar tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talebidir.
Davalılardan ------plakalı kamyonet sürücüsü, davalılardan------- Belediyesi işleten olduğu, davalılardan ----- kazaya karışan ----- plakalı aracın ------ şirketi olduğu, davalılardan ------plakalı aracın ------ şirketi olduğu tespit edilmiştir.Dosya içerisine davacı murisin kaza tarihi itibari ile fiili olarak net kazancının tespiti için yazılan müzekkereler, tarafların sosyal ve ekonomik durum raporları,
hasar tespit dosyaları ve poliçelerden bir nüsha ile diğer ilgili belgeler dosya içerisine alınmıştır.----- sayılı dosya içerisine 05/05/2015 tarihli ---- Dairesinden alınan kusur raporuna göre davalı sürücü ----- ile davacıların murisi ------ meydana gelen trafik kazasında eş değer kusuru olduğunu tespit edilmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesine göre bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde,
motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı Kanun'un 88/1. maddesinde ise bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) madde 61 ve 62) ile müteselsil sorumluluk esaslarına göre; birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.
Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan6098 sayılı TBK madde 162 ve 163 göre, borcun tamamından sorumludur.6098 sayılı TBK madde 167 uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur---------Mahkememiz tarafından meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur oranını tespit etmek için ilk olarak 12/10/2017 tarihli bilirkişi kurulundan rapor alınmış, bahse konu raporda davalı sürücü ----- %9, davacıların murisi ------ %10 oranında kusurlu bulunmuştur.
Ancak alınan kusur oranı------05/05/2015 tarihli kusur raporu ile çelişmesi nedeniyle bu defa mahkememiz tarafından 06/03/2019 tarihli teknik bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü------%50 oranında,
davacıların murisi------%50 oranında kusurlu bulunduğundan ve alınan rapor 05/05/2015 tarihli -------dairesinin raporu ile uyuştuğundan mahkememiz tarafından esas alınmıştır.Davacı mirasçıların destekten yoksun kaldığı tazminatın hesaplamak için -----bilirkişisinden rapor alınmış ve en son alınan 15.09.2022 tarihli dördüncü ek rapor mahkememiz tarafından hüküm kurarken esas alınmıştır.Davacıların murisi ------- gelir durumunun tespiti için ilgili araştırmalar yapılmış ve murisin su tesisat ustası olarak çalıştığı belirtilmiştir.
Mahkememiz tarafından murisin kaza tarihinde ki gelirinin tespiti için davacı tarafın delillerini ibraz etmesi için süre verilmiş, bildirilen süre içerisinde net kazancının tespiti için ilgili araştırmalar yapılmış ancak kaza tarihinde murisin fiili olarak asgari ücret dışında bir gelir elde ettiği ispat edilemediğinden murisin asgari ücret kazandığı kabul edilerek ------- bilirkişisi tarafından da asgari ücret kalma gelirine göre destekten yoksun kalma tazminatı hesap edilmiştir. -------Hükme esas alınan 15.09.2022 tarihli------ bilirkişisinin dördüncü ek raporu uyarınca davacıların murisinin kaza tarihi olan 21/11/2013 tarihinde meydana
gelen trafik kazasında %50 -%50 oranında eşit kusurlu oldukları kabul edilerek, asgari ücret dışında bir gelir elde ettiği ispat edilemediğinden------ Yaşam Tablosu esas alınarak yapılan hesaplama sonucu davacı müteveffanın eşi 01.03.1982 doğumlu ------ bakiye ömrü göz önüne alınarak yapılan hesaplama sonucu davacının toplam zararının 979.099,76 TL olduğu tespit edilmiş olup meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur oranı %50- %50 olduğundan kabul edilen kısımda bu oran göz önüne alınmıştır.
Davacı 23.08.2010 doğumlu murisin kızı ------aynı tablo kullanılarak yapılan hesaplama sonucu toplam zararının 120.471,80 TL tespit edilmiş olduğu, murisin kızı 17.01.2013 doğumlu ------ aynı tablo kullanılarak yapılan hesaplama sonucu zararının 146.873,48 TL tespit edilmiş olduğu yine meydana gelen trafik kazasında tarafların %50- %50 kusur durumu göz önüne alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." TBK’nın 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır.
Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak,
meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Manevi tazminat talebi yönünden yapılan yargılama sonucu meydana gelen trafik kazasında mahkememiz tarafından hükme esas alınan 06.03.2019 tarihli kusur raporu uyarınca davalı sürücü ----- ile muris ------kusur oranlarının eşit olması,
davacıların yaşı, tarafların sosyal ve ekonomik durum raporları, meydana gelen trafik kazası sonucu duydukları elem ve ızdırap göz önüne alınarak açılan manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/981, K. 2022/1015, 7 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama