KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/818
- Karar No
- 2024/318
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2016/818 Esas
KARAR NO:2024/318
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01/07/2016
KARAR TARİHİ:02/05/2024
-----maddesine göre --- adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; müvekkilleri ve davalı şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, davalının da icra takibine itirazında müvekkilleri şirket ile arasında ticari ilişki olduğunu inkar etmediğini, cari hesap ekstresinden de görüldüğü üzere davalı şirket ile müvekkilleri şirketle arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, cari hesap ekstresinde görülen tüm faturalar, sevk irsaliyeleri ve sipariş formları dilekçemizin ekine eklendiğini, taraflar arasında ticari ilişki olduğu,
alacakların faturaya dayalı olduğu ve malların da teslim edildiği teslim alan imzalı sevk irsaliyeleri ile de tartışmasız olduğunu, müvekkillerin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında davalı şirketin müvekkilleri şirkete takip konusu miktar kadar alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, davalının ------ tarihinde dilekçe sunarak takibe ve borca itiraz ettiğini, bu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, itirazın iptalinin gerektiğini, takibin işleyecek ticari reeskont avans ile birlikte devamına ve davalının %20 icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP: Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir, ancak dava sırasında davalı yan iflas ettiğinden dava kayıt kabul davasına dönüşmüştür.
Uyuşmazlık, davacının davalıdan fatura/cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır.Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;Davacının, davalıdan taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiği, davacı vekili teslime dair bir vesika sunmamışsa da ticari defterler taraflar lehine delil olabilecekitir, zira uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olduğu yani iki tarafında defter tutma yükümlülüğü bulunduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari defterlerine geçirilmesi gereken bir işten doğmuş olduğu,
davacının defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olduğu bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmıştır.TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur. -------- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3.
Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi ------yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. ----.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere inceleme günü verilmiş, bu karar davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, davalının ticari defterlerini sunmadığı, bilirkişi raporunun davacının ticari defterlerinin incelenmek suretiyle hazırlandığı, dava konusu cari hesap alacağının davacı şirketinin defterlerinde ise kayıtlı olduğu ise, bilirkişi raporu ile sabittir.
HMK 222/3. maddesine göre davalının ticari defterlerini sunulmaması halinde davacının ticari defterleri lehine delil olarak sayılacağından, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak ve alacağın varlığına kanaat getirerek davanın kabulü yolunda hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/818, K. 2024/318, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama