KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1008
- Karar No
- 2025/522
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
Karar Metni
1.037 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/1008 Esas
KARAR NO: 2025/522
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2024
KARAR TARİHİ: 02/07/2025
Mahkememizde görülen Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ------ bulunduğu e- ticaret gayesi ile kurmuş olduğu işletmesi ile ilgili inter aktif pazar yerlerinde ve internet sitesi üzerinde varlığını ispatlamak , cirolarını artırmak ------- marka hakkına sahip olabilme amacı ile profesyonel destek hizmeti alması bağlamında çeşitli firmalar ile görüşmelerin gerçekleştiğini, bu görüşmeler neticesinde davalı taraf ile toplantıların yapıldığını ve kendisini hizmetler bağlamında yetkin olduğunu yaklaşık 30 kişilik bir çalışma ekibi olduğunu,
beraberinde --------- büyük firmalara hem dijital pazarlama hemde fotoğraf ajansı başta olmak üzere müvekkili tarafından talep edilen hizmetler ile ilgili anlaşmalarının olduğu bağlamında referanslar gösterilerek güven tesis edildiğini, beraberinde müvekkili davalı firma ile ilk olarak 3 aylık olmak üzere sosyal medya danışmanlığı ve ürün resim ve video çalışması adı altında hizmetleri kapsayan 02/04/2024 tarihli ve ücreti peşin ödemek suretiyle 25.000.00 bedelli sözleşmenin imzalandığını, Türk Hukukunda sözleşme;
tarafların belli bir hukuki sonuç doğurmaya yönelik karşılıklı ve birbirlerine uygun irade açıklamalarından oluşan hukuki bir işlem olduğunu, Ticari Hizmet sözleşmesi Bir tarafın diğer tarafa belirli bir işin yapılması veya hizmetin sunulmasını taahhüt ettiğini ve bu hizmet karşılığında bir bedelin ödeneceği ticari nitelikte ki sözleşmeler olduğunu,
müvekkilinin bağlamında sözleşmeler uyarınca tüm ödeme miktarlarının peşin olarak ödenmesi ve esaslı noktalarda ki tüm yükümlülükler yerine getirilmesine rağmen müvekkilinin markasına ve firmasına verilmesi gereken davalı şirketin yükümlülüğü içerisinde bulunan hizmetler müvekkilinin ısrarlı taleplerine rağmen bir kısımını eksik ve bir kısımını ise hiç yerine getirilmediğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; dava tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz ile 100.000 TL’nin iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle. Davacı yan tarafından müvekkili davalıya 100.000,00 TL ödeme yapıldığı beyan ettiğini, bu bedelin iadesi talep edildiğini, dava değerinin belirlenebilir olduğunu ve hatta davacının belirlenerek dava öncesinde müvekkilinden talepte bulunduğunu, hal böyleyken işbu huzurdaki davanın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL bedel ile belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuken mümkün olmadığını,
Yargıtayın istikrar bulan birçok kararında da belirtildiği üzere şartları bulunmamasına başka bir anlatımla talep edilecek alacak miktarının davanın açıldığı anda tam ve kesin bir biçimde belirlenmesinin mümkün olmasına rağmen belirsiz alacak davası şeklinde açılan dava, hukuki yarar, yani dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği alacak miktarının dava açılmadan önce belirlenmiş olduğu göz önüne alındığında davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddinin gerekmekte olduğunu, mahkemenin görevine itiraz ettiğini, Davacı ve davalı tacir olmadığını,
bu nedenle huzurdaki dava görevsiz mahkemede ikame edildiğini, bu nedenle davanın mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, Müvekkili davalının ikamet adresi belirtildiği üzere ---- ilçesi olduğunu,------ mahkemeleri iş bu dava açısından yetkisiz olduğunu, Yetkili mahkeme, davalı kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu,---- Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ---- ilçesinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığından işbu davada -------Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, tacir olmayan taraflar arasında sözleşme ile yetki hususunun belirlenmesi hukuken mümkün olmadığını,
Ayrıca dava konusu alacak zaman aşımına uğradığından zaman aşımı itirazında bulunduklarını ve zamanaşımı yönünden davanın reddini karar verilmesini, Öncelikle mahkemenin yetkisiz olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilerek dosyasının yetkili ----Asliye Ticaret mahkemesine gönderilmesini, sayın mahkeme aksi kanatte ise haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın öncelikle usulden, sayın mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ------dairesine yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sözleşmeye aykırılıktan dolayı sözleşme bedeli ve maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. ------- müzekkere yazılarak tarafların tacir kaydının bulunup bulunmadığının sorulmuş, müzekkere cevapları dosya içine alınmış, tarafların tacir olmadıkları anlaşılmıştır.HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.6102 sayılı TTK 'nun 4. maddesine göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede altı bent halinde sayılan davalar, ticari dava sayılır.
Taraflardan biri, tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Zira, TTK' nda ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlenmiştir.6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile Değişik 6102 sayılı TTK' nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır.
Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı TTK’ndan ve 6102 sayılı TTK’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde.
Davanın nispi ticari dava olması için, her iki tarafın tacir olması ve davanın konusunun her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğması gerekmektedir. Mahkememizce tarafların tacir olup olmadıklarının tespiti için müzekkereler yazılmıştır. Gelen müzekkere cevaplarından tarafların tacir sınırında olmadığı anlaşıldığından eldeki davaya genel görevli mahkemenin bakması gerektiği kanaati ile görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1008, K. 2025/522, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama