KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/573
- Karar No
- 2024/310
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
Karar Metni
1.487 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/573 Esas
KARAR NO:2024/310
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ: 12/02/2013
KARAR TARİHİ: 20/03/2024
Mahkememizde görülen Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin----- müşterisi olduğunu, ilk defa aldığı krediyi ----tarihinde nakden ödediğini, -----tarihinde ikinci defa 40.000,00 TL kredi alındığını, bu krediyi de ödeme listesinin bulunduğunu, ayrıca 10.000,00 ve 3.000,00 TL 'lik teminat mektubu alındığını, Bunların dışında ilgili bankadan hiçbir kredi kullanılmadığını,buna karşılık ilgili banka lehine 3 adet ipoteğin mevcut olduğunu,müvekkilinin 16/04/2009 tarihinde aldığı 40.000,00 TL'lik kredinin aylık ödeme taksitlerini genel kriz sebebiyle aksatmaya başladığını,
ama bu arada bankadaki lehe tahsilatların borçlarını karşıladığını,bankadan çekilen ihtarnamade belirtilen hesap öetine göre kullandırılan kredi 164.347,09 TL olarak belirtilmiş ise de müvekkilinin sadece 40.000,00 TL kredi kullandığını, bu durumun da banka kayıtlarının incelenmesi sonucu açıkca görüleceğini,müvekkilin şirketinin banka tarafından gönderilen ihtarnameye içinde bulunduğu mali krizin yarattığı tahribat nedeniyle cevap veremediğini ve itiraz edemediğini,
mali kriz sebebiyle menfi tespit davası da açamadığını,borcun yeniden yapılandırılması talebinde bulunan müvekkilinin talebinin davalı banka tarafından reddedildiğini belirterek müvekkili şirketin davalı ----------- sayılı dosyası ile takibe konulan 177.497,82 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, tespit sonucunda müvekkili şirketin 177.497,82 TL davalıya borçlu olmadığı ortaya çıkacağından davalı bankanın bu miktarın tahsili için satın aldığı -------- taşınmazlar hakkında tapu iptali ve tescil davası açılacağından bu iki taşınmaz üzerine 3. Kişilere satışının önlenmesi bakımından tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalının müvekkili bankadan kullandığı kredinin ödenmemesi üzerine hesapların ----- y.sayılı ihtarnamesi ile kat edildiğini,muhataplara tebliğ edilen ihtarname ile borcun IIK m.68/1 e göre kesinleştiği, akabinde ------- dosyasında 177.497,82 TL asıl alacak olmak üzere toplam 187.602,12 TL tutarında 11.02.2010 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine geçildiği,itiraz olmadığından takibin kesinleştiği,taşınmazların alacağa mahsuben müvekkili bankaca satın alındığı,takibin derecattan geçerek kesinleştiği,
davacı Şirket temsilcisinin talebi üzerine banka alacağının 24.08.2009 tarihi itibariyle 140.681,74 TL olarak belirlendiği,işbu borcun işleyecek faizi İle birlikte 48 ayda ödeneceğinin kabul edildiği, davacı şirket borcu ödemediğinden 11.02.2010 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ipotekli taşınmazların bankaca alacağa mahsuben satın alındığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, davacının---- Müdürlüğü dosyasında takip konusu olan ipoteklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti talebinden ibarettir.
Mahkememizin -------- sayılı kararı ile "Somut olayda; davacı ile davalı banka arasında imzalanan 10.09.2008 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, açılan kredi borcunun banka lehine verilen ipotekler ile teminat altına alındığı, ayrıca davacı kredi borçlusu tarafından davalı bankaya tahsil için toplam 311.978-TL tutarlı çeklerin verildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borcun 24.08.2009 tarihinde 140.681,74-TL üzerinden yapılandırıldığı, davacı tarafından yapılandırmaya uyulmaması ve ödeme yapılmaması üzerine 08.01.2010 tarihinde davalı banka tarafından hesabın 176.108,50-Tl üzerinden kat edildiği,
kat ihtarının davacı borçluya 14.01.2010 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme için verilen 5 günlük sürenin eklenmesiyle davacının 20.01.2010 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı banka tarafından başlatılan--------esas sayılı dosyasında takibin kesinleşmesi üzerine ipotekli taşınmazların borca mahsuben davalı banka tarafından toplam 105.000-TL bedelle ihale yoluyla alınarak bu bedelin davacı borcundan mahsup edildiği, davacı tarafından davalı bankaya tahsil için verilen 45 adet çekten 221.728-TL tutarlı 34 adet çekin tahsil edilerek davacının borcundan mahsup edildiği,
kalan 90.250-TL tutarlı 11 adet çekin tahsil edilip edilmediğinin ihtilaf konusu olduğu, bu çeklerden 35.000-TL tutarlı 4 adet çekin tahsil edilmeyerek davacıya iade edildiğinin yargılama sırasında sunulan teslim belgeleri ile kanıtlandığı, kalan 55.250-TL tutarlı 7 adet çekin ise karşılıksız çıkması nedeniyle tahsil edilmediği, ancak bu çeklerin davacıya iade edildiğine dair bir kayıt sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; yapılandırma protokolü kapsamında kabul edilen 140.681,74-TL üzerinden hesaplama yapılarak, banka tarafından davacıya iade edildiği kanıtlanamayan çek bedeli toplamı olan 55.250-TL'nin düşülmesi sonucunda, banka tarafından 81.396,37-TL fazla alacak talep edildiği tespit edilmiş, mahkemece de bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak taraflarca imzalı 24.08.2009 tarihli yapılandırma protokolünde, protokolün borcun yenilendiği anlamına gelmediği, taahhüde uyulmaması halinde taksitlendirilen tüm borçların başlangıçtan itibaren muacceliyet kazanacağı hüküm altına alınmış olup, taahhüde de davacı borçlu tarafından uyulmamakla, taahhüt geçersiz hale gelmiştir.
Bu durumda borç hiç yapılandırılmamış kabul edilerek hesaplama yapılması gerekirken, hükümsüz kalan yapılandırma protokolündeki tutar esas alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda davalı banka aleyhine davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli değildir.
Öte yandan taraflar arasında ihtilaflı bulunan ----------- tutarlı çeklerin davacıya iade belgesi sunulmamakla birlikte, söz konusu çeklerin ibraz edildiği ve karşılıksız çıktığı iade masrafı tahakkuk ettirildiği bunun ne anlama geldiğinin üzerinde durularak ,muhatap bankalardan çeklerin bankaya iade edilip edilmediği de sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda karar verilmiş olması hatalıdır. " denilerek mahkememize geldiği anlaşılmıştır.
Dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Bilirkişi 24/10/2023 tarihli raporunda.
Davacı ----davalı -----numaralı borçlu cari hesap kredisi, -----numaralı taksitli ticari kredi ile-----numaralı tazmin olmuş teminat mektubu kredisinden kaynaklanmış;------- sayılı, ------- takip tarihi itibariyle, 177.497,82 TL asıl alacak, 8.164,90 TL faiz, 408,24 TL---------1.531,16 TL ihtarname noter masrafı olmak üzere; toplam 187.602,12 TL borcunun olduğu,------- dava tarihi itibariyle, 177.497,82 TL asıl alacak, 45.468,91 TL faiz ve 2.273,45 TL -------olmak üzere; toplam 225.240,18 TL borcunun olduğu, davacı----- tarafından, davalı---------- verilen ve toplam bedeli 311.978,31 TL olan 45 adet müşteri çekinden.
221.728,31 TL tutarındaki 34 adet çekin tahsil edilerek davacının kredilerine mahsup edildiği, geriye kalan ve karşılıksız çıkan toplam 90.250 TL tutarındaki 11 adet çekin takas masraflarının alındığı ve Banka kayıtlarından tasfiye edilerek davacıya iade edildiği rapor edilmiştir. Dosya bilirkişilere ek rapor için tevdiine karar verilmiştir.
Bilirkişiler 04/02/2024 tarihli raporunda; davacı ------, davalı ----- ticari kredi ve -------numaralı taksitli ticari kredi ile ----numaralı tazmin olmuş teminat mektubu kredisinden kaynaklanmış;-------- sayılı, 11.02.2010 - takip tarihi itibariyle, borç tutarının. 159.662,22 TL asıl alacak, 7.025,14 TL faiz, 351,26 TL ------- 1.531,16 TL ihtarname noter masrafı olmak üzere; toplam 168.569,78 TL olduğu rapor edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından kullandığı krediler sebebiyle, davalı bankaya tahsile verilen çeklerden --------- kaldırma kararıyla bahsi geçen 7 adet çeklerin akıbetinin ne olduğu ve bu çeklerin banka tarafından davacıya iade edilip edilmediği ve buna göre davacının takip tarihi itibariyle takipte borçlu olduğu miktarın uyuşmazlık konusu olduğu ancak karşılığı çıkmayan çeklerin davacı borçluya iade edildiğinin ispat yükünün davalı alacaklı bankada olduğu,
bu nedenle 7 adet çek yönünden akıbetleri ile ilgili bankalara yazılan yazı cevaplarında 5 adet çek yönünden akıbetinin belirlendiği, 2 adet çek yönünden (8.000 TL ve 10.000 TL) ise akıbetinin belirlenemediği ancak ispat yükünün bankada olmasına nazaran 2 adet çek toplam 18.000 TL'nin kat ihtarındaki anapara tutarından indirilmesi gerektiği; menfi tespit davalarında alacak/borç miktarının, takip tarihi itibariyle belirlenmesi gerektiği; somut olayda ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe yönelik menfi tespit talebi bulunduğu; ipotekli taşınmazların satıldığı;
dolayısıyla hiç bu davada takip tarihi itibariyle belirlenen alacak miktarından satış sonucu elde edilen tutarın indirilmesi sonrasında, kalan tutarın rehin açığı belgesine esas teşkil edeceği, ancak iş bu davayı ilgilendirmediğinden, dava tarihi itibarıyla alacak miktarının üzerinde durulmadığı; davacı ------ davalı ---- numaralı borçlu cari hesap kredisi, ---- numaralı taksitli ticari kredi ve ---- numaralı taksitli ticari kredi ile---- numaralı tazmin olmuş teminat mektubu kredisinden kaynaklanmış;------------esas sayılı, ------ takip tarihi itibariyle, borç tutarının.
159.662,22 TL asıl alacak, 7.025,14 TL faiz, 351,26 TL-------- ve1.531,16 TL ihtarname noter masrafi olmak üzere; toplam 168.569,78 TL olduğu, davacı hakkında yapılan takibin fazla gösterilen miktar üzerinden menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalı alacaklı banka tarafından her ne kadar tazminat talep edilmiş ise de takibin icra emri ile başlatıldığı ve takibin durdurulmasına yönelik bir tedbir kararı da bulunmadığı anlaşıldığından davalının tazminat talebinin reddi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
DAVANIN KISMEN KABULÜ İle;
1-Davacı aleyhine davalımız tarafından yürütülen ---------- sayılı dosyasındaki takibin 159.662,22 TL asıl alacak, 7.025,14 TL işlemiş faiz, 351,26 TL-------, 1.531,16 TL masraf olmak üzere toplam 168.569,78 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde istenen faiz cinsi ve miktarı üzerinden faiz uygulanmak suretiyle davacı borçlumuz aleyhine takibin bu şekilde devamını sağlayacak biçimde;
-İcra takibinin kalan kısmından dolayı davacımızın davalımıza bu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyetli dava tazminatı talebinin de şartları oluşmadığından reddine,
3-Kabule göre alınması gerekli 609,87 TL harçtan peşin alınan 3.031,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.421,38 TL fazla harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettiğinden kabule göre AAÜT uyarınca davacı yararına taktir olunan 8.928,04 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden redde göre AAÜT uyarınca davalı yararına taktir olunan 26.971,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Davacının peşin yatırdığı 3.031,25 TL harcın ve 427,60 TL başvurma harcının yargılama giderine katılmaksızın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davacının ------ Adliye Mahkemesinin ilamından önce ve sonra yaptığı yargılama gideri olarak tebligat, yazı ve talimat, bilirkişi ücretleri olmak üzere toplam 18.050,00 TL den davanın kabulüne tekabül eden 907,90 TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, redde tekabül eden bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan 27,08 TL yargılama giderinden davanın reddine tekabül eden 25,72 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
9-Gider avansından artan tutarın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --------Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 20/03/2024
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/573, K. 2024/310, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama