KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1107
- Karar No
- 2026/280
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2026
Karar Metni
1.043 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1107
KARAR NO : 2026/280
DAVA
Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 26/07/2021
KARAR TARİHİ : 07/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 27/02/2020 tarihinde davalı -----şase numaralı ( ------) bir araç satın aldığını ve aracın 28/02/2020 tarihinde müvekkili şirkete teslim edildiğini, aracın kullanımı sırasında 24/03/2021 tarihinde aniden motorun sessiz kaldığını ve durduğunu aracın ---- bulunan yetkili servis ----- götürüldüğünü ve yapılan incelemelerle birlikte aracın triger kayışının kopması sebebiyle motorun durduğu tespit edildiğini, aynı gün müvekkilinden onay almaksızın garanti kapsamında tamire başlandığını,
serviste triger kayışının kopmasına bağlı ağır motor hasarı olduğu ve motorun komple dağılarak ----- sisteminin değişeceği, üst kapağın taşlanacağı yine buna bağlı da bir çok parça değişimi yapılacağı bilgisi alındığını, müvekkilinden onay almaksızın yapılan onarım işlerinin kötü niyetli olduğunu ve diğer seçimlik hakları bertaraf etmek gayesi ile yapıldığını 24/03/2021 tarihinde başlayan onarım işlemleri 20/05/2021 tarihine kadar yani yaklaşık 56 gün devam ettiğini,
tamir için azami sürenin aşıldığını müvekkiline satılan aracın ayıplı olduğunu beyan ederek aracın güncel rayiç bedelinin belirlenmesiyle birlikte şimdilik 10.000.00 TL aracın bedel iadesinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline ve yahut ayıplı aracın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesine, müvekkilinin ikame araç nedeniyle uğradığı maddi kayıpların tespiti ile davalılardan müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerini ancak satıcı olan kişiye yöneltebileceğini bu nedenle husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, satış sözleşmesinin diğer davalı ile davacı arasında imzalandığını müvekkilinin sözleşmenin tarafı olmadığını, davacının aracının tamir edilerek davacıya teslim edildiğini, aracın tamirden sonra sorunsuz bir şeklide çalışmaya başladığını, tamir süresince davacıya ikame araç verildiğini, davacı yanın süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Aracın servis kayıtları getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Dosya rapor tanzim etmek üzere makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş olup ------ hazırlamış olduğu raporda özetle; araçtaki ayıbın triger kayışının kopması olduğunu ve bu ayıbın garanti kapsamında olmadığını, servis için belirlenen sürenin 45 gün olduğunu, ancak aracın 56 gün boyunca tamirde kaldığını, tiger kayışının kopmasında davacının alabileceği herhangi bir önlem olmadığını, davacının ayıpta bir kusurunun bulunmadığın, ayıp miktarının 31.287,32 TL olduğunu, aracın ayıplı değeri ile ayıpsız değeri arasındaki piyasa değerinin 17.500,00 TL olduğunu belirtmiştir.
Dava, ayıplı olduğu iddia edilen aracın misli ile değiştirilmesi veya bedelinin faizi ile iadesi ile yapılan masrafların tazmini taleplerine ilişkindir.
Mahkememizin --- Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde; “dava konusu araç, davacı tarafından, dava dışı ------- ŞİRKETİ’nden satın alınmıştır. Alıcı olan davacı ayıptan doğan seçimlik haklarını ancak kendi sözleşmesinin tarafı olan satıcıya karşı kullanabilecektir.
Davalı ------ aracın ithalatçısı olduğu ve ticari nitelikteki satımlarda ithalatçı ile satıcı arasında müteselsil sorumluluk bulunmadığından, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği davacının, ayıba karşı teminat borcu kapsamında davalıdan talepte bulunması mümkün değildir. Ticari satımda ithalatçıdan ancak garanti sorumluluğu kapsamında talepte bulunulması mümkündür.
Alınan bilirkişi raporu doğrultusunda araçtaki ayıbın garanti kapsamında olmadığı anlaşılmış yine diğer davalı -----Şirketinin de taraf olmadığı anlaşılmadığı” gerekçesi ile davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi ----- Esas ------ Karar sayılı ilamında.
“Somut olayda davacı tarafça "0" km aracın 27.02.2020 tarihinde satın alındığı ve arıza tarihi itibariyle aracın garanti süresinin dolmadığı gözetildiğinde davalı ------- Şirketi'ne husumet yöneltilebilecek ise de dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, triger kayışının kopması sonucu oluşan motor hasarına ilişkin olarak, triger kayışının aşınabilecek ve ömrünü doldurabilecek bir aksam olması nedeniyle garanti kapsamı dışında kaldığının belirtilmiş olmasına göre davalı ----- Şirketi yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğrudur.
Diğer yandan, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği davacı, aracın ayıplı olduğu iddiası nedeniyle satış bedelinde indirim talebini, satım sözleşmesinin tarafı olan satıcısına karşı ileri sürebilecek olup, dosya kapsamından davacı ile davalı ----- Şirketi arasında araç satışının gerçekleştiği açıktır. Bu durumda mahkemece davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.” Gerekçesi ile mahkememiz kararını kaldırmıştır.
Dosya mahkememizin ----- Esasına kaydedilerek açık yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı yasal deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça "0" km aracın 27.02.2020 tarihinde satın alındığı ve arıza tarihi itibariyle aracın garanti süresinin dolmadığı gözetildiğinde davalı ----- Şirketi'ne husumet yöneltilebilecek ise de dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, triger kayışının kopması sonucu oluşan motor hasarına ilişkin olarak, triger kayışının aşınabilecek ve ömrünü doldurabilecek bir aksam olması nedeniyle garanti kapsamı dışında kaldığının belirtilmiş olmasına göre davalı ------Şirketi yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Diğer davalı yönünden; davacı tarafça 27.08.2021 tarihli delil dilekçesi ekinde sunulan 27.02.2020 tarihli satış faturasına göre davaya konu aracın davalı -----Şirketi tarafından davacıya satıldığı, dosyaya sunulan ----.Noterliğinin 16.08.2021 tarihli ve ------ yevmiye numaralı satış sözleşmesine göre aracın yargılama sırasında davacı tarafından dava dışı ------Şirketi’ne satıldığı, satış bedeline ilişkin dekontun dosyada mevcut olduğu görülmüştür. Davacı vekilince 13.12.2021 tarihli beyan dilekçesi ekinde anılan satış sözleşmesi tekrar sunulmuş ve araç satıldığı için semenin tenzili yoluna gidilmesi gerektiği konusunda açıklama yapılmıştır.
Diğer yandan, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği davacı, aracın ayıplı olduğu iddiası nedeniyle satış bedelinde indirim talebini, satım sözleşmesinin tarafı olan satıcısına karşı ileri sürebilecek olup, dosya kapsamından davacı ile davalı------ Şirketi arasında araç satışının gerçekleştiği anlaşılmakla bilirkişi raporu ve BAM kararı da dikkate alınarak işbu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1107, K. 2026/280, 7 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama