KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/610
- Karar No
- 2025/851
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
Karar Metni
1.219 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/610 Esas
KARAR NO: 2025/851
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/08/2017
KARAR TARİHİ : 05/11/2025
Mahkememizde görülen Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında, davalı tarafından açılan ------ bağlı işyerlerinde görevli personelin ikametgahların işyerine, işyerinden ikametgahlarına götürülmesi için ---------- adet servis aracı kiralanması hizmeti alımına ait ihaleyle ilgili sözleşme imzalandığını, güzergah listesindeki güzergah mesafelerine ait km bilgilerinin davalı idare tarafından hatalı hesaplandığını, gerçek km mesafelerinin çok daha fazla olduğunun tespit edildiğini, davalının söz onusu hatası nedeni ile müvekkili şirket açısından telafisi imkansız zararlar doğduğunu,
güzergah listesindeki gerçek mesafelerin ölçülmesi ve aradaki farkın müvekkil şirkete ödenmesinin talep edildiğini, güzergah listesinin kendileri tarafından hatalı hesaplandığı kabul edilmiş olmasına rağmen hukuka aykırı gerekçelerle müvekkili şirketin talebinin reddedildiğini, sözleşme bedelinin mevcut sözleşme bedeli üzerinden devam ettirilmesi halinde müvekkil şirket açısından telafisi imkansız zararlara yol açacağını, hatta mahfına neden olabileceğini, davalının kendi hatasını kabul ettiği hususu da dikkate alınarak,
güzergah listesindeki mesafelerin tespiti ile sözleşme bedelinin geçmişe dönük olarak gerçek km bilgilerine göre uyarlanmasını ve sözleşme başlangıcından itibaren oluşmuş olan fark alacağın hesaplanarak davalıdan tahsilini, sözleşme başlangıcından itibaren doğmuş olan 1.000,00 TL fark alacağın yasal faizi ile birlikte hesaplanarak davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşme ekinde mevcut güzergah mesafelerine ait kilometre bilgilerinin hatalı hesaplandığını iddia ettiğini, ancak dava dilekçesine yanlış hesaplandığına dair herhangi bir belge sunmadığını, müvekkilinin kamu teşebbüsü olduğunu, söz konusu sözleşmenin 36.maddesinde "idare, lüzum gördüğü takdirde, taşıtların günlük yapacağı kilometrelerde 10 kilometreye kadar artırım ve güzergahlarda değişiklik yapabilir.
Yüklenici tarafından kilometre değişikliğinin tebliğine uygun güzergahtan gelinmediği takdirde sözleşme bedelinin onbindeikisi oranında cezalandırılır." ifadeleri yer aldığını, idarenin yüklenici firmaya böyle bir tebliğde bulunulmadığını, yüklenici bu duruma uymadığı takdirde cezai şart uygulanacağından bahsedildiğini, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi ile yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, davacının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile sözleşme bedelinin uyarlanması ve sözleşme tarihinden itibaren şimdilik 1.000,00 TL fark alacağın yasal faizi ile birlikte geçmişe dönük olarak tahsili talebinden ibarettir.
Dosyanın, ------- Sayılı görevsizlik kararı verilerek dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine gönderilmesine karar verildiği, dosyanın İstinaf Mahkemesine gönderildiği,----- Sayılı kararı ile "Somut olayda, davacının davalı ile akdedilen hizmet alımına ait sözleşme ve şartname gereğince, davalının -------- bağlı işyerlerinde görevli personelin ikametgahların işyerine,
işyerinden ikametgahlarına servis araçlarıyla taşınması işini üstlenmiş bulunmasına ve yolcu taşıma işinin TTK.'da düzenlenmiş olup aynı Yasa'nın 4/1.a.maddesi uyarınca davanın mutlak ticari dava olmasına göre davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğundan, ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Bu açıklamalar doğrultusunda, ilk derece mahkemesinin görevsiz olduğuna dair tespiti isabetli olmakla birlikte, görevli mahkemenin yanlış tespit edildiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının gerekçe ve gönderilecek mahkeme konusunda düzeltilmesi gerekir. Somut olayda ilk derece mahkemesi görevsizlik kararı vermiş olup görevli mahkemeyi hatalı değerlendirdiğinden, HMK.'nın 353/1.c.maddesinin değil, 353/1.b.2.maddesinin uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda, kararı veren ilk derece mahkemesince, dava dosyası Dairemizce kendisine gönderildikten sonra HMK.'nın 20.maddesi uyarınca işlem yapılacaktır.
Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK.'nın 353/1.b.2.maddesi uyarınca, istinafa konu ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek Dairemizce görev konusunda yeniden karar verilmesine" denilerek görevli Mahkeme olarak Asliye Ticaret Mahkemesi tespit edilmiş olup, yapılan tevzi sonunda dosyanın Mahkememize geldiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin -------Karar sayılı ilamının İstinaf edilmesi üzerine, ------Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; olaya "sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk" kuralıyla bakılması gerekmektedir.
O halde mahkemece, sözleşmeye konu güzergah mesafelerinin davalı idarece hatalı tespit edilip edilmediği araştırılarak, gerekirse davalı tarafından aynı güzergah ile ilgili sonradan yapılan ihale sözleşmeleri ve güzergah listeleri getirtilerek sözleşmenin 36. Maddesi de gözetilerek 70 araç üzerinden 10 km'ye kadar olmak üzere toplam 700 km'yi aşacak şekilde km farkı bulunması halinde, sözleşmede kararlaştırılan km üzerinden belirlenen ihale bedeline göre davacının talebi ile bağlı kalmak üzere hesaplanacak tazminat miktarına göre karar verilmesi gerekirken hukuki yanılgı ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine...." denilerek dosyanın mahkememize geldiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın önceki bilirkişilere verilerek ek rapor alınmasına, karar verilmiştir Bilirkişiler 25/11/2024 tarihli raporunda.
BAM kaldırma kararı kapsamında, muhasebesel perspektife dayalı olarak; davacının sözleşmesinde mevcut güzergahlar ile davalının daha sonra dava dışı firma ile yapmış olduğu sözleşmedeki güzergahlar 70 adet tek tek karşılaştırılmış, farklı olanlar ilk etapta ayrıştırılmış ve daha sonra 36. maddeye göre 10 km ‘ye kadar oluşan fark aynı güzergahlar için de olsa bedel ödenmeyeceği hükmü uyarınca bunlar da çıkartılmış vaziyette 10 km üzeri aynı güzergahtaki farklar toplam 510 km olduğu, ve söz konusu km için sözleşme bedeli üzerinden 532.663,77 TL tutar hesaplandığı rapor edilmiştir.
Davacı vekili tarafından fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; haklı davalarının ve ıslah taleplerinin kabulü ile, bilirkişi raporu ile de tespit edilen 532.663,77-TL sözleşme fark bedelinin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.
BAM kaldırma ilamı doğrultusunda davalıya, davalı tarafından davacı ile yapılan sözleşmede belirlenen güzergah ile ilgili sonradan yapılan ihale sözleşmeleri varsa eğer ihale sözleşmelerini ve güzergah listelerini mahkememize sunması istenerek bilirkişilerden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda.
BAM kaldırma kararı kapsamında tek tek karşılaştırmak suretiyle, iki ihale arasındaki güzergahlar karşılaştırılarak aynı güzergahlara ilişkin sözleşmenin 36. maddesine göre 10 km'ye kadar fark ödenmeyeceği kararlaştırılan dışında kalan 10 km üzeri iki ihale arasındaki aynı güzergahlardaki fark km toplam 510 km olarak belirlenmiş ve söz konusu km için sözleşme bedeli üzerinden 532.663,77 TL tutar hesaplandığı tespit ve rapor edilerek Mahkemece hükme esas alınmıştır.
Somut olayda sözleşmeye bağlı hesaplanan alacakta hizmet alım sözleşmesinin 12. Maddesinde taşıma işlerinden kaynaklı ücret alacaklarının aylık yapılacağı ve ay sonunda ödeneceği yazılı olup vade belirli olduğundan ihtara gerek yoktur. Bu nedenle ıslah edilen kısma ıslah edilen tarihten itibaren faiz verilmesi söz konusu değildir. Çünkü vade bellidir. Davacı her ay sonu faiz talep etmediğinden dava tarihinden itibaren faiz işletilmiştir.
Davalı taraf zaman aşımı defi ileri sürmüş olup, dava konusu alacak 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve zaman aşımı dolmadığı anlaşılmakla; davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/610, K. 2025/851, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama