KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/212
- Karar No
- 2023/1053
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2023
Karar Metni
1.322 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/212 Esas
KARAR NO:2023/1053
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:18/03/2022
KARAR TARİHİ:13/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilince dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın --------- arasında imzalanan kredi çerçeve sözleşmelerine müsteniden borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, davalının kredi sözleşmelerini müşterek ve müteselsil kefil borçlu sıfatıyla imzaladığını, kredi şartlarına uyulmaması ve borcun ödenmemesi üzerine borçlulara ----- nolu ihtarnamesi ile alacağın ödenmesinin ihtar edildiğini, borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için-------- Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine 10.614.659,10 TL üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, davalıların borca,
faize ve tüm ferilerine itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiklerini, itirazların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek müvekkilinin banka alacağının tahsilini teminen -------- sayılı dosyası ile yürütülen takipte davalıların itirazlarının iptaline, inkar olunan alacağın % 20 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle, Müvekkilleri takipte istenilen kadar borcu bulunmadığını , usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğini, kat ihtarının geçersiz olduğunu, alacak miktarı yargılamaya muhtaç olduğundan icra inkar tazminatı istenilemeyeceği, borç üzerinde mutabakat sağlanmadığını ,kat ihtarına itiraz edildiğini, geciken kredi taksitleri kefillere bildirilmediğini, müvekkilleri öncelikle TBK'nun 590 m. uyarınca ihtarın tebliğ edilmesinin şart olduğu, dolayısıyla TBK'nun 586/1 m. uyarınca kefile başvuru şartının oluşmadığı,
Takip öncesi dönem için temerrüt faizinin talep edilemeyeceği, kat ihtarına itiraz edildiğinden bir temerrüdün oluşamayacağı, kefaletin usulüne uygun olarak tesis edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, davacı banka nezdinde yerinde inceleme yapılarak rapor alınmasına dair karar verilmiş, itiraz üzerine ek rapor alınmış, bu kapsamda sunulan ek raporda faiz oranına ilişkin tespit revize edilmiş, %38,25 temerrüt faizi hesaplanmış, bu belirlemenin dayanakları açıklanmış, denetime elverişli suretle ek raporda gösterilmiş olmakla varılan kanaate Mahkememizce de iştirak olunarak bu oran hükme esas alınmış, ayrıca temerrüt tarihinden takip tarihine kadar geçen gün sayısı tarih olarak kök raporda doğru gösterilmekle birlikte hesap aşamasında gün hatalı olarak 95 gün şeklinde kök raporda belirtilmiş,
ek raporda bu maddi hata giderilmiş, bununla beraber ek raporda sayfa 8'de temerrüt faizi oranın tatbiki sırasında maddi hata yapıldığı, eski faiz oranının hesaplamada dikkate alındığı belirlenmekle, ek rapor sayfa 8'deki tablodan istifade ile hesaplama Mahkememizce resen yapılmış, aşağıda izah edilmiştir.
Mahkememizce davaya konu takip dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı bankanın ----- esas sayılı dosyası ile, asıl alacak, işlemiş faizi ve -------olmak üzere toplamda 10.614.659,10 TL'nin tahsili istemi ile 06/01/2021 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, takibe itiraz üzerine süresi içinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir.Her ne kadar raporda ve ödeme emrinde takip tarihi 11/01/2021 olarak yer alsa da harcı 06/01/2021 tarihinde yatırılmakla, takibin de bu tarihte başlatılmış olduğu dikkate alınarak Mahkememizce hesaplama yapılmıştır.
Alınan bilirkişi raporu ile, davacı banka kayıtları yönünden yerinde yapılan inceleme neticesinde, davacı banka ile davalı şirket arasında toplam 1.250,000,00 Euro limitli kredi çerçeve sözleşmeleri akdedildiği, bu sözleşmeyi diğer davalıların 1.250.000,00 Euro kefalet limiti tahtında müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, davalı asıl borçlu şirketin, ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarına göre davalı gerçek kişilerin davalı şirketin yönetim kurulu üyesi, şirketin ortağı ve/veya yetkilisi olduğu, anılan kredi sözleşmesi çerçevesinde davalı şirkete ------ kefaletiyle ihracat taahhütlü teminat mektubu kredisi kullandırılmış olduğu,
bu kapsamda davacı bankanın verdiği teminat mektubu karşılığında -----tarafından nakdi kredi kullandırıldığı, anılan kredi borcu ödenmeyince teminat mektubunun tazmin edilmiş olduğu, davacı bankaya bu kredi borçlarının kararlaştırılan süre içinde ödenmemesi nedeniyle hesabın 24/09/2019 tarihi itibariyle kat edildiği, davacı bankanın keşide ettiği ihtarname ile borcun (1) gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarın tüm davalılara 26/09/2019 tarihinde tebliğ olunduğu, buna göre davalıların 28/09/2019 tarihi itibariyle temerrüde düşürülmüş olduğu,
yerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile kat tarihi itibariyle alacak tutarının 945.420,51 Euro olarak hesaplandığı, davacı banka tarafından kat ihtarında da 945.420,51 Euro alacak tutarı belirtilip, kat tarihi kuru karşılığı olan 5.986.024,50 TL'nin ödenmesinin ihtar edildiği belirlenmiştir.Temerrüt tarihi itibariyle davacı bankanın asıl alacağının, kattan temerrüde kadar işleyen akdi faiz oranı ve faizin ----- birlikte toplamda 6.011.165,80 TL olduğu alınan rapor ile belirlenmiştir.
Ancak temerrüt tarihinden sonra, takip tarihinden önce 08/10/2019 tarihinde 98.988,97 TL tahsilat yapıldığı belirlenmiş, tahsil tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi ve faizin BSMV'si belirlenerek, TBK 100. maddesi gereğince öncelikle ferilerden tenzil edilmiştir.Bu kapsamda yukarıda izah edildiği üzere, temerrüt tarihi itibariyle asıl alacak 6.011.165,80 TL'na, ödeme tarihi olan 08/10/2019'a kadar %38,25 faiz işletilmiş, [6.011.165,80 x 10 (gün) x 38,25 (tem.faizi) / 36000 (yıl) =] 63.868,63 TL faiz ve bunun %5'i olan 3.193,43 TL BSMV hesaplanmış,
ödeme tarihi itibariyle toplam alacak 6.011.165,80+63.868,63+3.193,43=6.078.227,86 TL bulunmuştur. Yapılan 98.988,37 TL ödeme TBK'nun 100. maddesi dikkate alınarak hesaplanan 6.078.227,86 TL'den tenzil edilmiş, bakiye asıl alacak 5.979.239,49 TL bulunmakla bu tutara hükmedilmiştir. Yine ek rapor 8. sayfadaki tablodan istifade ile ödemenin ertesi günü olan 09/10/2019 tarihinden takip tarihi 06/01/2021'e kadar;
(ek raporda yine takip tarihi 11/01/2021 olarak, buna göre ödeme ile takip arasında 460 gün olduğu değerlendirilmesi yapılmış ise de, harçlandırma tarihi itibariyle dikkate alınan 06/01/2021 tarihine kadar esasen 455 gün olduğu Mahkememizce gözetilmiştir) 5.979.239,49 TL asıl alacağa %38,25 faiz işletilerek, takibe konu işlemiş faiz Mahkememizce hesaplanmış, [5.979.239,49 x 455 (gün) x 38,25 (tem.faizi) / 36000 (yıl) =] 2.890.588,59 TL işlemiş faiz tutarı ve bunun %5'i olan 144.529,42 TL BSMV alacağı bulunmakla, bu tutarlara hükmedilmiştir.
Takibe konu işlemiş faizin oranı yönünden, kredi sözleşmesinin 4.2 maddesi gereğince davacı banka tarafından, temerrüt faizinin, TCMB'na bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirleneceğinin düzenlendiği, ancak sonrasında bu oranın %50 olarak revize edildiği, yapılan inceleme ile davacı bankanın takip ve dava konusu kredilere fiilen uygulanan akdi faiz oranlarının %25 ve % 25,50 olduğu,
sözleşmenin temerrüt hükmünü düzenleyen 4.2 maddesi gereğince en yüksek akdi faiz oranı olan %25,50 oranına göre 25,50 x 1,50= % 38,25 faiz oranının hesaplanmış olmakla, davacı tarafça talep edilen % 57 faiz oranının yerinde olmadığı değerlendirilmiş, hesaplanan %38,25 faiz oranına hükmedilmiş, aynı gerekçeyle davacı vekilinin keyfiyete ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Takibe konu alacağın likit olduğu değerlendirilmekle, hükmolunan alacağın %20’si kadar da icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline dair karar vermek gerekmiştir.
Davalılar vekilinin aşamalardaki itirazları yönünden ise, bilirkişi vasıtasıyla davacı bankada yerinde yapılan inceleme ile, kat ihtarında belirtilen borç tutarının ödenmemiş borç tutarı ile uyumlu olduğu, bundan başka TBK'nun 586/1. maddesinde;'' Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girmeyi kabul etmiş ise alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir'' şeklindeki düzenlemeye uygun olarak asıl borçlu şirkete ihtarın tebliği ve sonuçsuz kalması koşullarının gerçekleşmiş olması nedeniyle davalı kefillerin de sorumluluğunun koşullarının oluşmuş olduğu belirlenmekle itirazlara itibar edilmemiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/212, K. 2023/1053, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama