İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/690 K.2024/25

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2022/690Karar2024/25Tarih17 Ocak 2024Okuma10 dk · 1.921 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/690
Karar No
2024/25
Karar tarihi
17 Ocak 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.921 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2022/690 Esas

KARAR NO:2024/25

DAVA

Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)

DAVA TARİHİ: 14/09/2022

KARAR TARİHİ: 17/01/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili -------imzalandığını ve diğer davalı ----- de bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, borçlulara ---- yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek, ihtarnamedeki

yazılı takibe konu krediden kaynaklanan tutarın ödenmesinin talep edildiğini, söz konusu ihtarnameye rağmen borçluların müvekkil bankaya olan borçlarını ödememeleri üzerine -------- sayılı dosyasından genel haciz yoluyla ilamsız takibe geçildiğini, borçluların tüm borca ve ferilerine itiraz ettiğini, itirazın iptali davası açılmasını teminen zorunlu arabuluculuğabaşvurulduğunu, arabuluculuk son tutanağı uyarınca davalı borçlular ile anlaşılamadığını, anlaşma olmaması nedeniyle huzurdaki itirazın iptali davasının açılmak zorunda kalındığını,

davalı borçluların itiraz dilekçesinde müvekkil banka ile imzaladıkları kredi sözleşmelerine ve bu sözleşmedeki kefalet sorunluluklarına ilişkin herhangi bir itirazlarının bulunmamakta olduğunu, kredi ilişkisinin varlığını kabul ettiklerini, ancak buna rağmen borca itiraz ettiklerini, davalıların söz konusu itirazlarının haksız ve hukuka aykırı olup, takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğundan iptaline karar verilmesinin gerektiğini, davalı borçlular söz konusu takipte borca ve borcun tüm ferilerine itiraz etmişlerse de, bu itirazlarının herhangi bir yasal dayanağı bulunmayıp, sadece takibi uzatma amaçlı olduğunu,

zira davalıların itiraz ettiği borcun müvekkili banka kayıtları ile sabit olduğunu, davalı tarafın itiraz dilekçesinde asıl borca, faize ve faiz oranına da itiraz edilmekteyse de, davalıların müvekkili banka ile imzaladıkları ----- Sözleşmesi sonucunda ticari krediler tahsis edildiğini ve kullandırıldığını, öte yandan müvekkili banka ile imzaladıkları kredi sözleşmelerinde belirlenen faiz oranlarının da tarafların serbest iradesiyle kararlaştırıldığını,

Türk Ticaret Kanunu’nun 8. maddesinin “Ticari işlerde faiz oranı serbestçe tayin olunabilir” hükmü ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun gereğince Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmelerinin 10.5 maddesine uygun olarak temerrüt faizinin talep edildiğini, davalılar ile müvekkil Banka arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi’nin “Muacceliyet ve Temerrüt Halleri ile Uygulanacak Gecikme Faizi Oranı” başlıklı 10.5 maddesinde,

“Banka’ca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder” hükmünün yer almakta olduğunu, bu nedenle davalının serbest iradesiyle imzaladığı kredi özleşmelerindeki faiz oranlarına ve bu oranlar üzerinden işleyen faiz tutarlarına itiraz etmesinin, sadece itiraz etmek için yapılmış, hiçbir dayanağı bulunmayan kötü niyetli itirazlar olduğunu, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmeleri ticari nitelikli olup, ticari işlerde faiz taraflar arasında serbestçe belirlenebilmekte olduğunu,

davalı tarafça tüm dosya borcuna itiraz edilmişse de borçlularla imzalanan ---- gereği faizin gider vergisinin borçlular tarafından ödeneceğinin düzenlendiğini, bu nedenle davalının bu yöndeki itirazlarının da reddinin gerekmekte olduğunu beyan ederek, arz ve izah edilen nedenlerle, ----- ile başlatılan icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, davalıların % 20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalı asıl borçlunun kredi borçlarının ödenmemesi sebebiyle kredi hesaplarının kat edildiğini, müvekkilline ihtarname göndermesi yönünden usule aykırılıkların bulunduğunu, ilk olarak ihtarnamenin müvekkilline fiziki tebligat olarak gönderildiğini, fakat asıl borçlu müvekkilinin elektronik tebligat adresi mevcut olduğunu, müvekkiline yapılan Tebligat Kanunu m.7/A ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği'ne göre kendisine elektronik tebligat yapılması zorunlu olan kişilerden olduğunu, Kanunun ilgili hükmü emredici nitelikte olduğunu,

sözleşme ile kanunun aksinin kararlaştırılması mümkün olmadığını, fakat somut olayda söz konusu kat ihtarının müvekkilinin asıl borçluya fiziki olarak tebliğ edildiğini, bu hali ile tebligatın usulsüz olduğunu, borcun muaccel hale gelemeyeceğini, müvekkilinin asıl borçluya ve müteselsil kefile başvuru imkanının bulunmayacağını, tüm bu hususların dışında ve asla kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflar arasında akdedilmiş olan genel kredi sözleşmesinin "Kanuni ikametgah adresi ve yetkili imzalarda meydana gelecek değişiklikler" başlıklı bölümünün 12.1.

Maddesinde.

"Tarafların sözleşmede beyan ettiği adrese yapılacak tebligatların geçerli sayılacağı, bu adreslere tebligat yapılamaması halinde adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine yapılacak tebliğlerin şahsına yapılış sayılacağı, o yerde bulunmasa bile tebligatın iade edilmeyip Tebligat Kanunu'nun 21.maddesinin uygulanacağı kabul eder." hususu belirtildiğini, söz konusu hesap kat ihtarnamesinin sözleşmedeki ilgili maddeye göre tebliğ edilmediğini, ve iade döndüğünü, sözleşme ve kanunu ile belirlenmiş olan Tebligat kanunu M.21'e göre tebliğ yapılması gerekirken bu usule uyulmadığını,

her iki ihtimalde de usulüne uygun bir tebligat yapılmadığını, buna bağlı olarak muaccel bir alacaktan bahsedilemeyeceğinden davacı tarafından işbu davanın açılması yerinde olmadığını, davanın reddinin ve takibin iptaline karar verilmesinin gerekeceğini, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmede müteselsil kefil sıfatı bulunan müvekkili olan --------- varlığı iddia edilen borçtan herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, buna rağmen takibin kendisine yöneltilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebi de yerinde olmadığını,

icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun itirazının haksız ve takibe konu alacağın likit olmasının zorunlu olduğunu, takip konusu alacak miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiğini ve alacağın likit sayılmayacağını, genel kredi sözleşmesinde belirlenen akdi ve temerrüt faizi oranlarının fahiş miktarda yüksek olduğunu, tarafların tacir olması ve işin ticari nitelikte olmasının davacıya sınırsız faiz oranı belirleme hakkının verilmemesinin gerektiğini, her ne kadar Türk Ticaret Kanunu'nunda tacirin basiretli olma yükümlülüğü bulunsa da belirlenen faiz oranı,

tacirin ve ticari işletmesinin ekonomik olarak mahfına sebep olacak derece de fahiş miktarda olmayacağını, tüm bu açıklanan sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası, genel kredi sözleşmesi, ihtarnameler, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, hukuki niteliği itibariyle genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesine dayalı olarak icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ------ esas sayılı dosyasının incelenemesinde.

Kredi borcunun ödenmemesi üzerine, davacı ----vekili tarafından, davalı - asıl borçlu -----davalı - müteselsil kefili ---- aleyhine, ---- tarihinde, “Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca kısmi ödemeler öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, bankanın takip açılış tarihi itibariyle 261.638,38 TL alacağının mevcut olduğu, asıl borçlu şirket ve müteselsil kefili ----- takip talebinde belirtilen tüm borçta n ve sorumlu olduğu,

----- numaralı, dava konusu taksitli ticari krediden kaynaklanmış 230.588,13 TL asıl alacak tutarına, takip tarihinden alacağın tamamen tahsiline kadar yıllık % 70,80 oranından işleyecek temerrüt faizi, temerrüt faizinin % 5 gider vergisi, avukatlık ücreti, icra harç ve masrafları ile birlikte tahsili talebiyle” toplam 261.638,38 TL için ilamsız icra takibi başlatılmıştır.

Borçlular vekili, ------- tarihinde verdiği dilekçesi ile “ödeme emrine, borca, takibe, faize, faiz oranına ve takibin tüm feriilerine” itiraz etmiş olup,---------esas sayılı dosyası ile ilgili takibin, her iki davalı yönünden de durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davacı banka ile davalı şirket arasında düzenlenen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmeleri nedeniyle davalı şirketin yine diğer davalının bu sözleşmeye müteselsil kefil sıfatı ile imza atması nedeniyle borçlu olup olmadıkları noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, ön inceleme duruşmasında dosyanın bankacı bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.Dosyada mübrez bankacı bilirkişi raporunda özetle.

Raporumun inceleme, tespit ve değerlendirme bölümünde açıklaması yapılan nedenlerle, takdiri ve hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, Davacı -------takip tarihi itibariyle, --- numaralı taksitli ticari krediden kaynaklanmış, 230.588,13 TL asıl alacak, 24.295,50 TL faiz ve 1.214,77 TL faizin % 5 gider vergisi olmak üzere toplam 256.098,40 TL olduğu, Davacının, “icra ödeme emrinde yazılı” alacak talebinin ise, 230.588,13 TL asıl alacak,29.571,67 TL faiz ve 1.478,58 TL faizin % 5 gider vergisi olmak üzere toplam 261.638,38 TL olduğu,

Davacının, tarafımca hesaplanan 24.295,50 TL faiz alacağı ile icra ödeme emrinde yazılı 29.571,67 TL faiz talebi arasındaki 5.276,17 TL aleyhte farkın; davalı - asıl borçlu ----- davalı-müteselsil kefili ----ihtarnamenin 07.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile davalı borçlulara ödeme için 7 gün sürenin verildiği, böylece davalıların 15.06.2022 tarihinde temerrüde düştüğü, bu durumda; davacının, temerrüt tarihine kadar olan süredeki gecikmemiş taksitlere ait anapara tutarları üzerinden, 30.05.2022 kat tarihinden, 15.06.2022 temerrüt tarihine kadar olan süre için yıllık % 17,28 oranından akdi faiz hesaplaması,

temerrüt tarihine kadar olan sürede gecikmiş taksit tutarlarına da, kat tarihinden, temerrüt tarihine kadar olan süre için, yıllık % 70,80 gecikme faiz oranı üzerinden gecikme faizi hesaplaması ve temerrüt tarihinden,03.08.2022 takip tarihine kadar olan süre için de yine % 70,80 temerrüt faiz oranından temerrüt faizi hesaplaması gerekirken, davacının, davalı borçlulara ihtarname ile verilen 7 günlük ödeme süresini dikkate almadan, 30.05.2022 kat tarihinden itibaren, takip tarihine kadar olan süre için, yıllık % 70,80 temerrüt faiz oranı üzerinden temerrüt faizi işletmesinden ve talep etmesinden kaynaklandığı,

Tahsilde tekerrür olmamak ve T.B.K. 100. maddesi gereğince kısmi ödemeler öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmek kaydıyla, takip tarihinden, asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar, asıl borçlu ve müteselsil kefil için.

230.588,13 TL asıl alacak tutarına, takip tarihinden alacağın tamamen tahsiline kadar yıllık % 70,80 oranından temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle takibin devam edeceği, sonuç ve kanaatine varılmış olup, bilcümle hukuki tavsif ve takdir Sayın Yargı Makamına ait olmak üzere, yapmış olduğu tespit ve hesaplamalar ile görüşünü bildirmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava hukuki niteliği itibariyle genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesine dayalı olarak davacı banka tarafından davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine İİK 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.

Davacı banka ile davalı şirket arasında diğer davalı ------ kefaleti ile ----limitli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme limitinin ---- arttırıldığı, davacı banka tarafından borcun ödenmediğine dair ihtarnamelerin davalılara gönderdiği görülmüştür. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, dosya bankacı bilirkişiye tevdii edilmiştir.

Bilirkişi tarafından hazırlanan raporun dosyada bulunan delillerle banka kayıtları üzerinden yapılan inceleme üzerine hazırlandığı, temerrüt tarihlerinin yerleşik yargı içtihatlarına uygun olarak hesaplandığı, bu itibarla raporun yasal mevzuata ve denetime elverişli olduğu görülmüş, bilirkişi raporu mahkememizce hükme esas alınmıştır.

Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü ile, davalıların ------ sayılı dosyasına yaptıkları itirazların kısmen iptali ile, takibin --------% 5 gider vergisi olmak üzere toplam 256.098,40 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden sonra takip cins ve oranında faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalıların --------Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazların kısmen iptali ile, takibin 230.588,13 TL asıl alacak, 24.295,50 TL faiz ve 1.214,77 TL faizin % 5 gider vergisi olmak üzere toplam 256.098,40 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden sonra takip cins ve oranında faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Asıl alacak olan 230.588,13 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 17.494,08 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 3.159,94 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 14.334,14 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ile 3.159,94 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.240,64 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile alınarak davacıya verilmesine,

5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.600,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul/red oranı dikkate alınarak 1.566,12 TL'sinin davalılardan müteselsilen, 33,88 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,

6-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 2.000,00 TL ile tebligat ve müzekkere gideri 268,50 TL olmak üzere toplam 2.268,50 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 2.220,47 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 40.414,76 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,

9-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.539,98 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,

10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi halinde ilgili tarafa iadesine,

Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- ----- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 17/01/2024

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/690, K. 2024/25, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No:2024/25
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 14/09/2022
  7. Karar Tarihi: 17/01/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Deliller
  10. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/690
Karar No
2024/25
Tarih
17 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/691 K.2024/3
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/692 K.2024/6
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/692 K.2024/46
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/693 K.2024/97
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/694 K.2024/30
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/695 K.2024/90

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.