KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/581
- Karar No
- 2023/891
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2023
Karar Metni
1.107 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/581 Esas
KARAR NO: 2023/891
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 02/08/2022
KARAR TARİHİ: 09/11/2023
------ maddesine göre ----- adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız -------Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; müvekkili banka ile-------imzalandığını ve adı geçen firmaya krediler kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine davalı borçlulara ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine -------- sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli olarak -------- sayılı dosyasından yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle itiraz olunan kısım üzerinden en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
ll.CEVAP: Davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.-------sayılı dosyasının tetkikinde.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 1.148.708,55 TL asıl alacak, 40.644,32 TL işlemiş faiz, 2.032,21 TL ---------- olmak üzere toplam 1.191.385,08 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borcun 1.135.000,00 TL üzerinde kalan kısmına ve faiz oranına kısmi olarak borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalıların yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı ve bu alacağın miktarı hususundadır.Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Davalı asıl borçlu firma----------- davacı banka arasında 01.11.2021 tarihinde 400.000 TL limitli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, 09.12.2021 tarihinde sözleşme limitinin 2.600.000 TL artırılarak 3.000.000 TL olarak revize edildiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye istinaden, banka tarafından davalı asıl borçlu firmaya,--------numarası tanımlandığı,
bankanın ------- şubesinde borçlu cari hesap ------- İskonto kredileri kullandırıldığı, borcun ödenmemesi üzerine davalı yana ihtarname keşide edildiği, ihtarnamenin tebliği ile verilen 3 günlük ödeme süresinin 14.03.2022 tarihinde dolduğu temerrüdün bu tarih itibari ile başladığı, anlaşılmıştır.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı;
-------İçin 350.000,00 TL matrah üzerinden, takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar takipte yıllık % 40,50 temerrüt faizi ve faizin gider vergisi, talep edebileceği,
-------- Nolu İskonto İştira Kre İçin 335.000,00 TL matrah üzerinden, takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar takipte yıllık % 54,00 temerrüt faizi ve faizin gider vergisi, talep edebileceği,
--------- Nolu İskonto İştira Kredisi İçin 463.119,75 TL matrah üzerinden, takip tarihinden itibarer borç tamamen ödeninceye kadar takipte yıllık % 58,80 temerrüt faizi ve faizin gider vergisi, talep edebileceği,
Takibin 1.148.119,75 TL asıl alacak, 8.320,72 TL işlemiş faiz, 416,04 TL BSMV olmak üzere 1.156.856,51 üzerinden devam etmesi gerektiği, belirtilmiştir.
25.03.2022 Takip tarihi itibariyle toplam borcun ve asıl alacağın tespiti yönünden. Taraflar arasında akdedilen sözleşmelere istinaden Davalı Asıl Borçluya İskonto kredileri kullandırıldığı, İskonto kredisi kullandırıldığı anda faiz ve vergiler peşin tahsil edildiğinden ayrıca teminat vadelerine kadar faiz işletilmeyen kredi türlerinden olduğu,
bu kapsamda 350.000,00 TL ana para ve 335.000,00 TL ana para asıl alacağı için faiz talep edilemeyeceği, 450.000,00 TL asıl alacak yönünden ise 12.495,00 TL işlemiş faiz ve 624,75 TL ------ olmak üzere toplam 463.119,75 TL asıl alacak olarak talep edilebileceği, davalı yan borcun 1.135.000,00 TL üzerinde kalan kısmına ve faiz oranına kısmi olarak borca itiraz ettiği anlaşılmakla, takibin 1.148.119,75 TL asıl alacak, 8.320,72 TL işlemiş faiz, 416,04 TL -------olmak üzere 1.156.856,51 üzerinden devam etmesi gerektiğinden, davanın kısmen kabulü ile takibin 1.148.119,75 TL asıl alacak, 8.320,72 TL işlemiş faiz,
416,04 TL ---- olmak üzere 1.156.856,51 TL üzerinden devamına karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -----------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/581, K. 2023/891, 9 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama