KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/871
- Karar No
- 2026/142
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2026
Karar Metni
820 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/976 Esas
KARAR NO : 2026/166
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 03/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 12/12/2021 tarihinde, müvekkilin sevk ve idaresindeki ------- plakalı araç ile davalı tarafından sigortalı ------- plakalı aracın karıştığı bir trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda karşı tarafın sigortalısı tam kusurlu olduğunu, Ceza yargılaması esnasında her ne kadar müvekkile tali kusur verilmiş olsa da, buna itiraz ettiklerini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, davalının, müvekkilin maddi zararlarına ilişkin sigortaya yazılı olarak başvurulduğunu, Sigorta şirketi de 09/09/2022 tarihinde ibraname ile.
56.919,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 24.126,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.476,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere; toplam 83.521,00 TL ödeme yaptığını, yapılan ödeme müvekkilin zararını karşılamaya yetmediğinden taraflarınca dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşamama ile sonlandığını, müvekkilin bedeninde meydana gelen hasar neticesinde tazminat tutarı hesaplanırken, müvekkilin lehine olan ve gerçek zararın tespitine en yakın olan TRH 2010 tablosu kullanılmasını,
progresif rant yöntemi ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi suretiyle hesaplanmasını talep ettiklerini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107'inci maddesinin 2'nci fıkrası gereğince aşağıda belirtilen talep miktarlarında artırım yapma hakları saklı tutarak poliçe limiti dahilinde.
100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı alacağının kaza tarihi olan 12/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının kaza tarihi olan 12/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, 100,00 TL tedavi giderinin kaza tarihi olan 12/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine,
100,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihi olan 12/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı şirket uhdesine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davadan önce müvekkil şirket tarafından ibraname mukabilinde yapılan ödeme sebebiyle sorumluluğun yerine getirildiğini, huzurda ikame edilen davadan önce müvekkil şirket tarafından davacı tarafa 07.09.2022 tarihinde ibraname mukabilinde toplamda 83.521,00-TL ödeme yapıldığını, bu sebeple müvekkil şirket sorumluluğunu yerine getirmiş ve davacı taraf imza ettiği ibraname ile haklarından feragat ettiklerini, bahsi geçen ibraname ile davacı "munzam zarar ve başkaca hak ve talepte bulunmayacağını" açıkça kabul ettiğini, bu halde huzurdaki davanın reddi gerektiğini,
davanın "HMK 107. md. gereği belirsiz alacak davası" olarak nitelendirilmesi halinde ise davanın reddi gerektiğini, Nitekim, --------- sayılı ve 17.06.2015 tarihli kararında özetle "Alacaklının bu tür bir dava açması için, dava açacağı miktar ya da değeri tam ve kesin olarak gerçekten belirlemesi mümkün olmamalı ya da bu objektif olarak imkansız olmalıdır. Açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tespit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamaz.
Çünkü, her davada arandığı gibi, burada da hukuki yarar aranacaktır, böyle bir durumda hukuki yararın bulunduğundan söz edilemez.
Özellikle, kısmi davaya ilişkin yeni hükümler de dikkate alınıp birlikte değerlendirildiğinde, baştan tespiti mümkün olan hallerde bu yola başvurulması kabul edilemez.şartları bulunmadığı halde dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda davacıya herhangi bir süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmelidir." (iş bu davaya uygun uzun ve tafsilatlı açıklama ve gerekçeler kararda izah edildiğini) aleyhlerine haksız olarak açılan davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması,
olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.Davacı vekili 30/12/2025 tarihli beyan dilekçesi ile; davaya konu tazminatların davalı sigorta şirketince ödendiğini ve davanın konusuz kaldığını, vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama harç ve giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili 03/02/2026 tarihli beyan dilekçesinde, davacının feragat dilekçesi sunmasına itirazları olmadığını, karşılıklı mutabakat gereği yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirmiştir.Tüm dosya münderecatı,
taraf vekillerinin beyanları gözetildiğinde tazminatların davacı tarafa ödendiği, davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.Ancak yapılan ödemeler gözetildiğinde dava tarihi itibari ile davacı yanın davasında haklı olduğu, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla harç ve arabuluculuk ücretleri davalı aleyhine hükmedilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/871, K. 2026/142, 19 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama