KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/273
- Karar No
- 2022/755
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2022
Karar Metni
1.023 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/273 Esas
KARAR NO: 2022/755
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)
DAVA TARİHİ: 17.05.2019
KARAR TARİHİ: 28.09.2022
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili bankanın ----- asıl borçlu, ---- müşterek ve müteselsil kefil olarak imza ettikleri -----araç üzerinde rehin sözleşmesi karşılığı asıl borçluya krediler kullandırılmış olduğu, hesabın ödenmemesi üzerine ----- ihtarname keşide edilerek ------ kat edilmiş olduğu, borçların ---- içinde ödenmesinin ihtaren bildirildiği, ihtarnameye rağmen borç ödenmediğinden alacakların muaccel hale geldiği ve davalıların temerrüde düştüğü, ihtara rağmen borç ödenmediğinden dolayı ----- esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibine geçilmiş olduğu,
davalıları mezkur icra dosyasına vaki itirazları üzerine işbu davanın açılması zaruretinin doğduğu ileri sürülmek sureti ile; davalının borca ,işlemiş faizine ve fer’ilerine yönelik itirazlarının yasal dayanaktan yoksun olduğu davalıların ------ esas sayılı icra dosyasına olan itirazlarının iptaline %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına, mahkeme masrafı ile ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesi iddia ve talep olunmuştur.
SAVUNMA
Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle.
Davacı Banka, ---- imzalanan ------- borcun ödenmemesi gerekçesiyle sözleşmede müteselsil------ müvekkilleri hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, işbu haksız takipte müvekkillerine gönderilen icra emrine süresi içinde borca icra takibine faiz oranına itiraz edildiğini, akabinde, yasal arabuluculuk görüşmeleri uzlaşma sağlanmadan neticelendiğini, davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itirazlarımızın iptali ile ilgili işbu davanın açıldığını, icra takibine dayanak olan ---- ------ kapsamında----- geçerlilik şartlarını taşımadığını, ------ şartlarından olan belirlilik ilkesinin somut olayda mevcut olmadığını,
mahkememizce kefalet sözleşmesinin geçerli olduğuna kanaat getirilse dahi müvekkilleri hakkında girişilen icra takibinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu takipte müvekkillerinden fahiş faiz oranları talep edildiğini, bu durumun ilgili mevzuata ve temel hukuk kurallarına aykırı olduğunu, davacı banka tarafından gönderilen cari hesap kat ihtarının gerçeği yansıtmadığını, izah edilen nedenlerle, davanın reddini, davacı aleyhine %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin müvekkilleri lehine hükmedilmesine karar verilmesini talep ettikleri görüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı banka tarafından, dava dışı asıl borçlu ---- akdedilmiş olup, imzalanan sözleşmeye istinaden teminat olmak üzere ----- plakalı araçta davacı banka lehine rehin şerhi işlenmiş olup, davalılarla imzalanan ---- müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, asıl borçlunun sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmemesi üzerine ---- tarihi itibari ile kredi hesabı kat edilmiş olup hem asıl borçluya hemde davalı kefillere ----kat ihtarnamesi gönderilmesine rağmen borcun ödenememesi üzerine ------- sayılı takip dosyası uyarınca başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır.
Davacı banka tarafından asıl borçlu şirket hakkında ---- dosyasında rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmıştır. İlgili dosyanın incelenmesi sonucunda davacı ----- plakalı araç için kredi sözleşmesine dayalı menkul rehinin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takibe geçilmiştir.
Müteselsil kefiller olan davalılar hakkında ise somut olayda ki ----dosyası ile ilamsız takibe geçildiği tespit edilmiştir. İlgili dosyanın incelenmesi sonucu davacı ------ tarafından her iki davalı hakkında asıl borçlu dava dışı ---- kullandığı ticari kredilerden dolayı ---- tarihinde ilamsız takibe geçildiği tespit edilmiştir.
Mahkememiz tarafından dosya içerisine --- tarihli birinci rapor ile itiraz üzerine aynı bilirkişiden ---- tarihli ek rapor alınmıştır. Ancak alınan rapor ve ek raporların hüküm kurmaya el verişli olmaması, yapılan hesaplamaların hatalı olması, yeterli denetime açık olmaması nedeni ile mahkememiz tarafından bu defa dosya içerisine ---- tarihli ikinci bilirkişi raporu alınmış ve mahkememiz hükmünde de ilgili rapora dayanarak karar verilmiştir.
Yapılan yargılama sonucu; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ----imzalandığı, davalılarında söz konusu ------ toplam ----- limit ile müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğu tespit edilmiştir.
TBK 583.madde uyarınca ------ şartlarının incelenmesi sonucu, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapıldığı, kefillerin sorumlu olacağı azami miktarın belirtildiği, -----tarihinin olduğu ve kefillerin sorumlu olduğu azami miktarın, -----müteselsil kefil olduğunun kendi el yazıları ile belirtildiği ve bu hali ile kefalet sözleşmesinin yasal şekil şartlarına haiz ve geçerli olduğu tespit edilmiştir.
Davacı banka tarafından--- sayılı dosyası üzerinden --- tarihinde dava dışı asıl borçlu şirket hakkında---- ile takip başlatılmış ve rehine aracın satışı gerçekleştirilmiş olup icra dosyasına celp edilen --- uyarınca aracın satışının---- üzerinden tahsilat yapıldığı tespit edilmiştir.
Davalı müteselsil kefiller hakkında da ----esas sayılı takip dosyası uyarınca diğer ticari krediler yönünden asıl borç ve işlemiş faizler için başlatılan takip sonucu dosya içerisine sunulan ------- tarihli teknik bilirkişi heyetinin yaptığı asıl alacak miktarları ile diğer faiz talepleri yönünden yapılan hesaplamaların doğru olduğu, denetime el verişli olduğu, hüküm kurmaya yeterli olduğu kabul edilerek, yargılama sırasında rehine aracın satışı sonunda elde edilen ödemenin infaz aşamasında değerlendirilmesine karar verilmiş, alacak likit olduğundan davacı bankanın %20 icra inkar tazminatı da kabul edilerek
aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/273, K. 2022/755, 28 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama