KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/111
- Karar No
- 2020/236
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2020
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2020/111 Esas
KARAR NO : 2020/236
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/08/2018
KARAR TARİHİ : 02/04/2020
İstanbul Anadolu -------. Asliye Hukuk Mahkemesinin --- Esas -------- sayılı görevsizlik kararı sonucu Mahkememize gelen ve görülen Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle, müvekkilinin ----- şubesine ulaştığını, ancak telefonların -------- tarafından alacı yerine üçüncü bir şahısa teslim edildiğini, ------- almadığını, ileri sürerek müvekkilinin uğradığı zararın ihtarnamenin tebliğ tarihi olan ----------- tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle, taşıma ilişkisinin TTK' da düzenlenmesi nedeni ile TTK' nın 5 maddesi uyarınca davaya bakma görevinin mahkememize ait olmadığını ileri sürerek görev itirazından bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle, -------- taşıması sırasında zayi olan emtia bedelinin, TTK'nın 875 vd. maddeleri uyarınca, davalı taşıyıcıdan tahsili istemiyle açılmış bir tazminat davasıdır.
HMK’nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Bunun yanında------------ tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “--------” şeklinde belirtilmiştir. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile ----- bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli olduğu hüküm altına alınmıştır. Yine kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Somut olayda, davalı kargo şirketi ile davacı arasında yurt içi taşıma sözleşmesi akdedildiği, davalı tacir olsa da davacının tacir olmadığı, davacının mesleki amaçla hareket etmediği, telefonları arkadaşına gönderdiğini beyan etmesi karşısında davacının davalı karşısında tüketici olduğunun anlaşıldığı, 6502 Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(l) maddesi uyarınca davacı ile davalı kargo şirketi arasındaki taşıma ilişkisinde Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu (Emsal: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin ----- Esas ---------Karar sayılı kararı), dolayısıyla bu davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/111, K. 2020/236, 2 Nisan 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama