KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/150
- Karar No
- 2025/904
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2025
Karar Metni
1.763 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/156 Esas
KARAR NO : 2025/905
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 27/02/2024
KARAR TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil banka ile davalı ---------- arasında Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, anılan sözleşmeye istinaden muhtelif TL cinsi krediler kullandırılmış olduğunu, kredilerin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması ---------Noterliğinin 21.09.2023 tarih ve --------- yevmiye no.lu kat ihtarnamesi keşide edilerek nakdi alacağın muaccel hale getirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine-------- İcra Md. --------- E. sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla İlamsız icra takibi açıldığı,
davalıların takibe ve tüm ferilerine itirazları üzerine takibin durduğunu, genel kredi sözleşmesinin 2. 6. M. ile 2.8.1 m. temerrüt faizi talep edildiği, TTK'nun 8 ve 9 m. göre faizin serbestçe belirlendiğinden akdi faizin 2 katı mertebesinde temerrüt faizi istemi sözleşme hükümlerine uygun olduğu,
sözleşmenin 6.1 m. uyarınca müvekkil bankanın ticari defter ve kayıtlarının HMK 193 m. uyarınca delil teşkil ettiğini, itirazın takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu belirterek 322.876,76 TL alacak üzerinden itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAPDavalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından müvekkili aleyhine --------- İcra Dairesi'nin ---------- esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takipteki borca, takibe, takip dayanağı belgeye, asıl borca, faiz oranına, işlemiş ve işleyecek faiz ile sair bütün ferilerine yasal süresi içerisinde müvekkili tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, müvekkili hakkında başlatılan icra takibinin haksız ve mesnetsiz olup işbu davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin davalı bankaya borcunun bulunmadığını,
aleyhe beyan ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için müvekkilin borçlu olduğu düşünülse dahi, müvekkilinin bugüne dek davalı bankaya yaptığı ödemelerin dikkate alınmadığını, müvekkili adına açılmış ve davalı banka nezdindeki hesabı olan --------- Şubesindeki hesabının hesap dökümü incelenerek bankaya yapılan tüm ödemeler düşüldüğünde müvekkilinin borcunun bulunmadığının ortaya çıkacağını, öte yandan banka tarafından tahakkuk ettirilen faizler ve faiz oranlarının yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline usulüne uygun olarak yapılan hesap kat ihtarlarının mevcut olmadığını, usulüne ve yasaya uygun olarak temerrüde düşürülmediğini,
işbu dava görevli mahkemede açılmadığını, davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine göre ise; kredi kartından kaynaklanan uyuşmazlıklarda (kart hamilinin tacir olması hali hariç) görevli mahkemenin, dava açanın sıfatına bakılmaksızın tüketici mahkemeleri olacağının benimsendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
-------- İcra Dairesi'nin -------- esas sayılı takip dosyasının UYAP'tan celp olunarak yapılan incelemesinde; davacının davalı aleyhine kredi sözleşmelerine dayalı olarak toplam 322.876,76 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde borca itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; Davanın, İİK'nun 67. Madde gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, davacı bankanın davalıya taksitli ticari kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullandırdığı, davacı bankanın davalıya karşı icra takibinde bulunduğu, takibin süresi içinde yapılan itiraz ile durduğu, iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, taraflar arasında taksitli ticari kredi sözleşmesi yönünden bir ihtilafın bulunmadığı; uyuşmazlığın, takip konusu alacağın doğup doğmadığı, takibe konu faizin sözleşmeye uygun olup olmadığı, davacı bankanın takip anında alacağın miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 28/01/2025 tarihli bilirkişi kök raporu ve 02/09/2025 tarihli ek rapor tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi kök raporunda özetle; davacı banka ile davalı kredi lehtarı (asıl borçlu)-------- arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, bahse konu sözleşmeye istinaden muhtelif krediler kullandırılmış olduğu,
kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalı aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaatinin edinildiği, davacı bankanın talep edebileceği toplam tutarın 252.021,29 TL olduğu,
mahkememizce raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin 68.329,04 TL'nın (320.350,33 -252.021.29) reddi durumunda, takip tarihi itibariyle raporda tabloda belirtildiği üzere (C) sütununda belirtilen asıl alacak kalemleri üzerinden (D) sütununda belirtilen temerrüt faiz oranları ve bunun 5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla istenilebileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi ek raporunda özetle; davacı vekilinin beyanında geçen takip talebinin 4 ve 11 sırasındaki alacak kalemleri 2. Kez etraflıca tetkik edilmiş olduğunda, mevcut delil durumuna göre başta banka kaydı, ekstresi ve/veya excel ortamında bile olsa herhangi bir delile rastlanılamadığı, belirtilen sebeplerle kök raporda herhangi bir revizyon yapılamamış olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Dava dışı banka takibe konu alacağını davacıya temlik etmiştir.
Kredi sözleşmesi hükümleri gereğince taksit süresinde ödenmeyince sözleşme gereği kalan taksitlerinin tamamının muaccel hale geleceği, muaccel hale gelen bu taksitler toplamına kat ihtarının tebliği ile oluşacak temerrüt tarihine kadar o bankanın bu tür kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden akdi faiz hesaplanıp temerrüt tarihi itibariyle her iki miktarın toplanması ile asıl alacağın bulunacağı, bu asıl alacağa takip tarihine kadar akdi faiz oranının yüzde ellisini geçmeyecek şekilde temerrüt faizi uygulanarak takip tarihindeki alacağın belirlenebileceği,
Bankaların bu tür takiplerde yukarıdaki hesaplama şekline göre talepte bulunabileceği, bunu aşan taleplerin reddi gerektiği, bunun altında kalan talepler yönünden ise talep ile bağlılık ilkesi gereğince değerlendirilmesi yapılması gerektiği. Bu husus nazara alınarak mahkememizce inceleme yapılmış olup. Kredi sözleşmesinde, bu sözleşmeden kaynaklı ihtilaflarda banka kayıtlarının esas alınacağı düzenlenmiş olup, bu düzenleme delil sözleşmesi niteliğindedir, tarafları bağlar.
Elbette, davalının bu kredi gereğince yaptığı ancak takibe konu edilen ödemeler varsa, belgelerini ibraz etmek suretiyle bu hususu ispatlayabilirler, bu ödemelerin banka kayıtlarında yer almaması, banka lehine değerlendirilemez, borçtan mahsubu gerekir. Ancak dosyamızda herhangi bir ödeme iddia edilmiş ya da ispatlanmış değildir.
Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman banka bilirkişisinden rapor alınmış, bilirkişi raporu gerekçeleriyle ve hesaplama şekliyle mahkememizce denetlenmiş olup; kabule şayan bilirkişi raporunda; davalının kredi kullanan olarak sorumlu olacağı kredi borcunun ödenmediği, bu sebeple banka tarafından hesabın kat edildiği, kat ihtarının davalıya tebliğ edildiği; sonuç alınamayınca icra takibi başlatıldığı belirlenmiş;
hesabın kat edildiği tarihteki asıl alacağın davalının temerrüte düştüğü kat ihtarının tebliğ tarihine kadar akdi faiz uygulanıp temerrüt tarihiyle ödenmeyen ve muaccel hale gelen alacağa eklenmek suretiyle asıl alacağın bulunduğu; asıl alacağa takip tarihine kadar da sözleşmesel temerrüt faizinin ve BSMV'sinin uygulandığı; bu şekilde hesaplama yapılarak sonuca gidilmiştir.
Mahkememizce kabule şayan bulunan bilirkişi raporundaki bu tespitler çerçevesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Davacı tarafın icra inkar tazminatı talep ettiği, banka kredilerinden doğan alacağın likit olduğu, mahkememizce hüküm altına alınan asıl alacağa yönelik itirazında haksız olduğu nazara alınarak davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmiş; icra takibini temlik alan davacının aktif davacı sıfatının bulunduğu ve banka yerine bu davayı açabileceği değerlendirilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/150, K. 2025/904, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama