KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/544
- Karar No
- 2024/1014
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
Karar Metni
700 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/544 Esas
KARAR NO: 2024/1014
DAVA
Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/07/2024
KARAR TARİHİ: 11/12/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın, müvekkiline ------adı verilen konutlardan birini satmayı vaad ettiğini, müvekkilinin bu teklifi kabul ettiğini ve konut bedelini, peşin olarak davalı bankaya tevdi ettiğini, daire hiçbir zaman müvekkiline teslim edilmediğini ve açılan dava henüz sonuçlanarak, davalıdan 152.000 lira tahsil edildiğini, ne var ki, tahsil edilen para ve faizlerin, bugünkü daire fiyatları son derece gülünç bir düzeyde ve müvekkilinin fahiş zararını karşılamaktan çok uzak kaldığını belirterek fazlaya dair talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL munzam zarara hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava açılış tarihi itibariyle zamanaşımına uğrayan dava konusu edilen tüm alacaklar bakımından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, görevli mahkemenin -----Tüketici Mahkemeleri olduğunu, konut alım satımına dair uyuşmazlıkların 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilebilmesi için tüketicinin satın alma amacının büyük önem taşıdığını, yani bir mal veya hizmeti, kişisel ihtiyaçları için satın alanların tüketici olarak kabul edildiğini, davacı tarafın, dava konusu taşınmazı ikamet etmek amacıyla satın aldığını,
davanın açıldığı tarihteki yasal düzenlemelerin uygulanmasının esas olduğunu, bu durumda davacı “tüketici” sıfatı taşımakta olup derdest uyuşmazlığın çözüm merciinin tüketici mahkemeleri olduğunu, dolayısıyla mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava açılış harçlarının eksik yatırıldığını, davacı tarafça dava değeri 15.000,00 TL olarak gösterilmiş olup tutarın nasıl tespit edildiğinin belirtilmediğini, taraflarınca da anlaşılamadığını, davacı tarafça dava dilekçesinde yeterli bilgi verilmediğini, davacı tarafın, işbu davaya konu etmiş olduğu munzam zarar iddiasının kabul edilemez olduğunu,
alacaklı tarafça aşkın (munzam) zarar olgusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 194. maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulması gerektiğini, dolayısıyla TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerektiğini,
bir para borcunun ödenmesinde temerrüde düşülmesinden dolayı alacaklının zarara uğrayacağı kabul edilerek bu zararın, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum dikkate alınarak belli bir oranda olacağının benimsendiğini ve TBK’nın 120. maddesi yollaması ile 3095 sayılı Kanun’un hükümleri çerçevesinde temerrüt faiz oranları belirlendiğini, davacı tarafından talep edilen aşkın (munzam) zararın dayanağı olarak ileri sürülen iddia, geç ödeme nedeniyle kendisince,
bizzat ve somut olarak uğranılan zarar iddiasından ziyade ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeniyle paranın satın alma gücündeki meydana gelen azalmanın aşkın (munzam) zararı oluşturduğu yönünde olduğunu, davacı tarafça, munzam zarar iddiasının ispatına dair kendi somut durumuna özgü herhangi bir ispat mevzu bahis olmayıp işbu davanın esastan da reddine dair karar verilmesinin zaruri olduğunu belirterek öncelikle işbu davanın usulden reddine, aksi takdirde başkaca itiraz ve beyan hakları saklı kalmak kaydıyla,
esasa ilişkin itirazları neticesinde müvekkili Banka aleyhinde ikame edilen haksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, davacının davalıdan satın aldığı konuttan dolayı doğan munzam zararının tazmini istemine ilişkindir.
Davacı 11/12/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; tacir olmadığını, emlak bankasından peşin olarak satışa çıkardığı ---- bir konut satın aldığını, ancak konutun bugüne kadar verilmediğini, bankadan genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullanmadığını, banka ile arasında bankacılık ilişkisinin olmadığını, ödemeleri makbuz karşılığında yaptığını, gerçek kişi olduğunu beyan etmiştir.
Davalı vekili 11/12/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; davacı ile aralarında bankacılık işlemi olmadığını, davacının tüketici olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, cevap dilekçelerini tekrarla görevsizlik nedeni ile görevsizlik kararı verilmesini beyan etmiştir.
Davacının satın almış olduğu taşınmaza ilişkin olarak taraflar Arasında-------- sayılı dosyası üzerinde yargılamanın yapıldığı, davacının ödemiş olduğu bedele ilişkin munzam zarar talebinde bulunduğu, iş bu talebine ilişkinde tüketici mahkesince bakılması gerektiği, anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/544, K. 2024/1014, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama