KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/187
- Karar No
- 2026/190
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2026
Karar Metni
1.196 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/187
KARAR NO : 2026/190
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27.02.2025
KARAR TARİHİ : 17.02.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından, davalı ile aralarında kurulan ticari ilişki kapsamın----- eğitim hizmetlerinin eksiksiz şekilde sunulduğunu, bu hizmetlere istinaden 06.09.2024 tarihli ----- ve 24.10.2024 tarihli ------ numaralı faturaların düzenlendiğini, söz konusu faturaların davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, faturaların yasal süresi içerisinde davalı tarafından itiraz edilmediğini, fatura bedellerinin vade tarihinde ödenmediğini, alacağın muaccel ve likit hale geldiğini, bu nedenle davacı tarafından ----.
İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bu itiraz nedeniyle takibin durduğunu, davalının itirazının yerinde olmadığını, alacağın faturalara ve ticari kayıtlara dayandığını, davalının borçtan kurtulmaya yönelik olarak itirazda bulunduğu ileri sürülerek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın tahsilini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından, taraflar arasında kurulan ticari ilişkinin otuz gün vadeli olduğunu, davacı tarafından düzenlenen faturalarda vade tarihinin mutabakata aykırı şekilde belirlendiğini, bu hususa ilişkin olarak davacıya yazılı şekilde itiraz edildiğini, bu nedenle faturaların muaccel hale gelmediğini, davacı tarafından sunulduğu iddia edilen ---- eğitim hizmetlerinin eksik ve amacına uygun ----- tanımlamasının yapılmadığını ve sertifikaların davalıya teslim edilmediğini, bu sebeple personelin sahada çalıştırılamadığını, hizmetin eksik ifa edilmesi nedeniyle ödenmezlik def'inin doğduğunu,
eksik ifa edilen hizmet karşılığında bedel talep edilemeyeceğini, bu haliyle davacının alacağının likit olmadığını, icra takibinin haksız olduğunu, davalının icra takibine yaptığı itirazın yerinde olduğunu, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı ileri sürülerek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davacı tarafından davalı aleyhine ----- İcra Dairesi'nin ---- esas sayılı dosyasında, ---- numaralı ve ------ numaralı iki faturaya dayanılarak 144.160,70 TL asıl alacak üzerinden icra takibine geçildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, davacı tarafça somut itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1).
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat külfeti davacı taraftadır.
Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafça ispatlanması gerekir.Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Hazırlanan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre: tarafların ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre; icra takibine konu edilen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, icra takibine konu edilen faturaların 06.09.2024 tarihli ----- numaralı 23.226,07 TL bedelli fatura ile 24.10.2024 tarihli ------- numaralı 125.738,41 TL bedelli fatura olduğu, faturaların toplam tutarının 148.964,48 TL olduğu,
taraflar arasındaki açık hesap bakiyesi dikkate alındığında bu faturalara karşılık davalı tarafından 4.803,79 TL tutarında kısmi ödeme yapıldığı, davacının takip tarihi itibarıyla 144.160,69 TL alacaklı olduğu,
Davalının ticari defter ve kayıtlarına göre; takibe konu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, 01.01.2024 tarihli açılışta davalının davacıya 45.936,98 TL borç bakiyesi bulunduğu, inceleme döneminde davacıdan 6 adet alış faturası alındığı ve bu faturaların toplam tutarının 229.344,73 TL olduğu, aynı dönemde davacıya 131.121,02 TL tutarında havale yoluyla ödeme yapıldığı, buna göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 144.160,69 TL borç bakiyesinin bulunduğu, söz konusu bakiyenin 06.09.2024 tarihli ---- 12 ve 24.10.2024 tarihli ------ numaralı faturalardan kaynaklandığı,
Her iki tarafın karşılaştırmalı analiz raporlarında faturaların dayanağı hizmetin bulunduğu, alış ve satış bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davacı tarafça satış bildirimi yapılması ve davalı tarafça aynı miktarda alım yapıldığının bildirilmesi karşısında icra takibine dayanak olan faturaya konu hizmetin davalıya sağlandığı, birbiriyle uyumlu olan ticari defter ve kayıtlar ile karşılaştırılmalı analiz raporları birlikte değerlendirildiğinde davalının savunmalarına itibar edilemeyeceği, hizmetin alındığını bildiren davalının ayıplı ifa savunmasına itibar edilmediği, davacının icra takip tarihi itibariyle davacıdan 144.160,69 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Faturaya dayalı takipte alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/187, K. 2026/190, 17 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama