KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/594
- Karar No
- 2023/691
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2023
Karar Metni
1.493 kelime·7 dk okuma·14 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/594 Esas
KARAR NO:2023/691
DAVA
İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/07/2022
BİRLEŞEN------------SAYILI DOSYASINDA
DAVA
İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/07/2022
BİRLEŞEN ------ DOSYASINDA
DAVA
İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/08/2022
KARAR TARİHİ:26/10/2023
Mahkememizde iş bu dosya ve birleşen dosyalar nedeniyle görülmekte olan İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davalarının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Mahkememizde açılan iş bu dava ve birleşen dosyalardaki davalarla ilgili olarak; davacı bankanın davalı şirkete kredilen kullandırdığı, davalı olan diğer şahısların ise bu kredileri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları; kredi geri ödemelerinin gerçekleşmemesi üzerine banka tarafından sözleşmenin kat edildiği, kat ihtarlarının borçlu şirketi ve kefillere tebliğ edildiği fakat sonuç alınamadığı belirtilerek; banka tarafından davalı aleyhine--------- dosyasında başlatılan icra takibinin haksız bir itirazla durdurulduğundan bahisle iş bu dosyadaki dava;
------ sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalıların yaptığı itirazla takibin durmasına ilişkin itirazın iptali için------sayılı dosyası ile, ----dosyasında başlatılan icra takibine davalıların yaptığı itirazlar takibin durmasına ilişkin itirazın iptali davasının------ sayılı dosyasında dava açtıklarını belirterek; icra dosyalarına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılardan %20 İcra İnkar Tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili, müvekkilleri ile banka arasında 3 ayrı alacak hususunda ihtilaf bulunduğunu, bankanın her bir alacak yönünden ayrı icra takibi başlatıp, itirazla takiplerin durması üzerine 3 ayrı dava açıldığını, bu davaların birleştirildiğini; kat ihtarlarının hiç bir müvekkilinin eline geçmediğini, tebligatların usulsüz olduğunu, şahıs olan müvekkilleri yönünden kefaletlerin geçersiz olduğu, zira onların evli olduklarını ve eş rızalarının alınmamış olduğunu, gayri nakdi krediler yönünden de depo talebinin kefilleri kapsayıp kapsamadığının anlaşılamadığını bahisle;
kredi sözleşmesinin banka tarafından önceden hazırlanan ve genel işlem koşullarını içeren bir metin olduğunu, bu nedenle hükümlerinin bağlayıcı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, reddedilecek miktar üzerinden de kötü niyetli takip tazminatına hükmedilmesi istenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava ve birleşen davalar itirazın iptali davaları olup, İİK 67. Madde gereğince açılan davalardır.
Davacı banka iş bu dosyada: 1.381.773,00 TL asıl alacak, 86.625,00 TL işlemiş akdi faiz, 9.261,09 TL işlemiş temerrüt faizi, 2.979,79 TL ----- 1.357,68 TL ihtarname masrafı olarak 1.481.996,56 TL üzerinden ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren %27,72 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve %5 gider vergisi uygulanması istenerek icra takibinde bulunmuş.Birleşen ----- sayılı dosyada 596.563,48 TL asıl alacak, 3.861,33 TL işlemiş temerrüt faizi,
193,07 TL ----- 1.691,17 TL ihtarname masrafı olarak 602.309,05 TL üzerinden ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren %27,72 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve %5 gider vergisi uygulanması istenerek icra takibinde bulunmuş.Birleşen ---------Esas sayılı dosyada 65.332,89 TL asıl alacak, 419,54 TL işlemiş temerrüt faizi, 20,98 TL ------- ve 1.357,68 TL ihtarname masrafı olarak 67.131,09 TL üzerinden ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren %27,72 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve %5 gider vergisi uygulanması istenerek icra takibinde bulunmuş;
Her bir icra dosyasına davalıların süresi içinde yaptıkları ''borcumuz yoktur'' itirazı ile icra takipleri durmuş; iş bu davalarda 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.Mahkememizce öncelikle davalıların kat ihtarının tebliği ve kefaletlerinin geçersizliğine ilişkin savunmaları incelenmiş olup; kredi sözleşmelerinde tebligat hususunda '' tarafların bankaya bildirdikleri adreslere çıkarılan tebligatların geçerli olup taraflar sözleşmeden sonra adres değişikliği yapar ve bankaya yeni adreslerini bildirmezlerse, sözleşmede belirtilen adreslerine yapılan tebligatlar geçerli kabul edilir ve o tarihte yapılmış sayılır'' hükmü mevcuttur.
Kat ihtarlarının tarafların bankaya bildirdiği adreslere yapıldığı hatta bazılarının o adreslerde tebliğde edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle ve sözleşme hükmü gereğince davalıların kat ihtarını almış kabul edilmeleri gerekmektedir.Davalılar vekili her ne kadar kefaletlerin eş rızası olmadığı içi geçersiz olduğunu ileriye sürmüşse de ------- kayıtlı olan davalı şirketin çıkarılan sicil kayıtlarından davalıların yönetici/ ortak oldukları anlaşılmaktadır.
Şirket borcu için şirket ortağı veya yöneticisi kefil olduğundan artık kefaletin geçerliliği için eş rızası gerekmemektedir. Diğer yandan TBK nın düzenlediği biçimde gerekli olan her yer kefillerin el yazıları ile doldurulduğundan; kefaletler geçerlidir.
Bu yönden de davalı savunmalarına itibar edilmemiştir.Davanın esasına gidildiğinde taraflar arasındaki bu kredi sözleşmelerinde ihtilaf çıktığında banka kayıtlarına itibar edileceği yazılı olup, bu husus yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Borçluyu da kefilleri de bağlayıcıdır.
Bu nedenle mahkememizce bu dosyada ve birleşen dosyalar yönünden bankacı bilirkişiden ve banka kayıtları inceletilmek sureti ile rapor alınmış; bilirkişinin yapmış bulunduğu tespitler ve hesaplama şekli incelenmiş; bilirkişinin her bir icra dosyasındaki asıl alacağı hesaplarken ödenmeyen taksitten sonra muaccel olan kredi borcunun kalan bölümünün tamamını hesap kat tarihinin ihtarı ile oluşan temerrüt tarihine kadar sözleşmesel akdi faiz uyguladığı, sonunda ana paraya ekleyerek asıl alacağı tespit ettiği, buna da takip tarihine kadar sınırı merkez bankasınca belirlenen temerrüt faizini uyguladığı,
----------doğru olarak hesaplandığı görülmüş; bu nedenle raporun gerekçeleri ile birlikte yerinde olduğu sebebiyle hükme esas alınmıştır.Banka kredi borcundan doğan alacaklar likit kabul edildiğinden davacının talep ettiği inkar tazminatına asıl alacaklar üzerinden hükmedilmiştir; davalı tarafta kötü niyetli takip tazminatı talep etmiş olup buna karar verebilmek için takibin kötü niyet ile başlatılması şarttır.
Her bir icra takibi yönünden reddedilen kısımlar faiz hesaplamalarından kaynaklandığı ve senaryo alacak niteliğinde bulunmadığından dolayı davalı lehine kötü niyetli takip tazminatına hükmedilememiş,Bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/594, K. 2023/691, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama