KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/172
- Karar No
- 2023/316
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2023
Karar Metni
813 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/172 Esas
KARAR NO : 2023/316
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 08/03/2022
KARAR TARİHİ : 13/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, davalı şirkete ----- şubesinden kredi kullandırıldığını, taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını ancak kredilerin geri ödenmemesi nedeniyle bankaca hesabın kat edilip, davalıya kat ihtarının tebliğ edildiğini, sonuç alınamayınca da davalı aleyhine----- sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazıyla takibin durduğunu bildirerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, dava konusu takip alacaklısının davacı bankanın ----- şubesi olduğunu, müvekkilinin bu şubeye herhangi bir borcunun bulunmadığını, ayrıca müvekkili aleyhine------sayılı dosyasında da ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini; ipotek bedelinin çok yüksek olduğunu, bu nedenle iş bu takip için hukuki bir menfaat bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, davacıdan %20 kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır.Davacı banka kredi sözleşmesine dayalı olarak davacı aleyhine 1.500.000,00 TL asıl ve toplam alacak üzerinden takip başlatmış, bu takip talebinde esasen toplam alacaklarının 13/04/2021 tarihi itibariyle 9.143.995,11 TL olduğunu, bunun 1.500.000,00 TL ana para alacağı yönünden icra takibi başlattıklarını takip talebinde bildirmiş;
davalı bu takibe süresi içinde takip konusu yönünden herhangi bir borçları bulunmadığı yönünde itiraz etmiş, süresinde yapılan itirazla takip durmuş, iş bu davada bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.Davacı banka ile davalı şirket arasında bankanın ----- şubesinde bir genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, söz konusu olan 21/01/2013 tarihli genel kredi sözleşmesiyle davalıya 5.000.000,00 TL bedelli kredi kullandırıldığı,
söz konusu krediye dava dışı ------ kefil oldukları, bankanın davalı şirkete taksitli krediler kullandırdığı ihtilafsızdır.Mahkememizce davalının savunmasında bildirdiği ------ sayılı dosyası incelenmiş olup, o takibin kefillere karşı yapılan bir takip olduğu, takibin kesinleştiği ancak dosyada herhangi bir tahsilat yapılamamış olduğundan dolayı davacı bankanın iş bu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu, o dosyada tahsilat sağlanamadığı içinde dosyamız yönünden takibe konu alacaktan düşülecek bir miktarın bulunmadığı görülmüştür.
Elbette, o dosyada mahkememizce verilen kararın infazı aşamasına kadar herhangi bir tahsilat sağlanırsa icra müdürlüğünden tarafların tahsilde tekerrüre engel olunması için ve ödemelerin düşülmesi için başvuru imkanı vardır.Mahkememizce kredi sözleşmesi,
hesap katı, kat ihtarı, kat ihtarının tebliğ belgeleri getirtilmiş, bankaya ilişkin kayıtlar celp edilmiş, konusunda uzman bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır.Bankacı bilirkişi söz konusu kredinin kullandırıldığını, davacı bankanın ödemeler yapılmayınca kredi sözleşmesini haklı sebep kat ettiğini, kat ihtarını borçluya tebliğ edilip temerrüte düşürüldüğünü belirlemek suretiyle yaptığı incelemede, takip tarihi itibariyle davacı bankanın 1.969.332,48 TL asıl alacağının bulunduğunu, 5.298.707,42 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğunu,
264.935,37 TL'de işlemiş faizin BSMV'si olmak üzere toplam 7.532.975,27 TL alacağının bulunduğunu tespit etmiş olup; mahkememizce bilirkişi raporu hesaplama şekli ve gerekçeleriyle kabule şayan bulunmuştur.Davacı bankanın her ne kadar takip tarihi itibariyle davalıdan 1.969.332,48 TL asıl alacağı mevcut ise de, mahkememizin takip talebiyle bağlı olduğu zaten bankanın da daha yüksek bir alacak belirtmek suretiyle sadece asıl alacağın 1.500.000,00 TL'lik kısmını icra takibine koyduğunu takip talebinde bildirdiği nazara alınarak, mahkememizce bankanın takibe koyduğu miktar yönünden tamamen haklı olduğu,
söz konusu alacağın sözleşme hükümlerine göre ödenmeyen taksitler sebebiyle tamamen muaccel olduğu, banka alacağının büyük bir kısmının takibe konmadığı, her ne kadar davalı vekili tarafından ipotekli taşınmazın bu arada banka tarafından alınıp üçüncü şahıslara yüksek bedelle satıldığı, ancak muvazaalı olarak düşük bedelle alındığı için borcun düşük bedelle ödenmiş görüldüğünü bildirmişse de, bankanın taşınmazı icra yoluyla aldığı,
bu nedenle bankanın düşük bedelle rehinli taşınmazı aldığından söz edilemeyeceği, bir muvazaadan söz edilemeyeceği, satın aldığı bedel kadar borçtan düşülebileceği, üçüncü şahıslara satış bedelinin yüksekte olsa borçtan mahsup edilemeyeceği nazara alınarak aşağıdaki hüküm tesis olunmuş; alacağın banka kredisinden doğduğu, asıl alacağa ilişkin olduğu, bu sebeple alacağın likit ve itirazın haksız olduğu nazara alınarak inkar tazminatına da hükmedilmiştir.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/172, K. 2023/316, 13 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama