KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/977
- Karar No
- 2024/961
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
Karar Metni
1.267 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/977 Esas
KARAR NO: 2024/961
DAVA
6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 21/10/2022
KARAR TARİHİ: 24/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurum ile dava dışı ----arasında imzalanan ------- bedelli Kefalet Taahhütnameleri gereği, adı geçen şirket lehine verilen müvekkili kuruluş kefaleti ile ------ tarafından ticari kredi kullandırıldığını, davalı borçlu olan kefiller --------- Kredi Kefalet Taahhütnameleri gereği 440.000,00 TL ile müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olduklarını, dava dışı şirketin ------- akdettiği sözleşmelerden doğan taahhütlerini yerine getirmediğini,
----- nezdinde kefalete konu kredi borcunu ödememesi nedeni ile anılan Banka’nın talebi ile müvekkili kuruluşun kefaletine başvurularak sorumluluk tutarını tazmininin talep edildiğini, müvekkil tarafından kefalete konu ------ ödeme yapıldığını, dava dışı şirkete ve borçlulara ----- yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek borcun, müvekkile ait ------- hesabına üç gün içerisinde ödenmesi,
ihtarnamede belirtilen miktar öngörülen süre içinde ödenmediği takdirde muhataplar hakkında kanuni takibe geçileceğinin ihtar edildiğini, ihtara rağmen borçluların ödeme yapmadığını, bu sebeple ---- gereği müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olan davalı/borçlular ------hakkında,-------- sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkili kurumun alacağını tahsil edememesi nedeniyle rehin açığı belgesi alındığını, rehin açığı belgesine dayalı olarak ------ sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına,
davalıların %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini talep ve dava etmiştir.Davalılar----cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk sürecinin usulüne uygun olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Arabulucunun taraflara ulaşma ve toplantıya davet etme sorumluluğunu usulünce yerine getirmeden arabuluculuk sürecini sonlandırması ihtimalinde "arabulucuya başvurulmuş olma" dava şartının gerçekleşmediği söylenemez.
Aksi yöndeki bir kabulün, hak arama özgürlüğünü aşırı derecede zorlaştıracağı açıktır.
Keza, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin kanuni düzenlemenin iptali istemiyle açılan davaya ilişkin ---------karar sayılı kararında, düzenlemenin hak arama hürriyeti ve bu kapsamda mahkemeye erişim hakkına getirilen bir sınırlama niteliğinde olduğu kabul edilmiş, ancak "Arabuluculuğa başvuru zorunluluğunun, kişilerin hak aramalarını imkânsız hâle getiren veya aşırı derecede zorlaştıran etkisiz ve sonuçsuz bir sürece neden olmadıkça hak arama hürriyetinin özüne dokunduğu söylenemez" şeklinde gerekçeyle bir çeşit sınırlama getirmiştir.7036 sayılı Kanun'un gerekçesinde de,
"...Büro tarafından kendisine verilen iletişim bilgileri itibarıyla araştırma yapmak ve taraflara ulaşmaya çalışmak arabulucunun sorumluluğundadır.
Arabulucu bu adreslere tam anlamıyla ulaşmaksızın taraflara ulaşılamadığı gerekçesiyle faaliyeti sonlandırdığında mahkemece bu iletişim adreslerinin doğru olduğu ve bu adreslerden taraflara ulaşılabileceği tespit edilse bile dosya yeniden arabulucuya iade edilmemeli ve mahkemece dava görülmeye devam edilmelidir." şeklinde ifadelere yer verilmesi,
yukarıdaki paragrafta varılan sonucu doğrulamaktadır------İş bu açıklamalar ışığında arabulucunun taraflara ulaşma ve toplantıya davet etme sorumluluğunu usulünce yerine getirmeden arabuluculuk faaliyetini sonlandırması hâlinde dahi 7036 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen arabuluculuk dava şartının gerçekleşmiş sayılacağı kabul edileceğinden arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği mahkememizce kabul edilmiştir.----- sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlular bir kışım başkaca borçlular yönünden takip başlattığı, ödeme emri kendilerine tebliğ eden borçluların süresinde itiraz ettiği, takibin durduğu belirlendi.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi----hazırlamış olduğu raporda özetle; ---- tarihinde dava dışı şirketin davacıya yazdığı dilekçe ile aylı eşit taksitli 550.000 TL kredinin %80’ini------------aracılığıyla kullanmayı talep ettiğini, dava dışı banka tarafından 550.000,00 TL kredi açıldığı,
600.000,00 TL’lik genel kredi sözleşmesi imzalandığını, teminat olarak 380.000 TL ipotek 550.000,00 banka çeki alındığını, kefalet tutarının 440.000,00 TL olduğu hususunda anlaştıklarını, mahkememiz dosyası davalıların müteselsil kefil sıfatıyla kefil taahhütnamesi imzaladıklarını, kredinin ilk taksitinin ödenmemesi üzerine dava dışı bankanın hesabı kat ederek ihtar çektiğini, davacıya müracaat edilerek kefalet tutarı olan 440.000,00 TL’nin tahsil edildiğini akabinde davacının borçlulara ihtar çektiğini, ödenme olmaması üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 442.566 TL bedelli takip başlattığını,
dosyada 157.774 TL tahsilat yapıldığını tahsilat tutarının düşmesi ile birlikte dava tarihi itibari ile faiz ile birlikte toplam alacak miktarının 804.799,00 TL olduğunu bildirmiştir.
İtirazlar üzerine dosya aynı bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu ek raporda özetle; davalı vekilinin dosyaya ibraz ettiği aynı icra dosyasına yapılan --------- tahsil makbuzu da dikkate alınarak yeniden hesaplama yapıldığını, davacı tarafın, rehin açığı belgesi üzerine yapılan 442.566 TL'lik (hesaplamalarda kuruşlar dikkate alınmamıştır) takip sonucunda, dosyaya, --------- satılan ipotekli gayrimenkulün dolayısıyla tüm kesintilerden sonra 154.774 TL, diğer borçlu ------ ödemesi olarak da 177.677 TL'lik tahsilat yapıldığı görüldüğünden,
dava tarihi itibariyle davacı tarafın 110.115 TL olan takip bakiyeli alacağına dava tarihine kadar olan % 9 oranındaki kanuni faizinin 188.080 TL, toplam alacağının ise 298.115 TL olduğunu belirtmiştir.Davacının bilirkişi ek raporda dikkate alınan tahsilatın icra müdürlüğünce iptal edildiğini beyan etmesi üzeri icra müdürlüğüne yazı yazılmış olup gelen yazı cevabından tahsilatın iptal edildiği anlaşılmıştır.Davalıların zamanaşımı itirazları yönünden;
dosyada 10 yıllık genel zamanaşımı olmakla birlikte zamanşamını kesen hallerin bulunması nedeniyle itirazların yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Davacı alacağın tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ile dava dışı --------- arasında imzalanan ----bedelli Kefalet Taahhütnameleri gereği, dava dışı ------ tarafından kullandırılan kredi kapsamında davacının ödeme yapıp yapmadığı,
yapmış olduğu ödeme kapsamında davalılara rücu hakkının bulunup bulunmadığı bulunuyor ise ne kadar olduğu bu kapsamda davalıların----- dosyasında yapmış oldukları itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde dava dışı ------- dava dışı banka ile kredi sözleşmesi imzaladığı davacı tarafın işbu sözleşmede 440.000,00 TL miktara kadar kefaleti bulunduğu, bankanın ilk taksitin ödenmemesi nedeniyle hesabı kat ederek alacağı muaccel hale getirdiği,
akabinde davacıya müraccat ederek 440.000,00 TL bedeli tahsil ettiği, davacının ise işbu tahsil edilen tutarı almak üzere kefil olan davalılara ve asıl borçluya müracaat ettiği hesabı kat ederek ihtar gönderdiği ancak alacağını tahsil edemediği, bunun üzerine ------- sayılı dosyası ile takip başlattığı, işbu dosyada 430.451,13 TL rehin açığı belgesi aldığı, rehin açığı belgesi ile takip başlattığı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde davacının davasında haklı olduğu kanaatine varılmıştır.
(Bilirkişi tarafından ek raporda davalının bildirmiş olduğu tahsilatlara ilişkin yeni bir hesaplama yapılmış ise de söz konusu tahsilatların iptal edildiği dikkate alınarak işbu ek rapor hüküm kurarken dikkate alınmamıştır.)İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir.
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/977, K. 2024/961, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama