KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/323
- Karar No
- 2025/716
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
Karar Metni
879 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/323 Esas
KARAR NO: 2025/716
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/08/2024
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete karşı yük taşımacılığı hizmetini yerine getirdiği, yaptığı hizmetin karşılığını tahsil edebilmek için ---- tutarındaki faturayı kestiğini, bunu davalıya bildirdiğini, davalı tarafın ödemeyi yapmadığını, buna istinaden ------ esas sayılı icra dosyasıyla icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini, ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile itirazın iptalini, takibin devamını, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının olmadığını, müvekkil şirketin takas ve mahsup hakkını kullandığını, müvekkili şirket kargo işi yaptığını, davacının ise parça başı dağıtım işiyle iştirak ettiğini, davacının müvekkili şirketten böyle bir alacağı olmadığını, davacı ile 17/05/2024 tarihli kargo dağıtım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin maddelerine göre dağıtıcının müvekkil şirketi zarara uğratması halinde bu zarar miktarı davacı tarafa herhangi bir bildirim yapılmaksızın takas ve mahsup edileceğini, davacı sözleşme ile üstlenmiş olduğu faaliyetleri yerine getirmediğini,
davacının dağıtım için teslim aldığı kargonun araçtan çalındığını, sözleşme gereği meydana gelen zarar miktarının davacının hakedişinden mahsup edildiğini, yapılan itirazın haklı bir itiraz olduğunu, tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, haksız icra takibi nedeni ile %20 den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali talebine ilişkindir.Dosyanın safahatı incelendiğinde; ilk olarak açıldığı --------karar sayılı ilamıyla görevsizlik kararı verildiği, usulüne uygun gönderme talebine istinaden dosyanın mahkememize tevzi edilerek iş bu esasa kaydı yapılarak yargılama sonuçlandırılmıştır.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, arabuluculuk son tutanağının sunulması için davacıya süre verilmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri,
öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir.
Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmişti.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında” şeklinde değiştirilmiş, bu hükmün yürürlük tarihi 01/09/2023 olarak kabul edilmiştir.
Başka bir deyişle 7445 sayılı kanun gereği 01/09/2023 tarihinden sonra konusu para olan menfi tespit ve istirdat davalarında da dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekmektedir.Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.-------Ayrıca belirtmek gerekir ki,
arabuluculuk özel dava şartı tamamlanabilir bir dava şartı olmayıp, davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlanması gerekmektedir. Eldeki dava görevsiz mahkemede açılmış, mahkememizce görevsizlik kararı sonrasında davacı vekiline arabuluculuk son tutanak aslını dosyaya sunmak üzere kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmamıştır.
Davacı taraf dosyaya sunmuş olduğu 09/05/2025 tarihli beyan dilekçesinde eldeki dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru yapıldığını, arabulucunun uyuşmazlığın zorunlu dava şartı arabuluculuğuna tabi olmadığını belirterek dosyayı işlemsiz olarak kapattığını bildirmiştir.
HUAK gereği arabuluculuk son tutanak aslının dosyaya sunulması dava şartı olup arabulucu tarafından uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuğuna tabi olmadığını belirterek dosyayı işlemsiz kapatmasının arabuluculuk işleminin yerine getirildiği sonucunu doğurmaz. Ayrıca arabulculuk sürecine ilişkin mahkememizce bir değerlendirilme yapılması da mümkün değildir. Zira mahkememizce yalnız sürecin yerine getirilip getirilmediğinin denetimi yapılmaktadır.
Gelinen aşamada davacı tarafından mahkememizce verilen süre içerisinde dava açılmadan önce arabuluculuk faaliyetinin yerine getirilmemesi sebebiyle davanın 6325 Sayılı HUAK 18/A ve TTK 5/A maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/323, K. 2025/716, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama