KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/461
- Karar No
- 2025/853
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
Karar Metni
1.550 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/461 Esas
KARAR NO: 2025/853
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/02/2017
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -------sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine durdurulan takibin devamına, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davalı ------tarafından beyan edilen ----beyannamesinde belirtilen ve gelir tablosunda yazılan verilerin ve şirket muhasebe birimi yetkililerince yapılan incelemelerin ---- hesap yılına ilişkin olarak bağımsız denetim yapan yetkililer tarafından hazırlanan ----- tarihli Denetim Tespit Raporu’nda.
Satılan Ticari Mallar Maliyeti hesap tutarları 3.707.761,16 TL olması gerektiğini, ancak 2.533.183,07 olarak belirlendiği, satılan ticari mallar maliyet tutarındaki eksik maliyet yüklemesi nedeni ile işletmenin ticari karı 1.861.589,72 TL olması gerekirken 3.820.783,43 TL olarak belirlendiği ve bunun neticesinde de 392.776,88 TL kurumlar vergisi hesaplanması gerekirken 784.615,62 TL kurumlar vergisi hesaplandığı tespit edildiğini, -----olarak kusurlu ve hatalı hizmeti nedeni ile davalı şirketin haksız yere belirtilen tutar kadar zararı oluşmasına sebebiyet verdiğini,
davalı şirketin ödediği fazla vergilerden ötürü gerekli girişimleri vergi idaresi nezdinde yaptığını, ancak davalı şirketin ödemiş olduğu fazla vergilerden dolayı mahrum kaldığı faiz getirisinde davacı yanın sorumluluğunun olduğunu, davacı yan, davalı şirketten franchise alan ------------organik bağ içerisindedir.
Davalı ---- ilişkisi içerisinde bulunan-------- adlı firmanın franchise sözleşmesini tek taraflı ve haksız sona erdirilmiş olduğunu, buna rağmen müvekkile ait marka, ---- faydalanmaya devam etmiş olduğunu, bütün bu nedenlerle davalı hakkında açılan haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasında imzalanan Denetim ve Tasdik Sözleşmesinden doğan hizmet bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi sebebiyle İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarında mali müşavirlik hizmeti sebebiyle ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, ---- sayılı Denetim ve Tasdik Sözleşmesi kapsamında 2015 hesap dönemi için verdiği tam tasdik hizmeti kapsamında kesinleşen 42.000 TL. + KDV'nin, KDV dahil 24.571,43TL.sinin ödendiğini, KDV dahil 28.926,73TL alacağın davalı tarafından ödenmediğini, bakiye fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı,
2014 yılında davacı tarafından yapılan ---- kapsamında yapılan tam tasdik denetiminde “2014 yılı satılan mal maliyetinin ---- hesaplanmasının ----tarafından tam tasdik denetimi kapsamında tespit edilemediğini” ve bu nedenle davalının 2014 yılı için fazladan kurumlar vergisi ödeme zorunda kaldığını, 234.815,62 TL fazladan ödenen kurumlar vergisi nedeniyle faiz kaybına uğradığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın geçirdiği safahat incelendiğinde; mahkememizce verilen ---- karar sayılı kararda görevsizlik nedeniyle dosyanın ---- Mahkemesine gönderildiği,
----- karar sayılı ilamı ile ------ karar numaralı ilamı ile Yargı yerinin mahkememiz olarak belirlendiği, dosyanın mahkememize iade edilerek ---- esasını aldığı, mahkememizce verilen ------- karar sayılı kararı ile "...1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE..." karar verildiği, davacı vekili tarafından mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerinde dosya ----- Dairesine gönderilmiş ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda -----tarihli ilamı ile;
"...1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile ----- tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA..." şeklinde kaldırılmıştır.
Kaldırma kararı sonrasında mahkememizin --------- esas sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır.Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada; ---- tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin ---- tarihli raporunda özetle, "...davacı ---- davalı şirket ----- hesap dönemi için verdiği tam tasdik hizmeti bedelinin davalı tarafça ödendiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacının ---- kapsamında ----- dönemi için verdiği tam tasdik hizmeti kapsamında kesinleşen ------ davacıya ödendiğini, KDV dahil 28.926,73 TL alacağın davalı tarafından ödenmediği,
davalının -----yılında davacı tarafından yapılan ---- kapsamında yapılan tam tasdik denetiminde ---- yılı satılan mal maliyetinin 1.174.578,09.-TL eksik hesaplanmasının ----- tarafından tam tasdik denetimi kapsamında tespit edilemediği” ve bu nedenle davalının----- yılı için fazladan ödediği 234.815,62 TL kurumlar vergisi nedeniyle faiz kaybına uğradığı gerekçesiyle davacının 28.926,73 TL alacağını ödemediği,
davalının ------ düzeltme beyannamesi ile ------ eksik beyan ettiklerini ve aynı tutarda dönem vergi matrahının yüksek çıkarılması nedeniyle 234.915,62 TL fazla ve yersiz kurumlar vergisi ödediklerini, fazla ve yersiz ödedikleri bu tutarın kendilerine iade edilmesi talebi üzerine -----tarafından düzenlenen ---- tarihli, ------- olarak hesaplanmış ve ayrıca davalının --------yılında ayırdığı 40.000 TL tutarındaki şüpheli alacağının mevzuata uygun olmadığı tespit edilerek, 40.000 TL tutara isabet eden 8.000 TL tutarın iadesi reddedildiği, kalan 226.915,62 TL’nin iade edilmesinin uygun görüldüğü,
vergi dairesi tarafından davalının vergi borçlarına mahsuben iade yapıldığı, davacının 2014 yılı düzeltme beyannamesi kapsamında iade talebi ile ilgili olarak düzenlenen ------- davalı kurumun ---- sebebiyet vermemesi sebebiyle davacı ------ maddesi uyarınca herhangi bir sorumluluk tespiti yapılmadığı, davalı tarafın ------ yıllarında olaylara uygun olarak hesap tutma ve hesap çıkarma işlemlerinin hem mevzuat hem de sözleşme hükümleri kapsamında davalı iş sahibinin yükümlülük ve sorumluluğunda olduğu,
3568 sayılı Kanun’un 12. Maddesi ve 213 sayılı Kanun’un 227. maddesi kapsamında tasdik raporunu düzenleyen yeminli mali müşavirlerin, düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu,
bu kapsamda davalı şirketin ---- hesap dönemlerinde denetim ve tasdik işlemlerini yapan davacı ------davalı şirketin vergi ziyaına sebebiyet vermemesi sebebiyle 3568 sayılı Kanun’un 12. Maddesi ve 213 sayılı Kanun’un 227. maddesi uyarınca herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, davacı ---- ticari defter ve kayıtlarına göre 01.01.2016 tarihi itibariyle davalıdan 28.926,73 TL alacaklı olarak göründüğü..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur ----
Davacı ---- davalı şirket ------ hesap dönemi için verdiği tam tasdik hizmeti bedelinin davalı tarafça ödendiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı şirketin fazla kurumlar vergisi ödemesi sebebiyle faiz kaybına uğrayıp uğramadığı, davalının bu zararda sorumlu olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde;
dosya kapsamında alınan ------- bilirkişi raporu gereğince her ne kadar davalı tarafça fazla vergi ödenilmiş ise de sonradan verilen düzeltme beyanı ile gerekli düzeltmelerin yapıldığı ve 226.915,62 TL'nin iade edilmesinin uygun görüldüğü, vergi dairesi tarafından davalının vergi borçlarına mahsuben iade yapıldığı,
3568 sayılı Kanun'un 12. maddesi ve 213 sayılı Kanun'un 227. maddesi kapsamında tasdik raporunu düzenleyen yeminli mali müşavirlerin, düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyama bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu,
bu kapsamda davalı şirketin ---- hesap dönemlerinde denetim ve tasdik işlemlerini yapan davacı -------davalı şirketin vergi ziyaına sebebiyet vermemesi sebebiyle 3568 sayılı Kanun'un 12. maddesi ve 213 sayılı Kanun'un 227. maddesi uyarınca herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, Vergi dairesi tarafından davalının işlemleri sebebiyle vergi ziyaı vb. bir tespit yapılmadığından davacının vermiş olduğu hizmet gereği alacağını talep edebileceği, davalının bu bedeli ödemekle yükümlü olduğu,
davacı tarafça ihtarname çekilmesi sebebiyle davalının ---- tarihinde temerrüte düştüğü,----- tarihleri arasında tarafların tacir olması sebebiyle işlemiş faiz (avans faizi) talebinde bulunabileceği, ----- arasındaki işleyen faiz tutarının 257,96 TL olduğu, aşan kısma ilişkin taleplerinin yerinde olmadığı,
ihtarname masrafının yargılama gideri olarak talep edebileceği anlaşılmış, anılan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, davalının------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 28.926,73-TL asıl alacak, 257,96 TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.Her ne kadar davalı taraf davalının kusurlu işlemi sebebiyle başta fazladan kurumlar vergisi ödemesi yapmak zorunda kaldığını, fazladan ödenen kurumlar vergisi nedeniyle faiz kaybına uğradığını beyan etmekte ise de;
taraflar tüzel kişi tacir olup TTK 18/2 maddesi gereği basiretli tacir olarak hareket etmesi gerekmektedir. Ayrıca davacı zarar taleplerinin TBK 122 maddesinde öngörülen munzam zarar kapsamında olabileceği, bu hususunda tarafların tacir olması sebebiyle somut olarak ispat edilmesi gerekmektedir. Bu yönde davalı tarafça sunulmuş elverişli ve yeterli delil bulunmadığından davalı itirazlarına itibar edilmemiştir.
İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. ------- Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı -----üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/461, K. 2025/853, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama