KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/546
- Karar No
- 2024/392
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2024
Karar Metni
1.645 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/546 Esas
KARAR NO:2024/392
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :05.04.2016
KARAR TARİHİ:30.04.2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı ---- tarihinde adına kayıtlı ---- plakalı araç ile ------ önünde bulunan park alanına dönüş yaptığı sırada müteveffa --- idaresindeki ---- plakalı ---- çarpması sonucu ---- hayatını kaybettiğini, davalı ----hakkında ----esas sayılı dosyasında dava açıldığını, ---- plakalı aracın sürücüsü ve maliki, ------------ de bu aracın trafik sigortası poliçesini tanzim eden sigorta şirketi olarak sigorta limitleri dahilinde müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi zararlarını karşılamak üzere davayı açtıklarını belirterek 150.000,00 TL maddi,
150.000,00 manevi olmak üzere toplam 300.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ---- plaka sayılı aracın ------müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigorta limiti ile sınırlı olduğunu, dava açılmadan önce müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, bu nedenle kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, müvekkilinin yargılama giderleri ile sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı---usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle vefat eden eşinin desteğinden yoksun kalan davacının destekten yoksun kalma maddi tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları incelenmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.
Davaya konu kazaya ilişkin ----- esas sayılı dosyası celbedilerek incelenmiş, kusur konusunda ----- alınan raporda; davalı ----- asli, davacı murisi müteveffanın tali kusurlu, ölenin davacı dışındaki diğer mirasçıları olan anne ve babası tarafından ----- esas sayılı dosyasında açılan davada da davalı ------ %75, müteveffanın %25 oranında kusurlu olduğu tespit edildiği görülmüş olup, alınan bu bilirkişi raporlarının, dosyada toplanan tüm deliller ve kaza tespit tutanağına uygun olduğu göz önünde tutularak başkaca bir rapor alınması yoluna gidilmemiştir.
Tarafların delilleri toplanarak dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiden rapor ve bu rapora vaki itirazların değerlendirildiği ek rapor alınmıştır. Dosyanın safahatı incelendiğinde; mahkememizin ----- sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı ---- tarafından kararın istinaf edildiği, ------ karar sayılı kararı ile ''Desteğin kendisi ve muhtemel çocuklarına hesaplamada pay ayrılmamış olması doğru olmamıştır.
Desteğin anne ve babasının ----- Hukuk Mahkemesine ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı davası açtıkları yargılama sırasında sigorta şirketi ile anlaştıklarından davadan feragat ettikleri anlaşılmaktadır. Bu mahkemece alınan aktüerya raporu getirtilmeden ve yapılan ödeme miktarları araştırılmadan eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır. Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında müteveffanın kask takmadığına ilişkin bir belirleme bulunmamaktadır.
Otopsi raporunda kafa kırığı belirlenmiş ancak müteveffanın ölüm sebebi ise "genel vücut travması" olarak açıklanmıştır. İlk Derece Mahkemesince müterafik kusur indirimi konusunda değerlendirme yapılmamıştır.
O halde Mahkemece yapılması gereken, dosyada ki mevcut delil durumuna göre müterafik kusur indirimi uygulanıp uygulanmayacağı konusunda değerlendirme yapılması, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği sonucuna varılması halinde ise manevi tazminatın da yeniden değerlendirilmesi;Sigorta şirketinden desteğin anne ve babasına yapılan asıl alacak ve faiz ödeme miktarının sorulması ve ödeme belgelerinin istenmesi,
başka bir aktüerya bilirkişisinden ----- yerleşik uygulamaları ile belirlenen pay esasına göre eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, desteğin 2 çocuğu olacağı varsayımı ile çocukların her birine 1 pay, ana ve babaya birer pay ayrılarak davacı eşin talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminat miktarının belirlenmesi,
davacıya yapılan ödemenin faiziyle birlikte tazminat miktarından düşürülmesi (dava dışı anne ve babaya yapılan ödemelerde düşülerek) ile nihai tazminatın hesaplanması için ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor almak ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar vermek olmalıdır.'' gerekçesi ile Davalı ---------- vekilinin istinaf başvurusunun kabulü; ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,' şeklinde karar verildiği,
kaldırma kararı sonrasında mahkememizin ---- numarasını aldığı görülmüştür.Kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi tarafından düzenlenen ---- tarihli raporunda özetle, "Maddi zarar;----- ödeme tarihi dikkate alındığında; ------ tarihinde destekçi --- vefatı sonrasında; eş ----; toplam ------- zararının, müteveffanın kazanın oluşumunda % 25 kusurlu olduğunun kabulü ile (16.084,05 TL %9 yeniden evlenme olasılığı tenzili sonrası) 163.487,62 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 86.487,62 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığı ve davacının destek zararının sadece %53' ünün karşılandığı,
(Aynı zamanda dava dışı anne ve babaya ayrılan paylar dahilinde ödeme tarihindeki anne ve babanıın zararları da hesaplanmış ve toplam zarar 241.493.33 TL olarak tespit edildiği, bu tutarda davalı sigorta şirketinin 290.000,00 TL azami limitin içinde görülmüş olup, herhangi bir garamaeten hesaplamasına gerek kalmadığı anlaşılmıştır), hükme esas alınan --- Rapor/ hesap tarihi dikkate alındığında; ----- tarihinde destekçi ---- vefatı sonrasında; eş ----; toplam ------ zararının, müteveffanın kazanın oluşumunda “%25 kusurunun bulunduğunun kabulü ile ve ----------- yeniden evlenme olasılığı indirimi sonrası 258.119,74 TL olduğu,
davacıya 18.06.2015 tarihinde ödenen 86.667,77 TL tazminatın 21.02.2018 rapor tarihindeki değeri 107.567,76 TL' nin tenzili ile bakiye maddi tazminat alacağının 150.551,98 TL olabileceği, Bakiye Limit 153.332,23 TL' nin içinde bulunduğu, ------Sayılı dosyada gerekçeli kararda, davalı sigorta şirketi yönünden 05.04.2016 dava tarihinden, davalı-------- yönünden 06.05.2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedildiği görüldüğü, Sigorta Poliçesi; ----- kaza tarihini kapsar, ---- plakalı ---- davalı ----adına tescilli hususi aracın------teminat altında olduğu,
işbu poliçenin ---- tarihinden önce geçerli olan genel şartlarla ---- tarihinde tanzim edildiği, şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami----- ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, dava öncesi davacı eşe 18.06.2015 tarihinde 86.667,77 TL ödeme yapıldığı, 22.03.2016 tarihinde de dava dışı anne ve babasına toplam 50.000,00 TL asıl alacak tazmiantı ödemesi yapıldığı, ayrıca dava dışı müteveffanın anne ve babası için ------- tarihinde dava ikame edildiği,
yargılama devam ederken davacılar ile davalı sigorta şirketi aralarında sulh oldukları ve davacılar vekilinin feragat vermesi ile maddi tazminat yönünden -------tarihinde davanın reddine karar verildiği, (birleşen davada manevi tazminat talep edildiği ve mahkemenin anne ve baba için ayrı ayrı ---- hüküm kurduğu ve bu karar ----- tarihli kararı ile kesinleştiği," yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, kusur ve maluliyet konusunda alınan -------raporları ile ceza dosyası, usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülen hükme ve denetime elverişli aktüer bilirkişi rapor ve ek raporları ile; davalı ---- %75, müteveffa---- ---- %25 oranında kusurlu oldukları, ------- tarihli yazı cevabı uyarınca müteveffanın kaza tarihinde aylık ücretinin 2,400-TL olabileceğinin kabulü ile; buna göre yapılan aktüer bilirkişi hesaplaması sonucu davacının bakiye maddi tazminat alacağının 150.551,98 TL olduğu,
anlaşılmakla, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 150.551,98 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi yönünden 98.049,23 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ------ yönünden 06.05.2015 tarihinden, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı manevi tazminat da talep etmiş olmakla. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. --------gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir.
Dava konusu olayda, zararlandırıcı eylemin tarihi, kazanın meydana geliş şekli, kusur durumu, davacının müteveffanın eşi oluşu, ölük tarihinde yaşı, paranın alım gücü, tarafların soruşturma sonucu tespit edilen ekonomik ve sosyal durumu ile yukarıda açıklanan ilkeler nazara alınarak davacı yararına aşağıda belirtilen miktarda manevi tazminat takdirinin hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilerek manevi tazminat davasının kısmen kabulüne dair aşağıdaki doğrultuda hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/546, K. 2024/392, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama