KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/574
- Karar No
- 2024/779
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
Karar Metni
1.583 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/574 Esas
KARAR NO:2024/779
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Sözleşmenin Hükümsüzlüğü /İptali)
DAVA TARİHİ:14/07/2023
KARAR TARİHİ:02/10/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ----- adresinde bulunan evini ---- tarihinde satın aldığını, davacının ipoteğin verildiği tarihlerde kuyum işi ile uğraştığını, bu kapsamda davacının 2012 yılında davalı bankadan kredi kullandığını ve söz konusu krediye istinaden davalı banka tarafından taşınmazına 27/07/2012 tarihinde ipotek konulduğunu, davacının kullanmış olduğu kredi için evi üzerine 200.000 TL birinci sıra ipoteğin yanı sıra aynı zamanda kuyumcular odası da kredi için teminat sağladığını, davacının kullandığı krediye teminat sağlayan kuyumcular odası, teminatını çekince;
davalı bankanın ek ipotek istediğini, bu kapsamda davalı banka lehine 28/10/2015 tarihinde 2. dereceden bu sefer 500.000 TL ipotek tesis edildiğini, davacının bankadan -------- içerisinde taksitler halinde ödediğini, eksik kalan kısım için ilgili bankanın------- sayılı takip dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi için icra takibi başlattığını, yapılan takip sonrası davacının borcunu ödediğini ve takibin kapandığını, borç ödenmesine rağmen banka lehine verilen ipoteklerin kaldırılmadığını, davacının defalarca bankadan ipoteklerin kaldırılmasını istemesine rağmen, davalı banka yetkilerinin davacıyı oyaladığını, davalı bankanın,
2023 yılında davacının dava dışı ----kredi borcuna kefil olduğu gerekçesi ile hakkında ------sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını ayrıca yapılan icra takibi kapsamında davacının evine haciz işlemi uygulandığını, davacının haciz işleminden haberdar olması üzerine,
mal varlığı olarak sadece tek bir evi bulunduğundan------sayılı dosyası ile meskeniyet şikayetinde bulunuğunu, davanın halen derdest olduğunu, davalı bankanın müvekkili aleyhine açtığı icra takibine karşı ayrıca taraflarınca------- dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, halen derdest durumda olduğunu belirterek fazlaya ilişkin her türlü hukuksal hak ve talepleri saklı kalmak üzere; davanın kabulü ile, davacıya ait ------bölümdeki taşınmaz üzerindeki davalı lehine konulan ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.--------- sayılı kararı ile.
5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5. Maddesi gereğince, 6102 sayılı TTK'nın 4/1-f ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununda düzenlenen bankacılık işlemlerinden kaynaklanan ve Asliye Ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işler yönünden ihtisas mahkemesi olarak finans mahkemeleri kurulduğu ve 15/12/2021 tarihi itibariyle faaliyete geçirildiği, bu hususta -------Ticaret Mahkemelerinin görevli kılındığı, huzurdaki davanın ---- sayılı kararından sonra açıldığı anlaşılmakla.
Mahkememizde açılmış bulunan işbu davanın esasının kapatılmasına" dair kararı ile mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın kredi müşterisi olan dava dışı ---- lehine davacı -------- aralarında bulunduğu müşterek borçlu, müteselsil kefillerin kefaleti ile kredi/krediler kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin geri ödemelerinin yapılmaması üzerine,
borçlular hakkında yasal takip işlemlerine başlandığını, tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla icra takipleri başlatıldığını, işbu takip dosyasından davacı ---adına kayıtlı --------- no.lu mesken vasıflı bağımsız bölüm kaydına haciz konulduğunu, bunun üzerine davacı tarafın söz konusu hacizle ilgili meskeniyet şikayetinde bulunduğunu, menfi tespit davası açtığını ve son olarak mahkememiz huzurundaki işbu davayı açtığını, ancak davacının söz konusu iddiaları hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz olduğunu,
ihtilaf konusu yapılan ipoteklerin davacı ----- lehine gerek asaleten gerekse kefaleten açılmış veya açılacak her nevi krediye teminat teşkil etmek üzere tesis edildiğini, davaya konu edilen; ------- bedelli ipoteklerin ipotek resmi senetlerinin incelenmesi ile de görüleceği üzere her iki ipoteğin de ------lehine kullandırılmış ve kullandırılacak gerek asaleten veya gerekse de kefaleten açılmış veya açılacak her nev'i kredilerden veya sair nedenlerden doğmuş veya doğacak borçlara...” Teminat teşkil etmek üzere tesis edildiğini,
istikrar kazanmış Yüksek Mahkeme içtihatlarına göre de müşterinin serbest iradesi ile akdettiği ipotek sözleşmesinde, ipoteğin kullandığı ve kullanacağı bütün kredilere şamil olarak verildiğinin kabul edilmesi halinde, teminat ilerde kullanılacak kredileri de kapsayacağını, aksi yöndeki iddiaları kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla asaleten ve kefaleten ticari kredi kullanan davacının "bilmiyordum" mazereti hukuken geçerli bir mazeret olmadığını, nitekim davacı tarafın, davasını huzurda.
Ticaret Mahkemesinde açarak ihtilaf konusu edilen alacağın ticari bir alacak olduğunu kabul ettiğini gösterdiğini, müvekkil banka ile davacılar arasında usulüne uygun bir kefalet sözleşmesinin bulunmadığı iddiası gerçeği yansıtmadığını, ayrıca iddia edilenin aksine, davacı kefillerin eşlerinden kefalete ilişkin muvafakatlerin de alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Celp edilen-----takip dosyasının ----kayıtlarının celp olunarak yapılan incelemesinde; davalı bankanın dava dışı ----ve davacı------- dava dışı ----- hakkında; ----- esas sayılı dosyası ile;
----- asıl alacak (İstenen: Yıllık Reeskont Avans) ---- Karar tarihinden takip tarihine kadar-----------İhtiyati Haciz Masrafı olmak üzere toplam 606.707,70TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faiz, icra harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin tahsili(TBK.100. madde gereğince yatırılan paranın öncelikle ferilerden düşümü ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) (TBK 100. Md., ) uygulanacaktır.
Talebi ile 02.01.2023 tarihi itibariyle Örnek No:1 ve Örnek No:10 ile Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe geçtiği görülmüştür.Celp edilen------kayıtlarının incelenmesinde; -------tutarındaki toplam alacağın, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak ve tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile ------ tarihinden itibaren asıl alacağa yukarıda belirtilen oranda işleyecek temerrüt faizi ve faizin-----masraf ve avukatlık ücretiyle birlikte BK 100 maddeye göre tahsili talebi ile, ---- Emri ile takibe geçtiği görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın;
davalı bankanın dava tarihi itibariyle alacağının bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise ipoteğin fekki noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 05/04/2024 tarihli bilirkişi kök raporu ve 11/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi kök raporunda özetle; davacı ------ ile davalı -------- imzaladığı, -------- İmzaladığı, Sözleşme kapsamında ----- tanımlandığı, ----tarihinde kredi limitinin ----olarak artırıldığı, ----Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığı, ----- İmzaladığı, Sözleşme kapsamında -----tanımlandığı, ---- imzalanan sözleşmeler kapsamında ------- kullandığı, Davacının Davalı bankada Aktif durumda kullandığı kredi (Bankaya asaleten borcu) bulunmadığı, dava dışı-----Davalı---- imzaladığı, Davacı -------dava dışı firmanın banka ile akdetmiş olduğu sözleşmeyi ----- azami limitli müteselsil olarak kefil olarak imzaladığı, -------imzaladığı,
Davacı ----- dava dışı firmanın banka ile akdetmiş olduğu sözleşmeyi ------ Azami limitli Müteselsil olarak Kefil olarak imzaladığı, Dava dışı Asıl Borçlu firma---- imzalanan sözleşmeler kapsamında ---- Kredisi kullandığı,------- hesabına ---- tanımlandığı, davacı ------ bedelli ipotek belgesi olduğu, davalı bankanın ---- tarihi itibariyle------ senetlerine özgü haciz yolu ile davacı -------------geçtiği, davacı bankanın dava dışı --------- kullandırdığı bankacılık ürünleri kaynaklı dava tarihi itibariyle dava dışı asıl borçlu firmadan Toplam 2.052.835,78 TL alacaklı olduğu,
davalı banka tarafından başlatılan takip dikkate alındığında Davacı kefil'in başlatılan takip ile temerrüde düştüğü şekilde yapılan hesaplamamızda, dava tarihi itibariyle bankanın 650.662,50 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi ek raporunda özetle; davacı bankanın dava dışı------ kullandırdığı bankacılık ürünleri kaynaklı-------- başlattığı, icra dosyasına yapılan ödemeler dikkate alındığında bankanın takip talebi ile bağlı olarak Dava tarihi itibariyle Dava dışı asıl borçlu firmadan Toplam 233.803,74 TL alacaklı olduğu,
davalı bankanın -----------Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe geçtiği, davalı bankanın takibe konu ettiği bono alacağının bankacılık uygulamasında ticari müşterilere kullandırılan kredilere ilişkin olarak şahsi ve maddi teminatların dışında firmalardan kredi borcuna eşit tutarda kambiyo senedi niteliğinde munzam senet alınması yönünde bir teamül bulunduğu, bunun amacının firmaların yasal takip işlemlerinin çok hızlı bir şekilde başlatılmasına dair olduğu,
5411 sayılı Bankacılık Kanunu gereği devlet tarafından verilen imtiyaza istinaden mevduat alma, saklama, kredi kullandırma faaliyetleri ile sınırlı işlem yapma yetkisi bulunan davacı bankanın tahsil cirosu ile alındığını ileri sürerek başlattığı takibe dayanak bonoyu dava dışı asıl borçlu şirkette kredi alacağına teminat mahiyetinde aldığının aksini de ispat eder bir delile dosyada rastlanmadığından söz konusu bono dayanak edilerek başlatılan icra takibinde talep edilen alacağın, elbette takdiri mahkememize ait olmak üzere talebinin kısmen yerinde olduğu,
bankanın dava dışı asıl borçlu firma için kullandırılan kredi ürünleri kaynaklı -------- tarihinde Örnek No:6 ile başlattığı takipde yapılan ödemeler de dikkate alınarak yapılan teknik hesaplama ile dava tarihi itibariyle davacı kefilden. 177.363,17 TL Asıl Alacak, 53.752,93 TL işleyen Faiz Toplamı 2.687,64 TL BSMV toplam 233.803,74 TL Alacaklı olduğunun hesaplandığı, diğer konularda kök raporda varılan sonuçlarla bağlı kalındığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacı ile davalı arasında 06/05/2011 tarihli genel kredi sözleşmesinin bulunduğu, bu kapsamda davalı bankanın davacıya kredi kullandırıldığı ve davacının davalıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığı, ancak davacının kefaleten bu kez dava dışı ----- davalı Banka arasında ----- tarihli genel kredi sözleşmesi ve ticari kart sözleşmesi imzalandığı davacının kefil olarak bu sözleşmelerde imzasının bulunduğu, davacı ------ lehine davalı lehine verilen ipoteklerin gerek asaleten gerekse kefaleten açılmış veya açılacak her nevi krediye teminat teşkil etmek üzere tesis edildiği, davaya konu edilen;
-----------bedelli ipoteklerin davalı banka lehine verildiği, davacının önce bankadan kredi çektiği, karşılığında bahsedilen iki adet taşınmaz üzerinde belirtilen limitler dahilendi davalı banka lehine ipotek tesis edildiği, davacının kendi borcu için çekmiş olduğu kredinin ödendiği, ancak davacının ödemenin akabinde davalı bankaya başvuru yaparak ipoteklerin fekkini talep etmediği, bundan sonra davacının dava dışı ----------- tarihli genel kredi sözleşmelerine kefil olarak imzaladığı,
ipotek akit tablosunda incelendiğinde asaleten ya da kefaleten çekilen ve çekilecek krediler dediği ve dava tarihinde güncel borç (kefalet) bulunduğu anlaşıldığından davalının ipoteklerin kaldırmamasında haklı olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/574, K. 2024/779, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama