KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/645
- Karar No
- 2022/766
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2022
Karar Metni
1.465 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/645 Esas
KARAR NO: 2022/766
DAVA
Menfi Tespit ve İstirdat
DAVA TARİHİ : 22/02/2013
KARŞI DAVA : Tazminat
KARŞI DAVA TARİHİ: 19/04/2013
KARAR TARİHİ: 24/11/2022
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE
Mahkememizin ------- Karar sayılı hükmünde:
" Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında -----tarihleri arasında geçerli olan ----bulunduğunu; bu ilişkinin yazılı sözleşmeyle kurulduğunu; sözleşme gereği davavıya ------ teminat mektubunun verildiğini belirterek; müvekkilinin sözleşme sürecinde edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini; ancak davalı tarafın, sözleşme süresi sonunda akdi yenilemek istemediklerine, ---- tarihi itibarıyla aralarındaki tüm ticari ilişkinin sona erdiğine dair, ----- numaralı ihtarın müvekkiline tebliğ edildiğini; bu ihtarda ayrıca,----- borçlarının bulunduğu, ödenmezse-------- bozdurulacağının da ihtar edildiğini;
müvekkilince ----- yevmiye numarasıyla düzenlenen cevabi ihtarda; varılavak hesap mutabakatı sonunda bir borç belirlenirse ödemeye hazır hazır olduklarının belirtilmesine rağmen; davalının kötüniyetli olarak teminat mektubunun --- kısmının nakte çevirtildiğini; kalan----- koydurduğunu; kaldı ki, ------- paraya çevrilen ---- kısmının cari hesap bakiyesini aşan kısım olduğunu belirterek; teminat mektubundan bloke konan ----- kısımdan dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ve ------ davalıya ihtarın tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle beraber tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-K.davacı vekili; davacının müvekkilini zarara uğrattığını; teminat mektubunun kısmen paraya çevrilmesinin tamamen hukuki ve sözleşmeye uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş; karşı davasında ise, müvekkili şirkette çalışan başta------- isimli şahıslarla yakın ilişkiler kurmak ve bu ilişkileri menfaatine kullanmak suretiyle, müvekkili şirketin, bayilik ilişkisi sürecinde zarara uğratıldığını; ----- çok yakın arkadaşı olan ve---- adlı firmanın eski çalışanı----tarafından kurulduğunu;----yönlendirmesi ve---- de sessiz kalması sebebiyle de uzun süre ----olarak faaliyet gösterdiğini;
başka yetkili firmalara sağlanmayan avantajlardan yararlandırıldığını; yetkili satıcılık ilişkisini aşacak şekilde, ----- olarak; depolama maliyeti ve komisyon bedeli olarak belli başlı- kalem üzerinden zarar verdiğini; bunlardan ------ bakımından; müvekkilinin kasasına girmesi gereken miktara nazaran giren miktar çıkarıldığında, ------ zararlarının doğduğunu; sözleşmeye aykırı olarak müvekkiline yüklenen depolama bedeli olarak bayilik ilişkisinin devam ettiği üç yılda; ------ zararının doğduğu;davalı şirkete ödenmemesi gerekirken ödenen komisyon ücreti sebebiyle de tahmini olarak -------- olduğunu;
bunların toplamı olarak davalının verdiği zararın -----olduğunu; ayrıca davacı şirketin müvekkili şirketin tedarikçisi olarak da çalıştığını;---- ------sebebiyle de tedarikçi sıfatıyla --- zarara uğrattığını belirterek; toplam ------dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek ticari faiziyle beraber tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, İİK 72. maddeye dayalı borçlu olmadığının tespiti--- ve istirdat ------ davası; karşı dava ise taraflar arasındaki sözleşmeye nazaran, davacının eksik ödemelerinden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Taraflar arasında ---- kaynaklanan------- bulunduğu; davacı ------ bir ticari ilişkinin yaşandığı ihtilafsızdır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ticari defter ve kayıtları bilirkişilere inceletilmiş; uzman bilirkişi heyetinden rapor ve itirazları karşılayacak şekilde ek rapor alınmış; davalı- karşı davacının ispatlayamadığı kalemler yönünden davacı ------ temsilcisinden usulünce yemin alınmış; toplanan tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmiştir.
Davacı – K. Davalı vekili her ne kadar zamanaşımı itirazında bulunmuş ve ilk celsede delillerin toplanıp, eylem ve zararların hangi tarihte öğrenildiği belirlendikten sonra karar verilmesi yönünde ara karar oluşturulmuşsa da; ------ tarihli celsede zaman aşımı defi, sözleşmeden doğan alacakların TBK 146 madde gereği ---- ---- aşımına tabi olduğu sebebiyle ret edilmiştir.
Alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda; her iki tarafında ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle; sırf cari hesap ilişkisi yönünden, davalı bayinin ---- alacağının bulunduğu; ---- nakte çevrilen miktar olduğu için, cari hesap yönünden esasen ---- fazladan nakte çevrildiği;
Karşı dava yönünden ise; karşı davaya konu - kalemden biri olan iskonto ve ciro pirimi bakımından davalı- K. davacının bir zararının belirlenebildiği; taraflar arasındaki sözleşmenin ----- sözleşme tarihinden itibaren ------ tarafından yetkili bayisine ------ fatura altı iskonto ile satış yapacağının düzenlendiği; sözleşmenin --- göre de, --- yetkili satıcısının yapmış olduğu---- ödeyeceğinin kararlaştırıldığı; ancak ------ yıllarından bu yüzdelere uyulmaksızın yapılan işlemler sonrasında davalı- K. davacının---- olmak üzere toplam --- zararının bulunduğu----- ancak bilirkişi heyetinin toplama hatasına düştüğü;
zira ----davacıya fazla ödeme varken; -----çıkarılması gerekirken, toplandığı fark edilmiş; duruşma zaptına geçilerek bu maddi hata giderilmiş; davalı-K. davacının bu kalemden doğan zaranının ----- olduğu tespit edilmiş; hüküm bu miktar üzerinden kurulmuştur.
Karşı dava, depolama bedelleri ve komisyon bedelleri yönünden ise ispat edilemediği kanaatine varılmış; bu yönden karşı davacıya yemin delili kullandırılmış; davacı temsilcisi usulünce yemin ettiği içinde bu iki kalem yönünden taleplerin reddine karar verilmiştir.
Dava da, kök dava; kısmen nakde çevrilen teminat mektubunda; ------- fazladan nakde çevrildiği sebebiyle istirdat ve nakde çevrilmemekle beraber bloke konan kısımdan dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu; oysa teminat mektubunun aradaki akit sebebiyle, davalı- K.davacının tüm alacaklarını teminat altına almak üzere verildiği; sadece cari hesap alacağının temini ile sınırlı tutulmadığı; bunun sözleşmeden açıkça anlaşıldığı; hal böyle olunca ------ karşı davaya konu ettiği alacaklarının;-------- bozdurulmayan ve blokeli tutulan kısmı ile, cari hesap borcunu aşan ------ kısmın toplamından fazlaysa, kök davanın reddi gerekeceği;
zira o kısım üzerinden davalı --- alacağını tahsil hakkı bulunduğu; davamızda da bu durum gerçekleştiği için ---- tarafından açılan davanın reddine karar verildiği; ancak ------karşı davaya konu alacağını ister teminat mektubundan alabileceği, isterse iş bu hükmün infazı yoluyla alabileceği; mahkememizce ----------üzerinden almaya zorlanamayacağı; infazen aldığı vakit blokeyi kaldırmasının davacı şirketçe istenebileceği gözetilerek;
Davacı - karşı davalı tarafından verilen -----teminat senedinin; taraflar arasındaki akti ilişkide davacı - karşı davalının tüm borçlarının temini için verildiği tespit edildiğinden; her ne kadar ----- tarafından açılan iş bu davada, iddia edildiği gibi tarafların ticari kayıtlarından karşı davada dava konusu olan iskonto ve ciro primi hariç; davalı - karşı davacının sadece ---- borcunun bulunduğu; dolayısıyla teminat mektubunun paraya çevrilen ----- fazladan paraya çevrildiği; paraya çevrilmeyen ---- yönünden ise borçlu görülmüyorsa da; karşı davacının iskonto / ciro primi yönünden ödemiş olduğu ------fazla para bulunduğundan ve bununda akti ilişki içinde teminat mektubu ile temin edilmiş bulunduğundan; -----tarafından açılan kök davanın REDDİNE,
--- tarafından açılan karşı davanın KISMEN KABULÜ ile;
İskonto / ciro primi sebebiyle----karşı dava tarihi olan ---- tarihinden itibaren avans faizi ile karşı davalı ----- tahsiline,
Fazlaya dair karşı davanın REDDİNE "
KARAR VERİLMİŞ
Karar davacı yanca istinaf edilmiş,-------- hükmüyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş,
Bu karar temyiz edilmiş olup;
---- Karar sayılı hükmüyle bozulmuş;
Bozma ilamında:
"Somut olayda sözleşmenin herhangi bir haklı neden gösterilmeden ve sözleşme süresi dolmadan ------tarihli noter ihtarı ile davalı tarafından sona erdirildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme ilişkisi içerisinde davalı yanca yapılan ----- iadesinin istenmesi mümkün değildir. Öte yandan------ ilişkin faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığı gibi ödemelere ihtirazi kayıt da konulmuş değildir. Bu sebeple karşı davanın reddine, asıl dava yönünden ise cari hesap mutabakatına göre fazla ödenen ----- yönünden istirdat isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken; hatalı gerekçe ile asıl davanın reddiyle karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün asıl dava davacısı/karşı dava davalısı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Ayrıca ilk derece mahkemesince hükmün infazında tereddüte yol açacak şekilde hüküm fıkrasında ayrıca gerekçelere yer verilmesi uygun görülmemiş hükmün bu sebeple de re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı/karşı davalının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda ------- numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün asıl davada davacı/karşı davada davalı yararına, ------ numaralı bentte açıklanan nedenlerle re’sen BOZULMASINA"
KARAR VERİLMİŞ
Bozma üzerine dosya mahkememize gelmiş ve------- kaydedilmiş olup, Mahkememizce------ ilamına uyulmasına karar verilmiş, Uyulmasına karar verilen bozma ilamı çerçevesince,
Davalı tarafından herhangi bir haklı neden gösterilmeden ve sözleşme süresi dolmadan evvel ---- tarihli noter ihtarıyla akdin fesih edildiği, bu nedenle davalının yaptığı feshin haklı olmadığı; sözleşme ilişkisi içinde davalı yanca yapılan-------- iadesinin istenmesinin mümkün olmadığı; iskonto bedellerine ilişkin faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığı gibi ödemelerine de itirazı kayıt konulmuş olmadığı; bu sebeple karşı davanın reddine karar vermek gerektiği; asıl dava yönünden ise, cari hesap mutabakatına göre fazla ödenen ----- yönünden istirdada karar vermek gerektiği; davacı tarafın ---- yevmiye nolu ihtarla bunu istediği,
ihtarın tebliğ şerhine göre ---- tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalıya bir gün süre verildiği, bu nedenle temerrütün ----- tarihinde oluştuğu, bu tarihten itibaren davalı - karşı davacıdan alınıp, davacı - karşı davalıya verilmesine hükmedilmesi gerektiği; teminat mektubundan paraya çevrilen kısım ve istirdadına hükmedilen kısım dışında kalan ----kısmından dolayı da davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği belirlenmiş; bu nedenle aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/645, K. 2022/766, 24 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama