KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/132
- Karar No
- 2023/760
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2023
Karar Metni
1.616 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/132 Esas
KARAR NO: 2023/760
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 22/02/2022
KARAR TARİHİ: 05/10/2023
------- maddesine göre ---- adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; müvekkil banka ------arasında ------ imzalandığı ve diğer davalının da bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, borçluların imzalamış oldukları kredi sözleşmelerine aykırı davranarak müvekkil bankadan kullandıkları kredi borcunu geri ödememeleri nedeniyle --------- yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, söz konusu ihtarnameye rağmen borçluların müvekkil bankaya olan barçlarını ödememeleri üzerine --------sayılı dosyasından ilamsız takibe geçildiğini,
öncelikle davalı borçluların itiraz dilekçesinde müvekkili banka ile imzaladıkları kredi sözleşmelerine ilişkin bir itirazlarının bulunmadığını, kredi ilişkisini kabul ettikleri, ancak buna rağmen borca itiraz ettikleri, davalıların söz konusu itirazlarının haksız ve hukuka aykırı olup takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, --------sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki tüm itirazların iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalıların davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.---------dosyasının tetkikinde. Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik ticari kredili mevduat borcu için 27.268,61 TL asıl alacak, 1.149,07 işlemiş temerrüt faiz, 57.45 TL ----- 302,62 TL masraf olmak üzere 28.777,75 TL.
Taksitli ticari kredi borcu için 69.649,60 TL asıl alacak, 6.700,03 TL işlemiş temerrüt faizi, 335,00 TL ----- olmak üzere 76.684,63 TL , toplam iki kredi borcunun 105.462,38 TL ödenmesi ve 4.060,00 TL çeki riskinin depo edilmesini içerir takip yaptığı, takibe borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalıların yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı,
alacak var ise miktarı ve bu alacağın davalılardan talep edilip edilemeyeceği, davalıların icra takibine itirazının haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Davacı banka -------- imzalandığı ve diğer davalının da bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı, borçluların imzalamış oldukları kredi sözleşmelerine aykırı davranarak davacı bankadan kullandıkları kredi borcunu geri ödememeleri nedeniyle------- yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek borcun ödenmesinin talep edildiği,
söz konusu ihtarnameye rağmen borçluların davacı bankaya olan barçlarını ödememeleri üzerine ------ dosyası üzerinden takibe geçildiği, takip borçluları davalıların takibe itirazı üzerine işbu davanın açıldığı,Dava dosyasına ibraz edilen tebliğ bilgilerinden, söz konusu ihtarnamenin her iki muhataba da, davalı şirketin sözleşmede yer alan kaşe ve imzası altındaki adresine gönderildiği, her iki davalıya da 19.07.2019 tarihinde tebliğ edilemediği, Davalı şirketin sözleşmede yer alan adresine ihtarname tebliğe çıkarıldığından,
gönderilme tarihi olan 19.07.2019 tarihinin tebliğ tarihi ve temerrüt tarihi olarak kabulü gerekeceği,Davalı kefile ise tebliğ yapılamadığından icra takip tarihi olan 22.08.2019 tarihinin temerrüt tarihi kabulü gerektiğine karar verilmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının taleple bağlılık ilkesi gereği talep edebileceği alacak tutarı; "
4.1)Asıl Borçlu ------- için;
4.1.1)----- için, 26.486,63 TL asıl alacak, 1.149,07 TL faiz ve 57,45 TL ------ 302,62 TL ihtarname masrafı olmak üzere taplam 27.995,77 TL,
4.1.2)Taksitli krediler için 69.460,25 TL asıl alacak, 4.242,62 TL faiz ve 212,13 TL ----- olmak üzere toplam 73.915,00 TL,
Her iki grup alacak için ise 95.946,88 TL asıl alacak, 5.391,69 TL faiz ve 269,58 TL ---- 302,62 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 101.910,77 TL,
4.2)Müteselsil Kefil ------- için;
4.2.1)------için 26.486,63 TL asıl alacak, 918,20 TL faiz ve 45,91 TL ---- 302,62 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 27.753,36 TL,
4.2.2)--------için 69.460,25 TL asıl alacak, 2.822,45 TL faiz ve 141,12 TL----- olmak üzere toplam 72.423,82 TL,
Her iki grup alacak için ise 95.946,88 TL asıl alacak, 3.740,65 TL faiz ve 187,03 TL -----ile 302,62 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 100.177,19 TL, " olarak hesaplanmıştır.Bilirkişi raporu yerinde görülerek, davanın bu bedeller üzerinden devamına karar verilmiştir. Çek depo bedeli yönünden ise, banka her ne kadar icra takibinde 4.060,00 TL çek depo bedeli talebinde bulunmuşsa da, bu çeklerin icra takip tarihi itibariyle davalının elinde bulunduğunu gösterir çek durum raporlarının sunulmadığından, bu husus ispatlanamadığından bu yönden reddine karar verilmiştir. Kefil Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davalı yan, kefalet ilişkisinin geçersiz olduğunu, borca itiraz dilekçesinde ileri sürmüştür.Sözleşme tarihi itibariyle uygulanması gereken TBK'nın 583. maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olması için; yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olduğu azami miktar ile kefalet tarihinin belirtilmesi, müteselsil kefalet halinde bu ibarenin kefilin el yazısı ile yazılması, ayrıca aynı yasanın 584. maddesi gereğince kefilin evli olması halinde yazılı eş rızasının da alınması zorunludur.
Dava konusu kefaletnamede tarih, kefil olunan miktar ve kefaletin türü de el yazısı ile yazılmış olup, davalıların, takibin dayanağı olan genel kredi sözleşmesindeki kefil sıfatıyla atılan imzalarına bir itirazları olmadığı gibi, yargılama sırasında sözleşmedeki yazıların kendilerine ait olmadığı da iddia edilmemiştir.
Kefaletnamelerde tarih, kefil olunan miktar ve kefaletin türü de el yazısı ile yazılmış olup, bu haliyle davalıların kefaleti TBK'nın 583 ve 584.maddelerindeki şartları haiz olup geçerlidir. 6098 SY.
TBK'nın 584 üncü maddesi gereğince, eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.
28.03.2013 tarih 6455 sayılı Kanunun 77 nci maddesi ile 584 üncü maddeye üçüncü fıkra olarak:-------kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler---- eşin rızası aranmaz” hükmü eklenmiştir. Davalı --------,asıl borçlu olan şirketin yetkilisi ve ortağıdır. Bu sözleşme için eşinin rızasına gerek yoktur.
Taraflar arasındaki sözleşme, kefalete ilişkin diğer şekil şartları da taşımaktadır , bu nedenle kefalet ilişkisi geçerli kabul edilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede. İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir.
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ---------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/132, K. 2023/760, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama