KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/903
- Karar No
- 2025/735
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
Karar Metni
1.242 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/903 Esas
KARAR NO: 2025/735
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 28/11/2024
KARAR TARİHİ: 16/10/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; dava dışı müflis ----- müvekkili banka ile imzaladığı---- çerçevesinde; davacı müvekkil Banka tarafından dava dışı müflis ------- İhracata Hazırlık Kredisi kullandırıldığını, işbu krediye; davalı borçlu --- müteselsil kefil olduğunu,----- koşulları uyarınca kredi borcunu ödemeyen dava dışı ----müteselsil kefil davalı---- yevmiye sayılı ihtarname gönderildiğini, Dava dışı müflis ----- dosya ile iflas kararı verildiğini, davacı müvekkili bankanın alacağı, müflis firmanın------- sayılı iflas masasına kaydedildiğini, iflas masası işlemlerinin devam ettiğini, iflas masasından herhangi bir tahsilat yapılmadığını,
davalı tarafından ve/veya dava dışı müflis ----- masası tarafından kredi borcu ödenmediğinden.
944.270,65 TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla davacı müvekkili banka tarafından, davalıya karşı ------ dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından icra takibine, borca ve ferilerine itiraz edildiğini, itiraz üzerine İcra Müdürlüğü davalı borçlu yönünden icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davanın kabulü ile; davalı tarafından -------sayılı icra takibine yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, İİK.’nun 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca;
likit alacağa haksız ve kötü niyetli itirazda bulunan davalının davaya konu icra takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama masrafları ve avukatlık ücretlerinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP: Davalı vekili; müvekkili şirkete usule uygun şekilde tebliğ edilmiş bir hesap kat ihtarnamesi bulunmaması, asıl borçlunun müvekkili şirket tarafından mahkemece verilmiş geçici mühlet ve tedbir kararlarının bulunması dolayısıyla TBK. 586. Maddesinde yer alan koşulların sağlanmaması nedenleri ile davanın reddine, konkordato mühleti içerisinde borcun asıl borçlu tarafından ödenmesi halinde borcun kefiller yönünden de ortadan kalkacağı açık olduğundan bahsi geçen konkordato mühleti davasının bekletici mesele yapılmasına, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ---- sayılı dosyasının tetkikinde.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 944.270,65 TL alacağın tahsili için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir.
Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.
Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;---- Esas sayılı icra takibine ve somut davaya konu ve dava dışı müflis ------ davacı banka ile imzaladığı 20.05.2019 tarihli ve 1 nolu genel kredi sözleşmesi ile ilgili taahhütnameler çerçevesinde davacı banka tarafından dava dışı müflis ----- tutarında kobi ihracata hazırlık kredisi kullandırıldığı, işbu krediye davalı borçlu ---- müteselsil kefil olduğu, kefaletin yasal şartları taşıdığı,
davalının şirket yetkilisi olması nedeniyle eş rızası aranmayacağı,Davacı banka tarafından ------ tarihli keşide edilen ihtarnamenin, dava dışı asıl borçlu firmaya ve davalı kefile 12.06.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı kefilin ihtarnamede verilen 2 gün mehil sonucunda (hafta sonu tatili de dikkate alındığında) 17.06.2024 tarihi itibarı ile temerrüde düştüğü kabul edilmiştir.
Banka kayıtları yönünden delil sözleşmesi niteliğinde düzenleme mevcut olduğu, bu düzenleme kapsamında taraflar arasında bir ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı açıkça düzenlendiği, bu hususunda tarafları bağlayacağından, mahkememizce banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır.Davacı bankaca davalı yana kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankaca İİK madde 68/b kapsamında hesabın kat edilerek noter kanalıyla davalı yana tebliğ suretiyle davalı yanın temerrüde düşürüldüğü, davalı yana noter ihtarnamesi ile verilen süreye rağmen dava konusu borcun ödenmemesi üzerine dava konusu takibin yapıldığı,
taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin HMK madde 193 doğrultusunda düzenlenen delil sözleşmesi hükümleri kapsamında davacı bankanın kayıtları üzerinde HMK madde 266 kapsamında bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme nihayetinde davacı bankanın takip tarihi itibari ile 942.915,19 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle, bu miktar yönünden davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilmekle, davanın kısmen kabulüne davalının takibe itirazının yukarıda belirtilen miktar yönünden iptaline karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz.
Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından,
bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir.
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ------Bu kapsamda, dava, kredi alacağının tahsili istemine yönelik itirazın iptali davası olup, dava konusu icra takibine esas alacak likit (bilinebilir) olmasına göre İİK'nın 67/2. maddesi gereği davalı yanın haksız itirazından dolayı davacı yararına, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/903, K. 2025/735, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama