KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/92
- Karar No
- 2026/213
- Karar tarihi
- 25 Mart 2026
Karar Metni
1.476 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/422 Esas
KARAR NO : 2026/212
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 10/06/2024
KARAR TARİHİ : 25/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle. Dava dışı --------- Şirketi'ne müvekkil Banka ---------- Şubesi tarafından 02.10.2020 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde tanınan 7.500.000,00.-TL kredi limiti kapsamında kredi kullandırılmıştır.
Davalı-Borçlu ---------- ise imzalanan bu genel kredi sözleşmesinde borçlu firma ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu ve borçlu bulunduğu, borçlu firma, kullandırılmış olan kredi yükümlülüklerini, anılan sözleşmenin ve mevzuatın ilgili hükümlerine uygun olarak yerine getirmediği , ---------- Noterliği'nin 27.09.2021 tarihli --------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesabı kat edildiği,
Kendisine yapılan ihtar ve çağrılara rağmen borcunu ödememekte direnen borçlu aleyhinde ---------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığı , borçlunun Genel Kredi Sözleşmesi'ndeki adresine İcra Müdürlüğünce gönderilen tebligatlara yönelik borçlu şirket, borca ve gecikme cezasına itiraz ettiği, borçlunun---------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ----------- esas sayılı ilamsız icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve 9620'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile dava vekalet ücretinin davalı/borçlu tarafa yüklenmesine,
1.960.385,90-TL borca karşılık olmak üzere borçlunun adına kayıtlı menkul ve gayrimenkullerinin, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının öncelikle teminatsız, aksi halde Mahkemenizce uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyaten haczine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafça verilen cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından vekil edenin itirazının kötü niyetli ve mesnetsiz olduğu ifade edilmiş ise de, belirtmek isteriz ki vekil edenin halihazırda devam eden bir konkordato süreci mevcut olduğu, davacı tarafından bu hususa hiç değinilmediği,
dava dışı şirket ---------- ve şirket yetkilisi vekil eden, 21.09.2021 tarihinde konkordato talebinde bulunmuş olup, bu doğrultuda dava dışı şirket ve yetkilisi hakkında ---------E.
Sayılı dosyasında İİK 289/3 uyarınca 24.09.2021 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı, 22.12.2021 tarihinde ise 1 yıllık konkordato kesin mühlet kararı verildiği , konkordato yargılamasını yapan mahkemenin 10.10.2022 tarihli ara kararı uyarınca, kesin mühletin 23.12.2022 tarihinden itibaren olmak üzere 6 ay 2. Gelinen aşamada ise her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından tasdik kararı verilmiş ise de bu karar ---------- sayılı dosyasında kaldırıldığı ise de dava dışı şirket ve yetkilisinin konkordato yargılaması temyiz aşamasında olup, vekil edenlerin konkordato süreci henüz kesinleşmediği,
konkordato davasının bekletici mesele yapılmasını, , davacı tarafın borç ve iddialarını kabul etmemekle birlikte konkordato kapsamında iyi niyetli bir şekilde borçlarını ödeyebilmek isteyen ve bu kapsamda konkordato ilan eden vekil edenin alacaklıların zarara uğratmak ya da mal kaçırmak gibi bir amacının olduğu düşünülemeyeceği , İcra İflas Kanunu'nun 294/1. maddesi "Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz,
bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez" hükmünü amirdir.
Kanun hükmü ve mahkeme kararından açıkça anlaşıldığı üzere, vekil eden hakkında mühlet süresi içerisinde icra takibi yapılması yasaklandığı , söz konusu durumda vekil eden bakımından davacının herhangi bir takip yapması ya da dava dışı şirket ile vekil eden mallarına haciz koyması mümkün olmayacağı , davacının alacağını kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının huzurdaki davayı açması usul ekonomisine aykırı ve kötü niyetli olduğu ;
ilk derece mahkemesi tarafından itirazın iptaline karar verilmesini, davacının haksız ve hukuka aykırı davanın reddine,----------- sayılı karar ile temyiz aşamasında olan dosyanın bekletici mesele yapılmasına, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Dava , hukuki niteliği itibariyle ;bankacılık işlemlerinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığın çözümü için dosya bankacılık alanında uzman bilirkişiye verilerek, bilirkişiden banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, icra takibi ödeme belgeleri karşılaştırılarak rapor düzenlenmesi talep edilmiştir. Mahkememizce 23/11/2025 tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle.
Dava dışı Asıl Borçlu firma ---------Ş. ile davacı banka arasında 02.10.2020 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi (GKS) imzalandığı, Sözleşme kapsamında firmaya 7.500.000,00 TL Limit tanımlandığı, Davalı --------- Firma ile banka arasında imzalanan sözleşmeyi, 7.500.000 TL Kefalet Miktarlı, müteselsil kefil olarak imzaladığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmelere istinaden, Banka tarafından Dava dışı Asıl Borçlu firma adına ---------- müşteri numarası tanımlandığı, vadesiz hesap açıldığı ve ticari kredi ürünleri kullandırımı yapıldığı,
davacı bankanın, Dava dışı Asıl Borçlu firma ve Kefilden 12.02.2024 takip tarihi itibariyle ----------- Banka Alacakları İcra Dairesi ----------- E. ile başlattığı takip talebi ile raporumuzda yapılan hesaplamalarımız asağıdaki tabloda konsolide edilmistir:
İcra Takibinde Yapılan Talep
Hesaplanan Asıl alacak (anapara) 179.681,00 TL 179.184,22 TL Asıl alacak (anapara) 756.912,06 TL 695.019,41 TL İşlemiş faiz 90.458,60 TL 90.000,05 TL İşlemiş Faiz 567.209,71 TL 519.028,91 TL
%5 BSMV
0,00 TL 30.451,45 TL Toplam 1.594.261,37 TL 1.513.684,04 TL
Davacı bankanın talebi ile bağlı olarak. 179.184,22 TL Asıl Alacak , 695.019,41 TL Asıl Alacak ,90.000,05 TL İşleyen Faiz ,519.028,91 TL İşleyen Faiz,0,00 TL 965 Gider Vergisi, 1.483.232,59 TL Alacaklı olduğu tespit edildiği, davacının 12.02.2024 takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar ;
- ---------Nolu Proje kredisi için 179.184,22 TL Anapara matrahı üzerinden aylık %1,74 Temerrüt/Gecikme Cezası ve işleyen kar gider vergisini talep edebileceği, - --------- Nolu Proje kredisi için 695.019,41 TL Anapara matrahı üzerinden aylık %2,59 Temerrüt/Gecikme Cezası ve işleyen kar gider vergisini talep edebileceği, Hesaplamalarımız ile Davacı banka talebi arasındaki fark nedeniyle hesaplamalarımız tekrar kontrol edilmiş olup banka talebi ile hesaplamalarımız arasındaki farkın;
davacı bankanın ihtarname ile talep ettiği Anapara tutarının Dava dışı Asıl Borçlu firmaya kullandırılan kredinin ödenmeyen/vadesi gelmeyen taksitlerinin tamamını (Anapara+ ödenmeyen taksit tutarı içerisindeki Akdi kar +Taksit Tutarı içerisinde yer alan Akdi Kar için %5 BSMV toplamını) ihtar tarihinde Anapara olarak talep etmesi ve bu tutara takip tarihine kadar ayrıca gecikme faizi talep etmesi kaynaklı olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce 23/11/2025 tarihli alınan bilirkişi ek raporunda özetle.
Davacı ve Davalı vekili itiraz dilekçeleri dikkate alınarak inceleme ve değerlendirme yapılmış olup, TERDİTLİ olarak hesaplama yapıldığı, davalı ve davacı itirazlarının hukuki nitelemesi, sözleşme ve yasa maddelerinin yorumu, banka tarafından vadesi gelmeyen taksitlerin tamamının kat tarihinde Anapara olarak talep edilebileceğine yönelik hukuki yorum ve nihai kararı mahkemeye ait olmak üzere, kök raporda varılan sonuçlarla bağlı kalındığı, yönünde görüş bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı asıl borçlu firma ile davacı banka/--------- şubesi tarafından 02/10/2020 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı borçlu --------- imzalanan genel kredi sözleşmesinde borçlu firma ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu ve borçlu bulunduğu, dava dışı firmaya bankacılık ürünlerinin kullandırıldığı, dava dışı borçlu firma süresi içerisinde taahhütlerini yerine getirmediği,
davacı banka tarafından --------- Noterliğinin 27/09/2021 tarih ,--------- yevmiye numaralı hesap katının ve borcunun ödenmesini ihtarını içeren ihtarname keşide edildiği, banka tarafından keşide edilen kat ihtarnamesinin dosyada mevcut olan tebliği şerhine göre asıl borçlu şirkete ve kefil -------- 28/09/2021 tarihinde tebliği edildiği, ihtarname ile 24 saat süre verildiği, buna göre davalının 30/09/2021 tarihinde temerrüde düştüğü, dosyaya sunulan banka evrakları ve bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Asıl borçlu ve kefil tarafından kat ihtarına rağmen borç ödenmediğinden banka tarafından, --------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün---------- Esas sayılı dosyasında takip başlatılmış, bilirkişi tarafından yerinde yapılan incelemede davacı bankanın takip talebine bağlı olarak toplam 1.594.261,01 TL alacaklı olduğu, ----------nolu proje ana para olan 179.681,00 TL için aylık %1,74 ,--------- nolu proje ana para olan 756.912,06 TL için %2,59 , takip tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi,
asıl alacak ---------- nolu proje ana para 179.681,00 TL , asıl alacak --------- nolu proje ana para 756.912,06 TL , --------- nolu proje için işleyen faiz 90.458,24 TL, ---------- nolu proje için işleyen faiz 567.209,71 TL, toplam 1.594.261,01 TL olmak üzere takibin devamına,, asıl alacak likit olduğundan % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir, Bu kapsamda davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/92, K. 2026/213, 25 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama