KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/666
- Karar No
- 2025/325
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
Karar Metni
943 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/666 Esas
KARAR NO: 2025/325
DAVA
Tapu İptali Ve Tescil Terditli Olarak Taşınmazın Rayiç Bedeline Yönelik Alacak
DAVA TARİHİ: 26/07/2021
KARAR TARİHİ : 17/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil Terditli Olarak Taşınmazın Rayiç Bedeline Yönelik Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE
Davacı vekili, tarafların --- tarihli harici sözleşme ile müvekkiline ait ----- üzerine inşa edilen binanın 1.bodrum katta piyesleri olan 1 nolu bağımsız bölümün davalıya satımı hususunda anlaştıklarını; bu sözlemede taşınmazın değerini 2.500.000,00 TL olarak belirlediklerini, satış bedelinin bir kısmının peşin, bir kısmının çeklerle, bir kısmının 2 adet otomobil devri ile, bir kısmının ise teminat mektubu verilerek ödenmesinin kararlaştırıldığını;
davacı müvekkilinin edimini yerine getirerek tapuda davalıya devri sağladığını, taşınmazın tapuda halen davalı adına kayıtlı olduğunu ancak davalı alıcının satış bedeline yönelik edimlerini yerine getirmediğini, sadece 140.000,00 TL bedelli bir çek verdiğini, başkaca hiçbir ödeme de bulunmadığını belirterek davalı tarafın müvekkilini kandırarak tapuda devir işlemini sağladığını, bu nedenle hileye dayalı olarak tapu iptal ve tescil talep ettiklerini;
bu talepleri kabul olmazsa fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik taşınmazın rayiç bedelinin 20.000,00 TL lik kısmının davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini talep ve dava ettiği,Davalı vekili Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davaya görev yönünden itiraz ederek Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu savunduğu, davanın eksik harç ile açıldığını bildirdiği ve harcın tamamlanması gerektiğini savunduğu, taşınmazın zilyetliğinin zaten halen davalı şirkette olduğunu, dava tarihi itibarıyla taşınmazı henüz teslim edemediklerini, bu nedenle davacının sözleşmeden dönme imkanının bulunmadığını;
davacıya verilen çeklerin vadeli olduğunu, vadeleri gelmediğini; hem çek vadeleri gelmediği hem de taşınmaz davacı tarafça müvekkiline teslim edilmediği için kendi edimini yerine getirmeyen davacının iş bu davayı açamayacağını; davanın bu sebeplerle reddi gerektiğini savunmuştur.Davanın ------ açıldığı, bir süre yargılamaya devam edilip 01/07/2024 tarihinde taşınmazın alıcı ve satıcısının ticari şirket olması ve davanın ticari dava olması nedeniyle görevsizlik kararı verildiği;
gösterilen dava miktarı sebebiyle mahkememize gelen dosyada tek hakimle yargılamaya devam edilip ancak alım satım bedelinin belli olması ve bu sebeple harcı tamamlaması davacı tarafa tebliğ edilerek süre verilmesi üzerine 2.500.000,00 TL üzerinden karşılanan harçtan dosyanın mahkememiz heyetine geldiği görülmüştür.Davacı tarafın iki talebi bulunup bunlardan birisi ''HİLE'' nedeniyle tapu iptal tescil talebidir.
Ancak davacı tarafın bu talebi satış bedelinin ödenmemiş bulunmasına dayandırılmış olup; satış bedeli davalı tarafça ödenseydi bu davanın söz konusu olmayacağı; hal böyle olunca satış anında davacının iradesinin sakatlanmadığı, davacının gerçekten 2.500.000,00 TL bedel karşılığında taşınmazını devretmek istediği ve kendi iradesiyle devrettiği dikkate alınarak davacının ilk talebi olan tapu iptal tescil talebinin reddi gerektiği kabul edilmiştir.Terditli talebe geçince.
Taşınmazın satış bedeli olarak 2.500.000,00 TL belirlenmiştir.
Bu bedelin nasıl ödeneceği sözleşmede kararlaştırılmış olup, bir kısmı çek verilmek suretiyle, bir kısmının peşin olarak verilmesiyle, bir kısmının 2 araç devriyle, bir kısmının ise teminat senedi ile ödenmesi kararlaştırılmış olup; teminat senedi ile yapılacak son ödemenin taşınmaz devrine bağlanmadığı, davacının keseceği faturaya bağlandığı; davacı tarafından da evin teslimi gerçekleştirilmediği için faturanın kesilemeyeceği nazara alınarak; ancak tapuda devrin sağlandığı, bu nedenle satış bedelinin ödenmesi gerektiği;
elbette devrin bundan sonra gecikmesi halinde davalının davacıdan yeni müdahale ve ecri misil talep edebileceği nazara alınarak mahkememizce harici sözleşmede kararlaştırılan 2.500.000,00 TL bedelin artık davacı tarafından talep edilebileceği, zira tapuyu devrettiği kanaatine varılmış.
Taraf vekillerinin son celsedeki beyanlarında şu ana kadar sadece çekler vasıtasıyla yapılan 620.000,00 TL lik bir tahsilatın söz konusu olduğu, her ne kadar çekler davadan önce verilmişse de tahsilin dava açıldıktan sonra sağlandığı bu nedenle 620.000,00 TL yönünden davanın reddi gerekmeyip konusuz kaldığına hükmetmek gerektiği;
dava tarihi itibarıyla 620.000,00 TL henüz ödenmediğinden konusuz kalan bu 620.000,00 TL yönünden davacı taraf haklı bulunduğundan bu miktar üzerinden de yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı lehine olması gerektiği,Her ne kadar görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama esnasında 1.180.000,00 TL yönünden depo kararı verilmiş ve davalı tarafça da bu bedel dosyaya depo edilmiş ise de; depo kararının hatalı olduğu, kat karşılığı inşaat sözleşmesinde inşaatı yapan müteahhidin eksik işler bırakması hali gibi durumlarda eksik işlemin yapım bedelinin depo edilmesi suretiyle tapu iptali ve tescile karar verilebileceği;
somut olayımızın bu gibi durumlara uygun olmadığı, esasen verilmemesi gereken depo kararına dayalı olarak davalı tarafça yapılan ödemeye de yine davalımızın dava dışı 3.şahıslara borcundan dolayı icra-i haciz konulduğu, söz konusu depo bedelinden davacının faydalanamadığı gibi dosyada da iade edilecek bir depo bedelinin bulunmadığı; davalının yatırdığı para ile yine davalının borcunun ödenmiş olduğu nazara alınarak 2.500.000,00 TL - davadan sonra ödenen 620.000,00 TL = 1.880.000,00 TL üzerinden alacağa hükmedilmiş;
davacı taraf alacağa faiz talep etmediğinden ve faizin ayrıca bir dava ile de talep edilebileceği nazara alınarak taleple bağlı kalınmış ve faize hükmedilmeksizin aşağıdaki hüküm kurulmuş,Terditli davalarda 1.talep reddedilip 2.talebe karar verildiğinde reddedilen 1.talep yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti verilemeyeceği de nazara alınarak aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/666, K. 2025/325, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama