KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/569
- Karar No
- 2025/954
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
Karar Metni
654 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/569 Esas
KARAR NO : 2025/954
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 30/06/2025
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tek yetkilisi ve ortağının ---------- olduğunu, şirketin eski yetkilisi --------- şimdiki yetkilinin eşinin kuzeni olduğunu, --------- ile eşinin taşınmazlarını satarak işbu şirketi devraldıklarını, 6.05.2025 tarihinde şirket adresine ---------- Banka Alacakları İcra Dairesinin --------- Esas sayılı dosyası ile hacze gelindiğini, müvekkili şirketin söz konusu icra takip dosyasından haberi olmadığından dolayı ;
icra memurundan söz konusu borcun nedenini sorduğunu, icra memuru ve banka vekilinin dosya borcunun kredi sözleşmesinden kaynaklandığını , asıl kredi borçlusunun --------- Şirketi olduğunu , ...'nin ve sözde şirket yetkilisi şüpheli -------- kefil olduğunu beyan ettiklerini, --------- şirket yetkilisi olmadığı halde şirket yetkilisi gibi hareket ettiğini, müvekkilinin ilgili hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, takibin konusunu oluşturan kredi sözleşmesinde kefil olarak ...' yetkilisi olarak atılan imzanın müvekkili şirketin etkilisinin imzasının olmadığının tespitine karar verilmesini,
müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davaya konu ---------- Banka Alacakları İcra Dairesi’nin --------- Esas sayılı dosyasında, ödeme emri davacı şirkete 10.06.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı şirketin 11.06.2025 tarihinde sunduğu itiraz dilekçesiyle takibin durduğunu, bu durumda müvekkilinin itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davası açması hâlinde, davacı şirket borçlu olmadığı yönündeki iddiasını savunma yoluyla ileri sürebilecek olduğunu, menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-------- Banka Alacakları İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde davalı alacaklının davacı borçlu ve bir takım borçlular hakkında takip başlattığı, ödeme emrinin 10.06.2025 tarihinde davacı borçluya tebliğ edildiği, davacı borçlunun aynı gün borca itiraz ettiği, 11.06.2025 tarihinde icra müdürlüğü tarafından itiraz üzerine takibin durdurulduğu tespit edilmiştir.Dava, İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca takipten sonra açılmış menfi tespit davasıdır.Hukuki yarar, HMK.nun 114/1-h.maddesi gereğince dava şartıdır.İİK 67.maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak,
genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.....Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır."hükmünü haizdir.Alacaklı bir yıl içinde itirazın iptali davası açmazsa, yaptığı ilâmsız takip düşer, alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece, genel mahkemelerde bir alacak (tahsil) davası açabilir.
Ancak, alacaklının açacağı bu alacak (tahsil) davası sonucunda alacağı ilâm ile düşmüş olan icra takibine devam edilmesini isteyemez; ancak bu ilâma dayanarak ayrıca ilâmlı icra takibine girişebilir.İtirazın iptali davası bir yıl içinde açılmakla, derdest olan ve itiraz ile durmuş olan icra takibi iptal edilmiş olmaz; takip durmaya devam eder.
Bu durumda, davayı kazanan alacaklı, “mahkemeden” alacağı ilâm ile, itiraz üzerine durmuş olan ilâmsız takibe devam edilmesini isteme, dolayısıyla da haciz olanağı elde eder.(İİK. 78/II)
Somut olayda davalı yan ilamsız takip başlatmış olup işbu takip davacının itirazı le durmuştur. İcra takibine devam edilebilmesi için takibi itiraza uğrayan alacaklının itirazın iptali davası açması gerekir. İtirazın iptali davası açıldığında da davacının savunma ve delillerini bildirmesi mümkün olduğu gibi, açılmadığı takdirde de ilamsız icra takibi düşecektir. Davacının bu halde cebri icra tehdidi altında kabul edilemeyeceğinden korunmaya değer hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/569, K. 2025/954, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama