KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/915
- Karar No
- 2019/1105
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2019
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2018/915 Esas
KARAR NO: 2019/1105
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/08/2018
KARAR TARİHİ : 27/09/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, müvekkili banka tarafnıdan davalı şirkete kredi verildiğini, diğer davalınında bu kredi sözleşmesine hem şirketi temsilen şirket temsilcisi olarak hem de şahsi kefaletine ilişkin şahsen imzaladığını; kredi ödemelerinin sözleşmeye aykırı olarak gerçekleşmeyince, müvekkili banka tarafından hesabın kat edildiğini, kat ihtarının davalılara tebliğ edildiğini, yine de ödeme gerçekleşmeyince davalı aleyhine İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün --------sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını; davalıların haksız bir itirazla takibi durdurduğunu bildirerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılardan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, başlatılan icra takibine konu ---------tarihli kredi sözleşmesindeki borcun müvekkillerine ait olmadığını, kaldı ki, alacağında likit olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf, -------- tarihli kredi sözleşmesine dayalı olarak davalılar aleyhine 7.293,79 TL asıl alacak, 35,16 TL işlemiş faiz ve bunun 3,65 TL BSMV'si olmak üzere toplam 7.332,60 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren %21,45 oranında sözleşme ile kararlaştırılan faiz uygulanmak suretiyle tahsilat için icra takibinde bulunmuş; davalılar bu takibe süresi içinde herhangi bir borçları olmadığına dair itiraz etmek suretiyle takibi durdurmuşlar; iş bu davada bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
Davalılar vekili her ne kadar takip konusu sözleşmedeki borcun müvekkillerine ait olmadığını cevap dilekçesinde bildirmişse de; ilk celse açık açık sorulmuş, davalılar vekili kredi sözleşmesindeki müvekkillerine ait imzalara herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, kredi sözleşmesini müvekkilinin şirket temsilcisi ve şahsi kefil olarak imzaladığını kabul etmiş sadece kredi sözleşmesinden dolayı muaccel olmuş alacakları bulunmadığını savunduklarını bildirmiştir.
Ortaya çıkan bu durum nedeniyle akdi ilişki ihtilafsız olup, ihtilafsız olan kredi sözleşmesi hükümleri gereğince davacı bankanın kayıtlarının ihtilaf halinde geçerli olacağı kararlaştırıldığından, bu bir delil sözleşmesidir. Tarafları bağlayıcıdır.
Bu sebeple banka kayıtları üzerinde bankacı bilirkişiye inceleme yaptırılmış olup, uzman bankacı bilirkişi yaptığı inceleme ile kredi sözleşmesi gereğince davacı bankanın alacaklı olduğunu, davalıların kredi geri ödemelerin gerçekleştirmediklerini, bu nedenle ödenmeyen krediden dolayı davacı bankanın ------------TL ödenmemiş asıl alacağının, ------- TL işlemiş faizin, 10,04 TL'de BSMV alacağı olmak üzere toplam takip anında 7.386,14 TL alacaklı olduğunu hesaplamış ancak mahkememiz taleple bağlı olduğundan;
icra takibindeki 35,16 TL işlemiş faiz ve 3,65 TL BSMV ile bağlı kalınarak ve bunlara 7.175,18 TL asıl alacak eklenmek suretiyle hüküm oluşturulmuş;
Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar likit olduğu için asıl alacak üzerinden itirazında haksız çıkan davalılardan inkar tazminatı alınmasına karar verilmiş; Davalı şirket bizzat krediyi kullanan müşteri olarak davalı ... ise, müşterek - müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzalamasından ötürü bu borçtan müteselsilen sorumlu tutulup, Bu gerekçelerle aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/915, K. 2019/1105, 27 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama