KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1380
- Karar No
- 2025/151
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2025
Karar Metni
894 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2018/1380 Esas
KARAR NO:2025/151
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 20/11/2018
KARAR TARİHİ: 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, müvekkili olan şirketin dava dışı ----- alacaklı olduğunu, davalının ise alacaklarına teminat olarak tapuda adına kayıtlı--------- bölümler üzerine davacı şirket lehine ipotek verdiğini; borcun vadesinde ödenmemesi üzerine hem borçlu şirkete hemde davalıya muacceliyet ihtarı gönderdiklerini; sonuç alamayınca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla davalı aleyhine-----dosyası ile icra takibi başlattıklarını; davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu bildirerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, ipotek akdinde dava dışı borçlu ile davacı arasında yetki sözleşmesi akdedilerek ---- Mahkemeleri ve İcra dairelerinin yetkili kılındığını; davanın icra takibinin ve ------- Adliyesinde yapılması gerekirken mahkememizde dava açıldığından yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini; davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, taşınmaz üzerine 3.kişi lehine ipotek tesisi söz konusu olduğundan ve kök borçlu şirketinde iflas halinde bulunduğundan kendi sorumluluklarına gidilemeyeceğini; ipoteğin üst limit ipoteği olduğunu; ipotek limiti haricinde hiçbir talebin kabul edilemeyeceğini.
TMK 887.madde gereğince alacağın ipotek borçlusunda talep edilmiş olması gerektiği, buna uyulmaksızın dava açıldığını belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini, davacıdan da %20 kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davası olup; davacı davalı aleyhine 750.000,00 TL asıl alacağın takip tarihinden değişen oranlardaki faizi ile birlikte tahsili yönünde icra takibinde bulunmuş.
750.000,00 TL lik asıl alacağın ipoteğe konu her bir taşınmaz için belirlenen 250.000,00'er TL lik bedellerin toplamı olduğunu bildirmiş; davalı vekili vasıtasıyla borca ve faize itiraz ettiğini süresinde belirterek takibi durdurmuş, iş bu davada 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.Mahkememizce öncelikle yetki itirazı incelenmiş olup; davalı taraf icra dairesinin yetkisine itiraz etmemiş, sadece mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir.
Bu mümkün olup, mahkememiz yetkisiz ise artık davanın yetkili mahkemeye gönderilmesi gerekecekti. Taraflar arasındaki ipotek sözleşmesinin son maddesi olan 12.maddesinde yetki düzenlemesi mevcut olup, taraflar arasında vuku bulabilecek ihtilafların çözümünde ------Mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır.
Sözleşme ------tarihli olup, sözleşmeyi dosya içinde vekaletlerden borçlu ---- münferit yetkilisi olduğu sabit olan davalı ----imzaladığı, karşı taraftan da davacı şirketin imzaladığı görülmüştür.
Mahkememizce yetki itirazının geçerli olabilmesi için davalının tacir olmasının gerekli olduğu nazara alınarak tacir olup olmadığı araştırılmış, gelen yazı cevabında davalının yetki sözleşmesinden önce ticareti terk ettiği ve tacirlik sıfatının sözleşme esnasında bulunmadığı tespit edildiğinden HMK 17 madde gereğince tacirler arasında yapılmış olması zorunlu olan yetki sözleşmesinden faydalanamayacağı; davalının adresinin de mahkememiz yetki sahası içinde olması nedeniyle yetki itirazı reddedilmiş yargılamaya devam edilmiştir.
Davalının her ne kadar HMK 887.maddeye yönünden de itirazda bulunmuş ise de; davalıya 22/01/2018 tarihli noter vasıtasıyla muacceliyet ihtarının gönderildiği ve davalınında buna yine noter vasıtasıyla cevap verdiğinin takip dosyasındaki ihtarlardan anlaşıldığı nazara alınarak bu husustaki savunmalarına da itibar edilmemiştir.
Kök borçlu şirket yönünden verilen iflas kararının kesinleştiği, iflas masası olan---------gelen yazı cevabına göre davacımızın dava dışı iflas eden şirkete karşı olan alacaklarını iflas masasına bildirdiği, iflas masasınca bu alacakların ----sıraya kaydedildiği;------başvurusunun kabul edildiği; ----- talebinin ret edildiği; ipotek akit tablosunda iflas eden o şirketin davacıya olan tüm borçları yönünden ipotek verildiği için ret edilen----- miktarlı ipotek takibinin mümkün olduğu; iflas edenin şirket olduğu, davalımızın ise ipotek veren şahıs olduğu, bu nedenle artık davamızın kayıt kabul davasına dönüşmeyeceği mahkememizce tespit edilmiş.
Davanın esası yönünden takip tarihi itibarıyla ve halen davacı şirketin dava dışı ve kök borçlu olan şirkette alacağı kalıp kalmadığının araştırılmasına geçilmiş, davacı şirketin ve dava dışı iflas eden şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş;
dava dışı şirketin kayıtları iflas masası ile tüm yazışmalara rağmen temin edilememiş, davacı şirketin kayıtlarında ise bilirkişi raporuyla dava dışı şirket nezdinde davacı şirketin cari hesap mali kaydının yada bu bulunamıyor ise cari hesaplar arasındaki farklılık nedenlerinin tespiti yönünden 2015 yılı ticari kayıtlarının gerekli olduğu bildirilmiş, ancak bunlar temin edilememiş.
Fakat iflas idaresince dava dışı şirketin 2.400.000,00 TL lik borcu sabit görülerek bu yönden kayıt yapıldığı; kalan alacağın reddedildiği; bu şekilde dava dışı şirketin davacı şirkete 2.400.000,00 TL borcu olduğunun kesinleştiği ve sabit olduğu; ancak bu miktar yönünden de herhangi bir tahsilatın sağlanamadığı; bu nedenle en azından sabit olan ve ipotek bedelinden çok daha yüksek olan bu borcun içinde kalan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibin devam etmesi gerektiği kabul edilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuş; iflas dosyasından tahsil edilebilecek bedellerle tekerrür ettirilmemesine karar verilmiş;
davacı tarafın icra inkar tazminatı, alacağın likit olması ve davalı itirazında haksız bulunması nedeniyle mahkememizce kabul edilmiş, aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1380, K. 2025/151, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama