KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/19
- Karar No
- 2025/772
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
Karar Metni
752 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/19 Esas
KARAR NO: 2025/772
DAVA
Rehin Karşılığında Ödünç Verme İşinden Kaynaklanan (TMK M. 962 - 969) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 03/01/2025
KARAR TARİHİ: 04/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Rehin Karşılığında Ödünç Verme İşinden Kaynaklanan (TMK M. 962 - 969) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -----Esas sayılı dosyasından davalı aleyhine rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.------ Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 600.000,00 TL bedelli rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 14.08.2024 tarihinde tebliğ olduğu, borçlunun süresinde itiraz ettiği, takibin durduğu tespit edilmiştir.Tarafların ticari defter ve kayıtlarını incelemek üzere dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ----- hazırlamış olduğu raporda özetle; davacı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davalı yanın defterlerini sunmadığını, davacının incelenen ticari kayıtlarında davalı il cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, davacının kendi ticari defter kayıtlarında;
davalı ----- açık hesabından ----- takip tarihi itibariyle borç/alacak bakiyesinin bulunmadığını, hesap hareketleri irdelendiğinde ise ---- tarihinde davanın davalı aleyhine “tahsil edilemeyen çek” açıklaması ile ---- tutarında borç kaydettiğini, akabinde 4 no.lu yevmiye maddesi ile -----hesabına alacak olarak kaydettiğini, davacının takip konusu ---- tutarlı alacak talebine konu çek/senet davacının defter kayıtları içeriğinde;---- ---- tutarında davalı lehine alacak kaydı yapıldığını, tanzim edilen -------tarafından düzenlenen --- tutarlı senedin akıbetinin ne olduğu, karşılıksız çıkıp çıkmadığı,
davacı tarafından davalıya iade edilip edilmediği hususlarına ilişkin ilave bir tespit yapılamadığını belirtmiştir.Davacı yanın itirazları üzerine dosya ek rapor tanzim etmek üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu ek raporda özetle;
davacı vekilinin beyan dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu çek görüntülerinin incelenmesi neticesinde çekin ---- tarafından davacı ---- vade tarihli olarak keşide edildiğini, ciro silsilesi sonrasında --- tarihinde ---- ibraz edildiğini ancak hesap bakiyesinin yetersizliği sebebiyle “Karşılıksız Çek” işlemine tabii tutulduğunu, çekin tahsil edilmediğini belirtmiştir.Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunup bulunmadığı,
davacının işbu ilişkiden doğan alacağının bulunup bulunmadığı bu kapsamda davacı tarafça yapılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde davalı yanın davacı tarafa 600.000 TL bedelli çek ciro ettiği, davacının defter ve kayıtlarında işbu çekin tahsil edilemeyen alacak olarak kaydedildiği, çeke bankada karşılıksızdır işlemi uygulandığı anlaşılmakla davacının davasında haklı olduğu kanaatine varılmıştır.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede.
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
04/11/2025
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/19, K. 2025/772, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama